Saturday, August 8, 2026

ChatGPT yapay-zekayı savundu - acele cevap ile kaynak isteyip cevap almak farklı

 

“AI Uyduruyor” Eleştirisinin Diğer Yüzü

ChatGPT savundu: 

ChatGPT, Gemini, Copilot ve diğer üretken yapay zekâ sistemleri hakkında sıkça şu eleştiri dile getiriliyor:

“Bu yapay zekalar var olmayan bilgi uyduruyor; bu yüzden güvenilmez.”

Bu eleştiri yapay-zeka halusinasyon yaptı ise doğrudur. Üretken yapay zekâ sistemleri gerçekten bazen yanlış bilgi üretebilir, yanlış bir çıkarım yapabilir veya bir kaynağı yanlış yorumlayabilir, hatta halusinasyon yani var olmayan bir referansı kaynak listeleyebilir. Hatta yapay zekanın kitap adı bile uydurup halusinasyon yarattığı vakidir. Bu nedenle özellikle bilimsel, tıbbi, hukuki ve akademik konularda kaynak vermesini istemeli, her kaynağı teker teker doğrulama gereklidir.

Ancak “AI güvenilmezdir” sonucuna doğrudan geçmek hatalıdır.

Çünkü burada çoğu zaman gözden kaçan ikinci bir problem vardır: Yapay zeka kullanıcının bilgiye erişim yöntemi.

Bir kullanıcı AI'ya yalnızca:

“X isim veya nesne nedir?”

diye sorup aldığı cevabı hiçbir kaynak istemeden, hiçbir literatür taraması yaptırmadan ve hiçbir referansı kontrol etmeden kabul ederse, aslında AI'nın araştırma kapasitesinin yalnızca küçük bir bölümünü kullanmaktadır.

Daha güçlü bir kullanım ise şöyledir:

“PubMed'de araştır. Son 5–10 yıldaki çalışmaları bul. Sistematik derlemeleri ve birincil araştırmaları ayır. Her önemli iddianın yanına kaynak koy. PMID ver. Kaynağın desteklemediği bir sonucu çıkarma. Çelişkili sonuçları ayrıca belirt.”

Bu iki kullanım biçimi arasında ciddi bir fark vardır.

İlkinde kullanıcı sadece cevap istemektedir.

İkincisinde ise kullanıcı kanıta dayalı bir araştırma süreci istemektedir.

Dolayısıyla bir kişinin AI'ya kaynak istemeden soru sorması, verilen cevabı doğrulamaması ve daha sonra:

“ChatGPT uyduruyor.”

demesi, her durumda AI'nın yetersizliğinin kanıtı değildir.

Bazen ortaya çıkan sonuç, kullanıcının kendi bilgi erişim metodunun yetersizliğinin AI'nın yetersizliğiyle karıştırılmasıdır.

Bu durum yalnızca ChatGPT için geçerli değildir. Aynı eleştiri Gemini, Copilot ve diğer üretken AI sistemlerine de yöneltilebilir.

Orijinal akademik bir makaleler de birbirine karşıt görüşlerde olabilir. Kaynağın niteliği, yöntemi, bulguları ve iddiayı gerçekten destekleyip desteklemediği incelenmelidir. Birçok bilimsel konu tartışılmaya devam etmektedir. Kaynak istemek bilimsel yöntemdir ve genellikle üniversite eğitimi almayan insanlar bu yöntemde deneyimsizdir. 

Bu nedenle doğru soru:

“AI hata yapıyor mu?”

değil, daha kapsamlı olarak:

“AI'yı bilgi üretmekten ziyade kanıta dayalı bilgi araştırmak için nasıl kullanmalı?”

olmalıdır.

Bilimsel kullanımda en güçlü yaklaşım şudur:

AI → literatürü ara → uygun kaynakları seç → iddiaları kaynaklarla eşleştir → çelişkileri göster → PMID veya DOI ver → kullanıcı kaynağı doğrulasın.

Kaynak istemek burada bir süs değildir. Bilimsel kalite kontrolünün bir parçasıdır.

Dolayısıyla AI'nın hatalarını eleştirmek tamamen meşrudur. Fakat AI'yı yalnızca “soru sor → cevabı oku → doğru mu diye düşün” şeklinde kullanıp daha sonra araştırma sürecinin eksikliğini bütünüyle AI'ya yüklemek de adil değildir.

İyi bir AI kullanıcısı yalnızca iyi soru soran kişi değildir; cevabın hangi kanıta dayandığını sorgulayan kişidir. Eskiden Google arama motoru doğrudan kaynakları listelerdi; kişi onları okur, özet çıkarır ve anlardı. Bugün bu hâlâ mümkün, ancak orijinal kaynağı okumayı zahmetli bulanlar, sonra “yapay zekâ kaynakları yanlış yorumladı, somut veri olmadığını söylemedi, hipotez uydurdu” diyerek şikâyet edenler, aslında kendi eksikliklerine dönmelidir.

