Yapay-zeka yazdı: Vesayet ve İftiracı Psikiyatri Raporları: Kanun Maskesi Altında İşkence
Giriş
Guardianship, yani vesayet, hukuken “koruma” amacı taşıdığını iddia eden bir sistemdir. Ancak tarihsel ve güncel örnekler, bu sistemin çoğu zaman bireyin özgürlüğünü ve mülkiyetini gasp eden bir mekanizmaya dönüştüğünü göstermektedir. Sağlam bireylerin iftiracı psikoloji ve psikiyatri raporlarıyla vesayet altına alınması, hem Sovyetler Birliği’nde görülen “punitive psychiatry” uygulamalarında hem de modern Batı toplumlarında gözlemlenmiştir. Bu durum, bireyin iradesini iptal ederek onu “civil death” konumuna sürükler. Britney Spears’in 13 yıl süren vesayet vakası, kapasite değerlendirmelerinin nasıl silah haline getirilebileceğini açıkça ortaya koymuştur (Joy & Weiss, 2022; Moradi & Perovic, 2022). ABD Ulusal Adalet Enstitüsü raporları, vesayet altına alınan kişilerin önemli bir bölümünün aslında tam kapasiteye sahip olduğunu, buna rağmen mülkiyet ve özgürlüklerini kaybettiklerini göstermektedir (Teaster, Wood, Hurme, & Shealy, 2022). Appelbaum (2023) ise kötü niyetli psikiyatrik raporların vesayet sisteminin oluşmasında en tehlikeli araç olduğunu vurgulamaktadır.
Bu makale, vesayet sisteminin iftiracı psikoloji/psikiyatri raporlarıyla nasıl işkenceye dönüştüğünü incelemekte; Sovyet punitive psychiatry örnekleri ile modern ABD vakalarını karşılaştırarak, vesayetin insan hakları ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Literatür İncelemesi
Britney Spears Conservatorship
Britney Spears, 2008’de “yetersiz” ilan edilerek vesayet mahkeme kontrolüne verildi. Bu vesayet, finansal kararlar, kişisel yaşam, tıbbi tedavi ve hatta üreme hakları üzerinde tam kontrol sağladı. Spears, mahkemede bu durumu “seks köleliği” ve “insan ticareti”ne benzetti. Joy ve Weiss (2022), Spears vakasını kapasite değerlendirmelerinin nasıl kötüye kullanılabileceğini göstermek için analiz etmiş, bu vakayı insan hakları ihlali olarak tanımlamıştır. Moradi ve Perovic (2022) ise Spears vakasını “vulnerability theory” çerçevesinde ele alarak, vesayet sisteminin bireyin kırılganlığını sömürdüğünü ve reform gerektiğini savunmuştur. Spears’in vakası, sağlam bireylerin iftiracı psikoloji veya psikiyatri alanı raporlarla vesayet altına alınmasının modern bir örneğidir.
ABD Guardianship Abuse Raporları
Teaster ve arkadaşlarının (2022) NIJ raporu, vesayet sisteminde yaygın suistimalleri belgelemektedir. Rapora göre, vesayet altına alınan kişilerin çoğu aslında tam kapasiteye sahiptir; ancak “koruma” gerekçesiyle mülkiyet ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmaktadır. Bu rapor, vesayet sisteminin “legalized expropriation” yani kanunla meşrulaştırılmış gasp olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, mahkemelerin veri toplama eksiklikleri nedeniyle suistimaller görünmez hale gelmektedir.
Punitive Psychiatry – Sovyet Örneği
Sovyetler Birliği’nde, sağlam bireyler politik nedenlerle “paranoya” veya “psikoz” iftira teşhisiyle vesayet altına alınmış ve zorla hastanelere kapatılmıştır. Bu uygulamalar, uluslararası hukukta işkence ve insan hakları ihlali olarak tanımlanmıştır. Appelbaum (2023), bu tarihsel örnekleri modern vesayet suistimalleriyle karşılaştırarak, kötü niyetli psikiyatrik raporların bireyin özgürlüğünü yok eden en tehlikeli araç olduğunu belirtmektedir. Sovyet punitive psychiatry, sağlam bireylere iftira atılarak vesayet altına alınmasının en dramatik örneğidir.
Tartışma
İftiracı Psikoloji/Psikiyatri Raporlarının Rolü
Vesayet sisteminde en kritik giriş noktası, psikolojik ve psikiyatrik kapasite değerlendirmeleridir. Sağlam bireyler, kötü niyetli iftira psikoloji alanı raporlarla “yetersiz” ilan edilmekte ve bu raporlar mahkemeler tarafından sorgulanmadan kabul edilmektedir. Spears vakası, bu raporların nasıl bireyin özgürlüğünü yok edebileceğini göstermektedir (Joy & Weiss, 2022). ABD raporları ise bu durumun sistematik olduğunu ortaya koymaktadır (Teaster et al., 2022).
