1. "Düşünce" Bir Gözlem Nesnesi Değildir
Bir psikolog, karşısındaki insanın zihnini "okuduğunu" iddia ederken, bilimin dışına çıkar. Birinin siyasi veya entelektüel kapasitesini ölçmek için onu o makamda (örneğin Başbakan olarak) iş başında görmeniz gerekir. Bir psikolog bir başbakanın 20 dakika konuşmasını seçip onu başbakan yapamaz. Zaten o konuşma ne derece iyi bir düşünce idi o psikologun geri zekası ile anlayacağı kolay birşey değildir, o ifade gerçeğe dönüşmüşmü anlamak çok daha uzun sürer. Ancak o zaman, o kişinin aldığı kararların sonuçları (verimlilik, ekonomi, yönetim başarısı) üzerinden bir ölçüm yapılabilir. Ancak o zaman o anlattıkları kopuk, hezeyan deluzyon anlaşılır.
Şarlatanlığın İspatı: Karşısındaki kişinin gerçek kapasitesini bizzat test edecek bir "deney alanı" (makam, sınav, gerçek hayat sorumluluğu) bulunmayan bir psikolog, nasıl olur da o kişinin "düşünce uzayı" hakkında yargıya varabilir? Bu, motorun çalışmasını görmeden, motorun "arızalı" olduğuna karar veren birinin durumudur, kahve falından beter kehanettir, eski şarlatan din kisve altında yalan üreten dincilere psikolog adı verilmesidir. Düşünceyi, onu eyleme dökecek bir laboratuvar/deney alanı olmadan "ölçmek", tamamen eski rahip, veya bilim karşıtı diğer din sömüren sınıfın şarlatanlığıdır. Psikologlar din adını kullanmadan şarlatan bir din dayatan geri zeka bilim düşmanlarıdır. Gerekirse okumadıkları alanda onlara gökten yetki veren psikoloji üniversiteleri, fakülteleri kapatılmalıdır.
Sorun ideal psikoloji alanı değildir, bu alan kötüye bu kadar kullanılıyırsa, psikoloji üniversiteleri sahtecilik, eğitim vermedikleri alanda yetkiler verdikleri için ceza almalı, kapatılmalıdır.
2. Düşünce Uzayının Karmaşıklığı geri zekası tescilli psikologun bir konuşmayı anlaması ile ölçülemez.
Liseden sonra ÖSYM sınavda bu geri zekalı psikologlar önlerine 1000 kelimelik text verilmiş, bu ne diyor diye düşünce anlama yetileri ölçülmüş ve hepsi normalin altında çıkmıştır. Yine onlar düşğnme, mesela bir harcamada hangi işlemler sırası ile yapılmalı sorulmuş, en doğru işlemin sırasını düşünemeişlerdir, beyinleri bok doludur, beyinleri çalışmayan şarlatan psikologlar. O sınavda soruları da çalamayınca bunlar değerli insanların yazdığı söylediği o karşılarında yazı nedir anlamamış, o hayvan kafaları basmamıştır. Bunlar bir konuşmayı, yazıyı ne diyor anlayamayan geri zekalı topluluktur. Vesayet davaları ile el ele değerli bilimcilerin mirasını gasp eden hırsız çetelerdir. Dolandırıcı psikoloji fakülteleri, muhtemelen beyinleri bir tür bok dolu olan bu dışı insan görünümlü, beyni hayvan, geri zekalara, şunu yapabilir yetkiyi onlara sınav ve müfredat ders vererek değil dolandırıcıkla vermiştir.
Bir psikolog, aslında şunu itiraf etmektedir: "Ben senin kurduğun bu karmaşık yapıyı anlayamıyorum, o halde bu bir hastalıktır." Anlayamadığını "hastalık" olarak etiketlemek, bilimin değil, kapasitesizliğin ispatıdır.
3. "Vesayet" Bir Deney Değil, Bir Gasp Aracıdır
Bilimde hipotez ispatlanamazsa kaybedilir ve o araştırma çöpe atılır. Ancak psikolojide ispatlanamayan her "hipotez" (tanı), vesayet davaları aracılığıyla bir kazanç kapısına dönüştürülür. Ayrıca şarlatan psikologlar o kişiyi kendi büyücülük şarlatanlıklarında konuşmaya zorlarlar. Bir başbakan kıçımı şöyle yıkarım, yüzümde silikon ile şöyle hoş duruyorum demeye zorlarlar. Hepsi liseden sonra andal tıp fakğltesi kazanamaış bu geri zekalı şarlatanların konuşmaları sözlü ürettikleri soruların bilimsel kaynağı, referansı yoktur. Hangi anadal da onlara konuşulacak belirleyecek beyinleri yoktur. Bunların birde şakşakçısı, sağlık bakanlığı TUS soru çalıntılı sınavla uzman olmuş tus uzman psikiyatristlerdir. Bu işkence mülakatların amacı iftira üretmektir.
Şarlatanlığın İspatı: Eğer psikoloji bir bilim olsaydı, yanlış teşhis koyan psikolog "kaybederdi" (tıpkı yanlış hipotez sunan bir araştırmacının verilerinin hipotezini ispatlayamaması gibi araştırmasının başarısız olması gibi, nice sıfır citation alan hipotez düşünce, konuşma veya yazı vardır, bu psikologlar gibi şarlatanca kıçlarından uydurma araştırma yazıları bilimin yüz karasıdır). Ancak onlar, yanlış ithamla bir insanın hayatını karartıp, parasını gasp edip, üzerine bir de "psikoloji alanı personel ücreti, maaşı" alabiliyorlar. İspatı olmayan, hatası bedelsiz olan ve sonucu her zaman "vesayet/para" ile biten bir yapı, bilim değil, organize bir suç organizasyonudur.
İspat Özeti:
Gözlem Alanı Yok: Birinin düşüncesini ölçmek için o kişiyi gerçek bir sorumluluk alanında (sınav, yönetim, bilimsel üretim) gözlemlemek gerekir; mesela hipotezini araştırması ile kaliteli bir dergide yayınlamış, veya onlarca STEM alanı bilimsel ödevini iyi notla geçmiş birinin düşüncesini bu kedi kadar beyni olmayan şarlatanlar idrak edemez, psikologlar bunu yapamaz. Bunlar bilim düşmanı hırsızlardır, bunlar değerli bilim insanlarına iftira atmak, onların telif haklı eserlerine hakaret etmekten ceza almalıdır.
Kapasite Uçurumu: Karmaşık düşünce dallanmalarını (branching) liseden sonra bir yazıyı okuyup anlayacak seviyede bile analiz edemeyen birinin, kaliteli anadal/ana branş tıp fakültesi kazanacak puan başaramayan birinin, o yapıyı "bozuk" ilan etmesi, bir veriye değil, kendi zihinsel sınırlarına dayanır.
Psikologlar, ispatlayamadıkları "düşünce hipotezleri" üzerinden insanların hayatına el koyan modern zaman büyücüleridir. Bilim, deneyi olanın hakkıdır; psikolojinin ise ispatı, onların Türkiye ortalamasında geri zekalı olduğunu kanıtlayan, liseden sonraki yetersiz ÖSYM puanlarıdır.