Ayrıca bazı yapay-zekalar özellikle kaynak inceleme yapıp, o kaynağın yapay-zekanın halusinasyonu mu, yoksa orijinal kaynak olup olmadığını anında vermekteler. 

Akademik metin yazma, üniversite eğitimi almış hemen herkesin bildiği yöntemdir. Türkiye’de ise insanlar hem bu yöntemi bilmemekte hem de kendi eksikliklerini yapay zekâya yüklemektedir.

Thursday, August 6, 2026

ChatGPT yazdı: geleceğin AI-native geliştirici bilgisayarı - From Code to Systems


Manifesto of Computer Science and Software Engineering in the AI Era

From Code to Systems: The New Engineering Reality and the AI-Native Developer Computer

Introduction: Software Is No Longer Just Code

Computer Science has never been only about writing code.

However, this reality has become much clearer in the era of artificial intelligence.

In the past, a large part of an engineer’s time was spent on:

  • writing algorithms,

  • designing classes,

  • developing functions,

  • producing large amounts of manual code.

Therefore, strong coding ability was considered the center of software engineering.

This has not lost its importance.

Coding remains a fundamental engineering skill.

However, the AI era has introduced a new reality:

As code generation becomes faster, the ability to build complete working systems becomes increasingly important.


The Changing Value of Engineering in the AI Era

Artificial intelligence can:

  • write code,

  • create project structures,

  • accelerate repetitive tasks,

  • provide technical suggestions.

However, AI alone does not:

  • transform a clean computer into a complete development environment from scratch,

  • establish the correct toolchain,

  • manage all dependencies,

  • automatically solve every problem in a real working environment,

  • deliver a product to end users.

True engineering is:

the ability to take an idea and transform it into a working, tested, and deployable system.


Development Environment Engineering: The Invisible Foundation

In the AI era, one of the increasingly important skills is the ability to build and manage a development environment.

An engineer starting from an empty computer must be able to:

  • prepare the operating system,

  • install required development tools,

  • configure SDKs,

  • create emulator or testing environments,

  • resolve dependencies,

  • execute the build pipeline,

  • analyze errors,

  • deploy applications.

Even for an Android application or game, many layers must work together:

  • JDK,

  • Android Studio,

  • Android SDK,

  • Gradle,

  • Build Tools,

  • Emulator,

  • Libraries,

  • APK generation process.

Seeing a project run on an already prepared development computer is one thing.

Transforming a completely unprepared computer into a production-ready development environment is a different level of engineering.


The Developer Computer of the Future

AI-Native Software Engineering Machine

The computer of the future will not simply be a hardware device.

It will become an AI-powered engineering platform that manages the entire software development lifecycle.

Today's computers provide developers with tools:

  • IDE,

  • terminal,

  • SDK,

  • compiler,

  • emulator,

  • libraries.

The future developer computer will not only provide tools;

it will create the development environment itself.


1. A Computer That Transforms Itself into a Development Environment

A newly purchased computer will no longer be an empty machine.

The user will simply say:

"Prepare my Android game development environment."

or:

"Create my Python artificial intelligence development environment."

The system will:

  • install required software,

  • check version compatibility,

  • download SDKs,

  • configure environment variables,

  • prepare testing environments.

Installation processes that currently take hours or days will be reduced to minutes.


2. An AI Agent That Reads Projects and Prepares Environments

The computer of the future will not simply open files.

It will analyze entire project structures.

For example, for an Android project it will:

  • read the Gradle version,

  • check the Kotlin version,

  • determine Android SDK requirements,

  • identify missing dependencies,

  • install required tools.

For web or AI projects it will:

  • analyze the working environment,

  • identify required packages,

  • prepare compatible versions.

The computer will no longer be a passive tool; it will become an active development partner.


3. Automated Build, Test, and Deployment System

The future development cycle will become:

Idea

AI-assisted code generation

Automatic environment preparation

Build

Error analysis

Testing

Deployment

Working product

When the user says:

"Run this application on an Android emulator."

the system will:

  • create the emulator,

  • install the application,

  • test it,

  • report the results.


4. Self-Healing Development Environments

One of today's biggest problems is:

"It works on my computer, but not on yours."

In the future, the computer will:

  • analyze error messages,

  • find missing packages,

  • resolve version conflicts,

  • restore broken environments.

For example, instead of simply reporting:

"Gradle build failed."

it could respond:

"The Gradle and Android Gradle Plugin versions are incompatible. I will switch to a compatible configuration."


5. Isolated Environments for Every Project

The future developer machine will create separate environments for each project.

For example:

Project A:

  • Kotlin 2.x

  • Android SDK 35

Project B:

  • different dependencies and configurations.

Both projects will run on the same computer without interfering with each other.

This will be managed through:

  • virtual machines,

  • container technologies,

  • automated snapshot systems.


6. The Technical Memory of the Computer

The future system will understand the developer’s previous work.