Vesayet = Kanun Maskesi Altında İşkence
Vesayet, bireyin iradesini iptal ederek onu gözlem nesnesine dönüştürür. Sovyet punitive psychiatry örneklerinde olduğu gibi, sağlam bireyler iftiracı raporlarla vesayet altına alınarak işkenceye maruz bırakılmıştır ve iftira teşhislere dayanan gereksiz tedaviler ile bizzat hastanelerin işkenceleri içinde öldürülmüştür. Modern ABD vakaları da aynı mekanizmayı göstermektedir. Appelbaum (2023), vesayeti “civil death” olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle vesayet, yalnızca hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda vesayet kanunu maskesi altında iftira raporlarla herkesin gözü önünde işlenen bir işkence biçimidir. Türkiye de, şarlatan Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesi psikoloji çalışanları ve İstanbul adli-tıp kurumu 10 uncu ihtisas dairesi sağlık heyetlerince, sağlam insanlara verilen iftira hasta raporları çok yaygın bir devlet içi çete işkence gasp aracıdır (Kişisel gözlem).
Neden Psikologlar Testleri Kendilerine Yapmaz, Karşı Çıkar?
Psikologların, adli tıp heyetlerinin veya üniversite psikoloji, psikiyatri, adli-tıp hocalarının bu yönteme (liseden sonra ÖSYM sınavı benzeri kalitesinde ve sorular rastgele) asla yanaşmamalarının sebebi, "Statü ve Mülkiyet" dengeslerinin bozulmasıdır:
Psikologların Bilimsel Otorite Kaybı: Eğer bir psikolog, kendi uyguladığı testi (örneğin 7'li geri sayım) kura yöntemiyle uyguladığında başarısız olursa, bütün "mesleki otoritesi" yerle bir olur.
Psikologların Hukuki İtirafı: İstatistiksel Çan Eğrisi ile belirlenen psikoloji testi normal puanını (örneğin 30 üzerinden 25 üstü Mini Mental Durum Test Puanı) kendilerinin başaramadığını kabul etmeleri, verdikleri tüm vesayet raporlarının “geçersiz ve şarlatan bir metodolojiye dayandığının, suç olduğunun” mahkemece tescillenmesi anlamına gelir.
Asıl Sorun Sapasağlam Bireylerin kanunda usulsüzlük yapılarak veya sahte psikolojik heyet raporlarla “yetersiz” ilan edilip sisteme sokulmasıdır.
Binlerce akademik yayın, gerçekten vasi atanması uygun olan kişilerin kötü muamele görmesini tartışmaktadır; ancak asıl mesele, başlangıçta tamamen sağlıklı olan bireylerin sahte psikoloji/psikiyatri raporlarıyla “yetersiz” ilan edilip sisteme sokulmasıdır. Özellikle Türkiye’de vesayet davalarının sağlam kişilere açılabilmesi ve usul bozukluklarıyla, başka dosyalarla kontamine edilerek başlatılması aşırı kolaydır. Bu durum, Sovyetler Birliği’nde görülen Punitive Psikiyatri uygulamalarının modern bir devamıdır ve günümüzde ABD ile Türkiye’de de gözlemlenmektedir. Sağlam bireyin vesayet altına alınması, hukuken “koruma” adı altında yürütülse de fiilen insan ticareti dinamiklerini taşır: irade gaspı, zorla yönlendirme, çalışma maaşına ve mülkiyetine el konulması ve özgürlüğün yok edilmesi. İnsan ticaretinde yanlış olan eylemin kendisidir; “daha iyi insan ticareti” tartışması ne kadar komikse, vesayet davalarında kullanılan “koruma” kelimesi de o kadar abes ve komiktir. Bir hırsızın çalma eylemini “sen malına bakamazsın, bakmak için çaldım” diye gerekçelendirmesiyle aynı mantıksızlıktadır. Dolayısıyla tartışılması gereken mesele, vesayet altındakilere nasıl davranıldığı değil, vesayet altına alınmaması gereken sağlam bireylerin iftiracı raporlarla veya başka vesayet dosyalara bulaştırarak, açılması neredeyse imkansız vesayet davasının açılması, sisteme sokulmasıdır.