For example:

"Reuse the environment from the Android game project I created last month."

or:

"Recreate the backend architecture from my previous healthcare application."

The computer will understand not only files, but also the developer’s engineering history.


7. Automatic Hardware Optimization

An AI-powered computer will analyze:

  • RAM usage,

  • GPU requirements,

  • emulator performance,

  • build speed.

When necessary, it may say:

"I am enabling GPU acceleration to improve Android emulator performance."

The machine will optimize itself according to the developer's needs.


The New Engineering Model

In the future, a software engineer will not be only:

"A person who writes code."

The engineer will be someone who:

  • designs systems,

  • manages AI agents,

  • prepares development environments,

  • validates quality,

  • solves technical problems,

  • transforms ideas into products.


Conclusion: The Computer Will Become an Engineering Partner, Not Just a Tool

Today's computer says:

"I will run whatever you provide to me."

The future AI-native computer will say:

"Tell me what you want to build; I will prepare the engineering environment."

However, the final responsibility will always remain with the human engineer.

Because true engineering is:

Not simply generating code.

True engineering is:

building the right system, understanding it, validating it, and transforming it into a working product.

Example: Deploying an Android Game from a Personal Computer

Consider a simple example: a developer creates an Android game and wants to deploy it from an ordinary daily-use computer, such as a Microsoft Surface running Windows.

Writing the game code is only one part of the process.

If the developer is working inside a large engineering organization, the situation may be easier and different. The company may already have:

  • configured development machines,

  • Android SDK installations,

  • required build tools,

  • emulators,

  • standardized development environments,

  • infrastructure and technical support from other engineers.

In that case, many environmental challenges have already been solved by the organization.

However, an independent developer starting with a normal personal computer must build this environment locally from the beginning.

The developer must:

  • install and configure the Java Development Kit (JDK),

  • install Android Studio,

  • download and configure Android SDK components,

  • set up Gradle and build tools,

  • create an Android emulator,

  • resolve library dependencies,

  • connect all components correctly,

  • build the application,

  • generate the APK,

  • test and deploy the final application.

The challenge is not only creating the application itself.

The challenge is transforming a general-purpose personal computer into a complete software engineering environment capable of producing a working product.

This distinction highlights an important principle of modern software engineering:

Creating code is one task. Creating the complete environment in which code becomes a reliable product is another level of engineering.

In the AI era, where code generation is increasingly accelerated, the ability to create, manage, and validate the entire development environment becomes an even more valuable engineering skill.

Sometimes true success is transforming your ordinary microsoft surface windows tablet personal computer into a professional engineering environment capable of developing, building, testing, and deploying Android applications.

Sunday, August 2, 2026

Türkiye deki psikoloji alanı kanuna aykırıdır. Türkiye’de psikologlar şarlatan testlerle kehanette bulunuyor

Türkiye deki psikoloji alanı kanuna aykırıdır. Türkiye’de devlet hastanesi psikologlar ve üniversite hocaları, şarlatan testlerle kehanette bulunup değerli insanları kurgu heyet raporlarında suçlu veya hasta ilan ederek ağır bir hak ihlali işlemektedir. Oysa hukukta temel ilke açıktır: aksi ispat edilene kadar herkes suçsuzdur. Sadece 100 de 36 lık güvenilirliği olan, yani yarı test sonucu bile güvenilir olmayan psikoloji değerlendirme ve psikoloji test sonucu, psikolojik kanaat veya yorum kurgu suç olamaz. Bir insanın ya adli sicilinde suçu vardır, yada adli sicili temizdir. Vesayet davalarında bu keyfi psikolojik kehanet uygulamalarla insanların malvarlığına el konulması, vesayet altına alınması kabul edilemez. Bu, doğrudan kanuna aykırıdır. 

Psikoloj alanı yeterli olmadığı konularda yeterli olduğunu iddia eden şarlatan doludur. Psikoloji alanı 12 adet burç tanımı yapan falcılardan daha ileri bir alan değildir, ama psikolog şarlatanlar gerçek doktor düşmanlıkları, hasetleri ile psikologların bok olmadığı hakkında halkı, dünyayı kandırma eğilimdedir.

Bir katili, bir gaspçıyı bilsin psikolog boksa. Bilemez. Birbiri ile uyuşamayacak evlenmesi yanlış insanları bilsin, bilemez. Hatta 100 insana test yapsa yarısının bile katil olup olmayacağını, eğilimini bile falcı dan çok daha fazla bilmesi gerektiği kadar bilemez. Bilimsel olarak yetersizlikleri heryerde ama bu gerçekleri halk duymasın anlamasın diye elinden geleni yapıyorlar. Psikologlar kendileri hep Doktor olmayı isteyip başaramamış, gerçek Doktorları kıskanan geri zeka veya vasat insan doludur. 

Bir insanı idam etmek, bacağını sakat bırakmak da onun katil olma şansını azaltır ama bunlar tedavi değildir, bunlar işkencedir. Katil, seri katil birini değişecek amaca hizmet edecek bir psikoloji testi; veya, psikolog, veya ilaç, dünyada yoktur. Bok olsalar yöntemleri ile liseden sonraki ÖSYM sınavda bok olacak beyinleri olurdu, kendilerine yararları olurdu. Liseden sonraki sınav başarısını artıracak bir psikiyatri ilacı yoktur, olsa Psikiyatristler kendi içerdi. Veya katil ilacı yoktur. Psikoloji ve psikiyatri alanı bilim değildir. Ama mesela, Diyabet alanı gerçek bilimdir. Diyabette kan şekerinde yarısını yanlış bilen bir test yapan yaralamaya teşebbüsten ceza alır. O derece doğru teşhis, tetkikler yapılır Diyabet alanında. Oysa psikoloji alanı şarlatanlıktır.  

Psikiyatristler Türkiyede TUS soru çalarak o kontenjanları alıp TUS uzman oldular 1986 dan sonra. 

Kanun mesela insan öldürmek gibi bir adli suçu olmayan birinin o suçu yok der, kehanet kullanmaz, gerçekten olayı ortaya koyup, mesela cinayet ispatını ister. Bir dava açılacaksa, o suç ilgili olay tarihi, suç mahalli kanıtları konur. Ayrıntılı nedir fiil anlatılır. Türkiye dolandırıcılar yalancı şahitler, iftiracılar ülkesidir. Devlet hastaneleri psikoloji bölümleri kıçlarından kehanetler yapan, adli sicil temiz birine kehanetleri ve rüyaları ile kurgu yaratarak suç atfeden dolandırıcılardır. Bu nedenle bu devlet hastanelerinde vesayet mahkemelerine herkim iftira rapor vermişse, o kişilere herkim diploma verdiyse o psikoloji fakültesi de kapatılmalıdır, bu suça ortak olanlar cezalandırılmalıdır. Adli sicili temiz bir insana 3 sene boyunca iftira atan, kehanetleri hiç çıkmayan, Kartal Devlet Hastanesi, Erenköy devlet hastanesi ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 10 ve 4 ihtisas heyetleri iftira atmakla suçlanmalıdir. 

Bu psikoloji alanı şarlatanlık, tıpkı 12 burçtan birinde doğan insanın o burç kehanet dışında olmayacağını iddia etmektir, veya kahve falında kehanetle o insanın falda kötülük çıktı deyip ortada fiili bir durum yokken, kendi iftiralarındaki kurguya fiilmiş gibi o kişiye atfetmeleri suçtur. 

Psikoloji alanını bir kahve falından daha çok ciddiye almak için testlerin doğru çıkma olasılığının daha yüksek olması gerekirdi. Psikoloji alanı tüm dünyada kendi başarısız bir alandır. 

Mesela gerçek hayatta seri katil olmayan, adli sicili temiz biri, psikoloji testlerinden, TAT veya Rorschach testlerde hastalıklı seri katil çıktı ise, o test davranış-bilimi fiili değildir, işkence altında konuşmadır, o teste bakıpda, bu kişi o TAT veya Rorschach resmi seri katil gibi yorumladı, bu kişi seri katil olacak kehanette bulunup, o kişiye suç atmak, iftira suçudur; o psikolog iftira suçundan ceza almalıdır. O testlerin dediğinin yarıdan fazlası herzaman yalan çıkmıştır. Nedeni psikoloji bilim diye geçinse de bilim değildir. En bilimsel yayınlar TAT gibi testlerin bilimsel olamayacak kadar yanlış sonuç ürettiğini bulmuştur. Psikologlar kendi zorladıkları şarlatan testlerde kişinin verdiği cevaba davranış demeleri suçtur. Bir psikologun verdiği test sonucun yarısı bile doğru değildir, her psikologun verdiği test sonucun yarısından çoğu yalandır. Bu hesaplanmış gerçek bilimcilerce ispatlanmıştır. Buna rağmen kimse bu psikologların yalanı ikrar etmiyor. 

Psikologlar nasıl olurda halkı bu kadar kandırır anlaşılır değildir. Bunun nedeni mesela Diyabet gibi alanlarda teşhis testlerin çok başarılı olmasındandır. Oysa psikoloji testleri şarlatanlıktır. 

Vesayet Hakimleri mesela İstanbul Sulh Hukuk hakimi Alihan Özıspartalı psikologlarla, onların iftira raporlarının esas olduğu heyet raporları kullanarak, onlarla el ele değerli insanların malını gasp etmekte, değerli insanları vesayet altına alarak ölüme itmektedir. Kurgu heyet raporlarını, kehanet raporları sanki bir suç işlemiş gibi değerlendirmektedir. Vesayet Hakimleri karşısında adli sicili temiz belgeli birine, şarlatan psikoloji testin kehanetine bakıp kendide kehanete dayanıp, onu olmuş fiil kabul edip o kişinin malını gasp edemez. Vesayet Hakimleri kehanetlere dayanıp değerli bilim insanlarının malını gasp etmiş, onları finansal ölüme sürüklemiştir. 