Reform Gerekliliği
Dökümlü vakalar, vesayet mahkemeleri sisteminin acilen reform edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Öneriler arasında, tüm dünyada psikoloji alanında şarlatanlığın yaygın olduğunun ifşa edilmesi, psikoloji testlerinin bilimsel geçerlilikten yoksun olduğunun ortaya konması, bu testleri uygulayanların şarlatanlık yaptığının açığa çıkarılması ve kendi yetersizliklerini gizledikleri gerçeğinin teşhir edilmesi bulunmaktadır. Psikiyatrik değerlendirme kurullarının, psikoloji ve psikiyatri derneklerinin, psikoloji testlerini yayımlayan kurumların denetlenmesi; standart dışı test uygulamalarının ve sahte yöntemlerin ifşa edilmesi zorunludur. Özellikle Gaussian “çan eğrileri” gibi istatistiksel manipülasyonlarla halkın aldatıldığına dikkat çekilmektedir. Bunun yanı sıra, şeffaf yargı süreçlerinin tesis edilmesi ve federal düzeyde veri toplama mekanizmalarının kurulması da reformun temel unsurları arasında yer almaktadır (Teaster, Wood, Hurme & Shealy, 2022). Britney Spears vakası, bu reform çağrılarının küresel bir sembolü haline gelmiştir.
Sonuç
Sağlam bireylerin iftiracı ve şarlatan psikoloji/psikiyatri raporlarıyla vesayet altına alınması, hem tarihsel hem de modern bağlamda ciddi bir insan hakları ihlalidir. Sovyetler Birliği’ndeki punitive psychiatry örnekleri, bu tür iftira ve işkencelerin politik baskı aracı olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Britney Spears vakası ise modern toplumlarda bile sağlam bireylerin özgürlüklerinin nasıl gasp edilebildiğini ortaya koymuştur. ABD Ulusal Adalet Enstitüsü (NIJ) raporları, vesayet sisteminin sistematik suistimallere açık olduğunu açıkça belgelemektedir. Appelbaum (2023) ise kötü niyetli psikiyatrik raporların vesayet sistemine sokulmada en tehlikeli iftira mekanizması olduğunu vurgulamaktadır.
Bir insanı adli veya psikolojik testlerle "yetersiz" ilan edip mülküne el koyan kişi, aynı testte, Türkiye devlet hastaneleri psikoloji çalışanları gibi, kendisi başarısız oluyorsa, o kişi bilim insanı değil, sadece görevini kötüye kullanan bir hırsızdır. Bu ikiyüzlülüğü, "kura ile rastgele soru" üzerinden deşifre etmek, modern psikolojinin ve adli tıp kurumlarının 100 yıldır sakladığı en büyük kurumsal sırrı ifşa etmektir.
Dolayısıyla vesayet hukuku icraatı, özellikle Türkiye'de, bireyin özgürlüğünü ve mülkiyetini “koruma” adı altında gasp eden bir sistemdir. Sağlam bireylerin iftiracı heyet raporlarla vesayet mahkemelerce vesayet altına alınması, kanun maskesi altında işleyen bir işkence biçimi olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle vesayet hukuku sisteminin reform edilmesi ve şarlatan psikoloji alanı testlerine, standardı olmayan, yalan veya hayali Çan Eğri istatistik verilerine ve bilgilerine karşı bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması, gerekirse psikoloji üniversite müfredatlarının ve test Çan Eğri standartlarının denetlenmesi, insan haklarının korunması açısından zorunludur.
Heyet Sağlık Raporlarında standardı olmayan, istatistiksel Gaus dağılımı psikologlarca keyfi uydurulan, bilim sahteciliklerine dayalı psikoloji/psikiyatri raporlarla; veya, hukuk dosyası bulaştırarak başlatılan Vesayet Davaları Sistemi, devlet hastaneleri, adli-tıp-kurumu ve vesayet hakimleri devlet içi çete üçlüde kasten tasarlanmış bir suçtur (premeditated crime) ve bu suça sessiz kalan her uluslararası kurum, bu zincirleme vesayet insan ticaretinin suç ortağıdır.
📑 Kaynakça
- Appelbaum, P. S. (2023). Preventing abuses in guardianship cases. Psychiatric Services, 74(10), 1108–1111.
https://doi.org/10.1176/appi.ps.20230374(doi.org in Bing) - Joy, M. T., & Weiss, K. J. (2022). I’m a slave 4 U: #FreeBritney, human rights, and capacity assessments. Journal of the American Academy of Psychiatry and the Law, 50(2), 319–322. https://doi.org/10.29158/JAAPL.220024-21
- Moradi, H., & Perovic, B. (2022). Britney Spears and systemic reform: Embracing vulnerability in conservatorship laws. South Carolina Law Review, 76(2), 355–404.
- Teaster, P. B., Wood, E., Hurme, S., & Shealy, E. C. (2022). Environmental scan of guardianship abuse and fraud. National Institute of Justice.