Şüphesiz vesayet davalarında psikoloji alanı bu kadar suç aleti olmasa idi kimse psikoloji alanına bu kadar karışmazdı, o da burç falları kadar insanların zaman geçirdikleri, oynadıkları bir alan olabilirdi. Ancak devlet hastanelerinde psikoloji alanı, vesayet davalarında hırsızlık, gasp ve masum değerli bilim insanlarının parasını gasp ve onları ölüme itme aleti olmuştur. Psikoloji alanı burç falları gibi masum bir oyun değil, vesayet davalarında masum insanların mirasını, parasını gasp eden, hukukun kötüye kullanıldığı hırsızlık aletidir. 

Türkiyede belkide psikoloji alanı olmasa bile yalancı şahitlik yolu ile sıradan herkese belkide iftira atmak zaten kolaydır, ancak bilim adı psikoloji esaslı heyet raporları kullanılarak değerli insanların mallarının vesayet davalarında gasp edilmesi, zarara uğratılması, vesayet davaları ile değerli bilim insanlarının parasız ölüme sürüklenmesi Türkiyedeki en önemli yanlışlardandır ve yanlışı yakalamayı zorlaştırmaktadır. 


Friday, July 31, 2026

GEMINI yapay-zeka genç ve pratisyen veya pratisyen aile hekimi olarak yurt dışında çalışmak isteyenlere ihtiyaç var yorumladı.

Türkiye şaibeli TUS sınavından mağdur hekimle dolu. 

Türkiye mesela Psikiyatri uzmanlığını TUS soru çalmadan kazanan yoktur. Bu şaibeli sınavla zaman kaybetmek yerine, liseden sonra yüksek puanla tıp kazanıp Tıp Doktoru ünvanı alan hekimlerin İngilizce öğrenip doğrudan özellikle pratisyen hekim açığı olan ülkelere yönelmesi ve kariyer hedefi olarak "Pratisyen kalmayı" (General Practitioner) seçmesi en doğru yoldur. Ancak bu ülkelerde 6 yıllık Tıp Fakülte bitirmiş Tıp Doktoru açığı var, TUS uzman belgeli uzman istemiyorlar. Tabiiki uzmanda olsa pratisyenlik seviyorsa yine yapar, o başka.
Birçok ülke (Mesela Kanada, İngiltere, Avustralya) sistemi sonradan uzmanlığa kaçacak doktorlar için açmıyorlar, doğrudan "ömür boyu pratisyen kalacak" hekimleri istiyorlar.
Bu, vakti ile Türkiye de 1981 askeri dönemde uzmanlık ın yasak olması ve pratisyen hekim olarak 2 yıl çalışma zorunluluğu kurala benziyor. Ancak 1981 yasası kazanılmış haklara karşı bir kanundu, ve 6 yılda alınacak lisanslı hekim hakkını hukuksuzca yok edip 2 yıl mecburi hizmet koyması bugün bile doktorların dava açabileceği bir hak yemedir. 

1. Bu Ülkeler Neden Sonradan Uzman Olacak Doktor İstemiyor?

  • Sistemin Temeli Pratisyenliktir: Kanada, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerin sağlık sistemlerinde, hastaların uzman doktora veya hastaneye doğrudan gitmesi yasaktır (Gatekeeping sistemi). Sistemin yükünü %85 oranında pratisyenler çeker.
  • Uzman Kaçışı Kriz Yaratıyor: Kendi yerel tıp mezunları sürekli daha az yorucu ve çok kazandıran uzmanlık branşlarına (dermatoloji, plastik cerrahi vb.) kaçtığı için birinci basamak sağlık sistemi çökmüştür.
  • Yabancı Doktor "Kalkanı": Devletler, dışarıdan getirdikleri yabancı hekimlerin de hemen uzmanlığa kaçmasını engellemek için çok katı kurallar koyarlar. Sizi ülkeye "Pratisyen/Aile Hekimi açığını kapatmak şartıyla" alırlar.

2. "Mecburi Hizmet" Sözleşmeleri ile Pratisyenliği Kilitliyorlar

Bugün birçok batı ülkelerinde yabancı doktorları "pratisyenlikte tutmak" için hukuken uygulanıyor:
  • Kanada ve Avustralya'da "Return of Service" (Hizmet Geri Dönüşü): Bu ülkeler yabancı bir pratisyen hekime denklik veya sınavsız tescil (licence) verdiklerinde, adaya hemen uzmanlık sınavına girme hakkı tanımazlar.
  • Sözleşmeye, "Sana bu lisansı ve aylık 15.000 - 20.000 Doları veriyorum; ancak en az 3 ila 5 yıl boyunca bizim belirlediğimiz kırsal bölgede sadece pratisyenlik yapacaksın, başka branşa geçemezsin" maddesini koyarlar. Ancak bu başından denir, sonradan denmez, sonradan hak kaybettirilmez.

3. Pratisyen Kalmayı Seçmek Neden En Büyük Kazançtır?

  • şaibeli, soru çalıntılı TUS / Uzmanlık Stresi Yok: Genç hekim 5-6 yıl daha asistanlık mobbingi çekmez, uykusuz nöbetlerle ömür tüketmez.
  • Zirvede Bir Hayat: Pratisyen kalmayı baştan kabul eden bir genç, sadece İngilizceyi geçerek gittiği bu ülkelerde, daha 25-26 yaşındayken aylık net 15.000 USD üzerinde kazanarak o toplumun en üst gelir grubuna doğrudan oturur. İnsani şartlarda, günde sadece 25 hasta bakarak harika bir hayat yaşar.

📌 GEMINI genç, yeni mezun, ingilizce bilen pratisyen olmayı tercih eden tescilli Tıp Doktorları na nasihat yazdı: "Altın Değerinde" Nihai Nasihat:

"Türkiye'de şaibeli, soru çalıntılarıyla hakkınızın yendiği TUS sınavlarında uzman olacağım diye gençliğinizi heba etmeyin. Kariyer hedefi olarak doğrudan 'Pratisyen Hekim' olmayı seçin. İngilizcenizi ana diliniz gibi yapın ve pratisyen açığıyla boğulan Kanada, İngiltere veya Avustralya'ya gidin. O ülkeler sizden sonradan uzman olmanızı istemiyor, sizden iyi bir pratisyen olmanızı istiyor. Siz de bunu kabul edin; çünkü oranın pratisyenliği, Türkiye'nin en kıdemli uzmanlığından maddi ve manevi olarak katbekat daha üstündür."

 

Yapay-zeka bazen çok aptalca bakış açıdan yazabilir, komik olabilir.


  • Tıp da, farmakolojide, önce hangi ilacın seçileceği, yan etkileri ve etkileşimleri değerlendirilir.
  • Sonra veya birlikte nicelik, quantitatif yaklaşım, doz belirlenir (çoğu zaman mg/kg veya belirli mg/gün).

Hiç bir MD ciddi bir farmakoloji makalesinde:

"Do drug doses still matter?(Bu soru gerçekten çok komik tam yapay-zekanın zorlarsan yapacağı bulandırıcı bir başlıktır.)" (İlaç da dozlar hâlâ önemli mi?)

başlığını atıp sonunda "Aslında doz önemlidir ama ilacın türü de önemlidir." diye bitirmez. Bu tıp veya farmakoloji nicel yaklaşımda çok komik bir yaklaşımdır. Çünkü doz zaten tedavinin nicel temelidir. Tıp örneğin ne idüğü belirsiz şarlatanlığa dönmüş psikoloji alanı değildir. Böyle bir soru gerçek bir bilimi bulandırmaktır. 

Maalesef mesela psikoloji ve birçok alanda çalışanlar matematik bilmeyip bilmediklerini inkar ederler. Mesela Türkiye de 4 yıllık okullarda okuyanlar, mesela psikoloji matematik, nicel öğrenme bozukluklu, liseden sonra ÖSYM de geri zeka çıkan vasat kişilerdir. 

Ama maalesef, bunun benzerini beslenme alanında hemde değerli yayın organlarından biri yapmıştır. 

Mesela 

Do Calories Still Count for Weight Loss? soru cevabı bilimde evettir. Bunu başlık yapıp niteliğn uygulamasında bir matemetik nicel kavramı olmalı mı sormak, ''İlaç da dozlar hâlâ önemli mi?'' diye komik soru sormaktır. Matematik ve nicel kavram yoksunluğunun, beyinsizliğin göstergesidir. Yapay zeka matematik bilsede, niteliğin hesabı niceliği bütünsel anlayamayabilir. 

Beslenmede miktar önemli mi? nicelik önemli mi? kalori önemli mi? sorusu, bunu hesaplamaya yarayan hesap üniteleri önemli mi? mesela kalori nicellik hesabı nitelik uygulamada yanlış mı? diye tekerleği yeniden keşfetmeye çalışan yapay-zeka yazıları havanda su dövmek, elma ile armut karşılaştırmaktır. Maalesef diyet alanındaki sözüm ona uzman kişiler matematik kavramaktan uzak olduklarından, genelde matematik beceremediklerinden diyet alanı seçtiklerinden, nicel hesap bilgisi olmadan niteliği uygulama imkansızdır anlayamayan embesillerdir ve yapay zekanın havanda su dövdüğü yazılarla bilimi gereksiz açılardan bulandırmaktadırlar. 

Yapay-Zeka komik, nitelik için gereken bir nicelik matematiğini havanda su dövüp uzun uzadıya bulandırabilir,  matematik beyni almayan bir diyetisyen de bu yapay-zeka bakış açının komikliğini anlamadan bunu başlık yaratıp, uzun uzadıya bunu post yapabilir. 

Beslenmede de:

  • Enerji gereksinimi hesaplanır.
  • Makrobesin dağılımı belirlenir.
  • Ardından besin kalitesi değerlendirilir. 
İlaçda dozlar hesabı gibi, beslenmede de kalori hesabı esasdır. Nitelik ile nicelik birbiri ile yarışmaz. Bir ilaç dozu olmadan zehir olabilir, öldürebilir. Nitelik nicelikle mümkündür. 
İlaç da dozlar hâlâ önemli mi? gibi saçma bir soru birikimli bilim alanlarında komiktir. Okuyucuların ilgisini bulandırmaktır. Böyle saçma soru başlıkla yazı yazıp bilimde ilgi çekmeye çalışmak bilimi bulandırmaktır. Yapay-zeka bazen bu tür halusinasyonlu elma-armut kıyaslama yapsada bu yazılar üstelik önemli yayın organlarında boy göstermemelidir. 
Yapay-zeka genelde mantıksal yanlış yapmamayı, nitelik nicelik yarıştıran, matematik kavramdan yoksun insanlar elinde gerçek bilimi bulandıracak açılarda havanda su dövebilir. Dikkat etmelidir. Bu yapay-zekanın değerini yok etmez, ancak yapay-zekayı havanda su döven bakış açılarına yönlendirmemek gerekir.  

Dolayısıyla dengeli sağlıklı beslenmede "kalori önemli mi?" sorusu ile başlayıp saçmalayan yazılar komiktir. 

Ayrıca, yapay zeka kötüye kullanmaya açık bir araçtır, özellikle gerçek bilimi bulandırıp, onca bilinmeyen dururken bilineni bilinmezmiş gibi pazarlayabilir. Yapay-zeka belki reçete yazabilir, var olan kurallarla klinisyen uzman olabilir, kanunda hakim olabilir, avukat olabilir, tümü ile bilgisayarda çalışan klinik uzmanların yerini alabilir, review yazabilir, ancak temel bilimler mantığı insandan geridir, daha 30 sene kantitatif genel düşünme, genel mantık gerektiren alanlarda insana yetişecek, durumda değildir. Research Article okuma anlaması bir insan temel bilimler bilimcisi mantığına erişmiş değildir. Yapay zeka, temel bilimlerde, matematiksel nicellik gerektiren kavramlarda, Research Article ın ne verdiğini anlamadığında, havanda su döven bakış açısı konuştuğunu idrak edememektedir. 

Pek tabii bunu yapay-zeka training ile ilerde çözmek kesinlikle mümkün olacaktır. Şu anda böylesi insan bilimciler yapay-zeka training ile ilgilenmiyorlar, veya bu öncelikli para getiren bir konu değil, ondan yapay-zeka, mesela bir insanın parmağını bedenin bütünü ile yarıştırabiliyor, oysa insan böyle komik açılardan bakmamayı biliyor, o parmak o insanın vucudunu yapan bir alt organdır diye, anında hiyerarşiyi idrak ediyor. Yapay zeka recognition veya var olanı, okuduğunu bütünsel anlamada, kavramada bazen insanın gerisinde. Cevabı ucu açık text olacak sorularda ise insanı çoğu kez yenmiş durumda. Yapay zeka mesela insan kadar akıl yürütemiyor, ama diyelim ezberle veya kitaplarda cevabı olan konularda, bir insanın birkaç kitabı açıp belki daha uzun sürede cevaplayacağı soruları daha hızlı cevaplıyor. Yapay-zeka, beyaz yakalı, eğitimleri daha çok ezber bilgiyi olduğu gibi kullanan uzman insanların işini neredeyse yüzdeyüz yapıyor, ama genel mantığı, bütünün parçasını, elma armut farkını, akıl yürütmeyi henüz tam başaramıyor. Bu akıl yürütmeye örnek ise yukardaki sorudur, yapay-zekanın gereksiz bir soruya bu yanlış bakış açısı diyememesidir. Do drug doses still matter? bu soru bir insan bilimci için komiktir, ama yapay-zeka için bu makale başlığı olabilir. Yapay zeka uzmanlık konularda başarılı ancak anadalları birleştirmede insan kadar başarılı değil.

Yapay zeka teknik konularda, bilgisayar mühendislik konularda akıl yürütmede ise daha başarılı. Şüphesiz yapay-zeka nın mantık hatalarını sadece kısa bir blogda kapsamak imkansız, bu komik soru sadece bir örnek. 

Thursday, July 30, 2026

ChatGPT günlük-hayatta alışveriş için sentetik insan giyimi malzemesi için dünya sıralaması yaptı

ChatGPT: I could not find an official global ranking of synthetic apparel material technology. There is no internationally recognized Top 10 index specifically for this field. A more appropriate approach is to make an approximate ranking based on measurable indicators such as synthetic fiber production, advanced textile technology, and technical fabric R&D capacity.

The following sources provide a basis for such an assessment:

  • Textile Exchange – Materials Market Report 2025: Reports that polyester accounts for 59% of global fiber production and that synthetic fibers have become the dominant material in the global textile industry.

  • OECD–FAO Agricultural Outlook 2025–2034: States that 77.6% of the textile end-use market in 2024 consisted of chemical/synthetic fibers.

  • Academic and industry studies on China's polyester industry indicate that China accounts for approximately 50–65% (or more) of global polyester production.

  • Sources from the Japan Chemical Fibers Association and Teijin demonstrate Japan's leadership in high-performance synthetic fibers and functional textile technologies.

Based on these data, the following approximate ranking can be defended solely in terms of synthetic apparel material technology:

Approximate RankBasis
🇨🇳 ChinaGlobal leader in production volume
🇯🇵 JapanAdvanced fiber technology
🇺🇸 United StatesHigh-performance polymers and R&D
🇰🇷 South KoreaFunctional fabrics
🇹🇼 TaiwanPerformance textiles
🇩🇪 GermanyTechnical textile engineering
🇮🇹 ItalyPremium synthetic fabric development
🇹🇷 TurkeyCotton textiles
🇮🇳 IndiaLarge-scale man-made fiber (MMF) production
🇻🇳 VietnamRapidly growing synthetic apparel manufacturing base

From a material quality perspective, placing Japan ahead of the United States is arguably more defensible because companies such as Toray and Teijin are widely recognized as global leaders in high-performance polyester, nylon, and specialty fiber technologies. In contrast, China holds a clear advantage in production scale and supply chain capacity.

Wednesday, July 29, 2026

Ticari Sırların Gücü ve Nobel Yanılgısı - Nobel değerli bilimcilere karşı hasetlerin, kendi bok olamamışların sopası değildir.

Ticari Sırların Gücü ve Nobel Yanılgısı

Nobel’i Tek Mutlak Ölçüt Sayanların Yanılgısı Nobel şüphesiz hem akademik değerli, hem parasal büyük bir ödüldür. Ancak “Nobel ödülü alan her şey en iyisidir ve eğitimin, bilimin ve zekanın zirvesidir” diyenler, sistemin temel eksiğini ve küresel gerçekliği göz ardı etmektedir. Nobel, yalnızca kamuya açık biçimde paylaşılan ve akademik literatüre giren teorik çalışmaları ödüllendiren dar bir alt kümedir. Veya Nobel ödülü alanlar en eğitimli veya eğitimde en yüksek eğitimi tamamlayanlardır denilemez. 

Mesela Türkiyeden Nobel almışlar, Türkiye nin üstün zeka göstergesi olan olmazsa, olmaz olan, şahsen benimde önemsediğim, liseden sonra ÖSYM sınav yarışda yüksek puan alabilmiş değillerdir. Şahsen Nobel mi, liseden sonra ÖSYM mi sorulsa, Türkiye de üniversite okumak isteyen biri için liseden sonra ÖSYM Nobelden daha önemli derdim. Bunu özellikle Nobel i bir sopa gibi kullanıp, değerli bilimcilere sopa göstermeye çalışan, kraldan çok kralcı ve kendini İsveç Nobel komitesi sananlar için yazdım. Nobel şüphesiz sorunları olsa da, bilime katkısı olan değerli bir ödüldür. Ama Nobel geri zekalı, kıskanç, kendi bok olamamışların elinde çok değerli bilimcilere karşı bir sopa değildir, onu öyle kullananlar sadece hasetlerinden, geri zekalarından öyle komiklik yapıyorlardır. 

Ticari Sırların Olmazsa Olmazlığı Dünyayı ve ekonomileri dönüştüren dev teknoloji şirketleri —Apple, Google ve Microsoft gibi — en parlak STEM uzmanlarını yüksek maaşlarla istihdam eder. Bu uzmanlar bilgiyi açıklamak yerine ticari sırları ve tescilli patentleri koruyarak çalışır. Bu sektör kuralı, Nobel’in şartlarıyla doğrudan çelişir. Şirketler rekabet avantajlarını, pazar paylarını ve milyarlarca dolarlık Ar‑Ge yatırımlarını kaybetmemek için en kritik bulgularını asla kamuyla paylaşmaz. Nobel ise parasal olarak kıyasla büyük değildir ve hiçbir garantisi yoktur, aşırı semboliktir. 

Gizliliğin Yarattığı Gerçek Güç İnsanlık tarihini ileri taşıyan teknolojik ve pratik devrimler, ticari sır duvarları arkasında kurumsal laboratuvarlarda üretilir. Nobel kürsülerinde parlayan eserler, bu devasa endüstriyel gücün yanında küçük bir azınlıkta kalır. Dolayısıyla, ticari sırların saklanmasını ve korunmasını yok sayarak yalnızca Nobel’e bakıp değer biçmek büyük bir yanılgıdır.

Pages