Nobel ödülünün DMCA kanunu çiğnemesi, plagiarism suçu işlemesi
1. Nobel Ölünde Vergi Fonunun Plagiarismi, Kurumsal Menşe (Institutional Provenance) İhlali; Amerikan Vergi ve Fon Sistemi Bir Hezeyan Değildir
Bilimsel metodolojide ve fonlama hukukunda, bir deneysel verinin (özellikle moleküler biyoloji ve biyofizik alanındaki wet-lab verisinin) aidiyeti, üretim lokasyonuna ve o lokasyonun finansal altyapısına bağlıdır.
- Mekanizma: Bir araştırmanın araştırma grantleri (fonları), laboratuvar sarf malzemeleri, cihaz altyapısı ve teknik personel desteği hangi kurum tarafından sağlanıyorsa, ortaya çıkan bilimsel bilginin (fiktif ve patentlenebilir mülkiyetin) sahibi hukuken o kurumdur (Mesela: University of North Carolina / ABD Halkının Vergi Fonları).
- İhlal: Nobel ödülü alan araştırmacının (A. Sancar), kişisel pasaportu veya etnik kökeni üzerinden, bu bilimsel çıktının finansal ve altyapısal olarak hiçbir katkısı olmayan farklı bir ekosisteme (Türkiye) tescil edilmesi, menşe saptırması (provenance falsification) ve bibliyometrik verinin manipülasyonudur, plagiarim veya sahteciliktir.
2. İntihal ve Haksız İktisap (Misattribution & Unjust Enrichment)
Akademik literatürde atıf ve sahiplik kuralları kesindir. Bir bilimsel başarının tescili, yalnızca o başarıyı üreten ekosisteme verilebilir.
- Mekanizma: Türkiye’deki mevcut akademik altyapı, söz konusu moleküler DNA onarım mekanizmaları araştırmasına nitelikli insan kaynağı, laboratuvar imkanı veya bütçe sağlamamıştır. Aksine, soru çalıntılı TUS sınavı uzmanlıkları, temel bilim araştırmalarını ve bağımsız bilim insanlarını ekosistem dışına iten, bilimcilerin kadrolarını ahlaksız TUS sınavı ile çalan, aç bırakan bir filtre işlevi görmektedir.
- İhlal: Temel bilimsel üretimi engelleyen, düşman olan, araştırmacıyı kaynak eksikliği ve liyakatsizlikle elimine eden bir yapının; dışarıda (ABD altyapısıyla) üretilmiş bir çıktıyı “kendi ulusal başarısı” olarak listelemesi akademik etikte haksız iktisap (unjust enrichment) ve yanıltıcı atıf (false attribution) suçudur.
3. Vergi Fonu (Public Funding) ve DMCA Kurallarının Bozulması
Bilimsel projeler, kamusal fonların (örneğin ABD’de NIH - National Institutes of Health) denetimi altındadır.
- Mekanizma: Bu fonlar, vergi mükelleflerinin sağladığı bütçeyle “kurumsal çıktı” üretmek üzere tahsis edilir. Bilimsel yayınların ve patentlerin üzerindeki metadata (yazar künyesi, kurum adı, fon kodu), Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası (DMCA) kapsamında korunan Telif Hakkı Yönetim Bilgisi (CMI) statüsündedir.
- İhlal: Dijital platformların (Wikipedia, nobel ödül listeleri) eserin kurumsal künyesini arka plana atıp, popülist bir coğrafi etiketleme yapması verinin bütünlüğünü bozar. Bu durum, veriyi finanse eden kamunun hakkını yok sayarak, o fonla hiç ilgisi olmayan bir sistemin prestij kazanmasına yol açar.
Bilimsel Sonuç ve Özet
Ortadaki teknik problem şudur:
Bir biyomedikal Sancar keşfin mülkiyeti; o keşfi mümkün kılan Amerikan laboratuvara, kurumsal altyapıya o halkın vergiye ve araştırma bütçesine aittir. En azından bunlar kanunla korunur. Sancar kendisi o ödülü Amerika adına alıp çöpe de atabilir, ancak o ülke etiketini orijinal bilimsel verinin ürediği etiketi değişemez. Değişirse bu plajiarizmdir.
Pamuk gibi Türkçe coğrafya edebiyattan nobel almıyorsa, o veri yerleşik kimya lab de üremiştir. Temel bilimlere yatırım yapmayan, akademik kadroları ahlaksız soru çalıntılı TUS sınavla dolduran ve bilim insanını aç bırakıp altyapısız, fonsuz bırakan, yetmeyip türkiyenin karanlık gaspçı vesayet davaları ile, iftira heyet raporlarla bilimcileri ölüme sürükleyen, hakaret eden bir ekosistemin, başka bir ülkenin, amerikan halkının vergisi, fonları ve inşalı laboratuvarıyla üretilmiş veriyi kendi hanesine yazması yanlışı görmemesi bibliyometrik bir tahrifat ve kurumsal intihaldir, suçtur, bilimsel hırsızlıktır. Dünyayı ve kendini kandırmaktır.
Nobel ödülleri yeni DMCA kanun çerçevesinde bu hırsızlığı yapmamaya özen göstermelidir. Bilimcilerin kadrosunu şarlatan Türkiye TUS sınavları ile ellerinden alan bir sisteme, başka bilimsever bir halkın Amerikan halkının benimsediği bağrına bastığı bilimcisinin başarısı yüklemek hırsızlığın ta kendisidir.
Bu arada Türkiye nın gerçekten kendine ait, ürettiği türkçesi ile olan edebiyat ödülü kendinin hakkıdır.
Nobel ödülleri çağın kanunlarına ayak uydurmazsa aksine bir zaman o bilimciyi aç bırakanlara yaptıkları yanlış için ödül vermiş olur, bilime zarar verir. Bilim düşmanlarını listelerinde över. A. Sancar ödülü Amerika vergisinin o kişide şekillenen bir çalışmasıdır. O kişi alabilir, çöpe bile atabilir, ama etiketi amerikadır. Neyseki çok daha iyi organize edilmiş kurallar vardır ve Nobel de muhakkak vergi kanunu DMCA kanunu zamanla gözetecektir. Bu blog en azından Nobel ödüllerinin her ne kadar değerli bir organizasyon iyi niyet olsa da, emek olsada, nasıl bir halkın emeğini başka halka yaftaladığını göstermektedir. Zor ödül verme işlemine dikkat etmelidir.
Veya ödülün ülkesi yoktur. O kişinin özgeçmişindeki ülkeler ise birden çok olabilir, özgeçmişi önemli olur. Doğduğu ülkede vesayet dava işkencesi ile ölen birine verilen nobel ödülü, ona işkence eden, iftira psikiyatrist/psikolog vesayet dava hakim iftiraları ile vesayet altında işkencede öldüren, o ülkeye o kişiyi vesayet altına alan o işkenceci ülkeye gidemez, bu hırsızı işkenceciyi ödüllendirmektir. Ödül o kişiye gider ve oda o parayı istediği gibi kullanır ayrı konudur, Sancar parayı nereye verdi onu ilgilendirir ama o ödül Amerika halkının bilim severliği vergisi ile olan altyapının ürünüdür ve etiketini koparan, başka ülke etiketi etiketini koyan, DMCA hukuk çiğnemekten cezalandırılmalıdır.
Türkiye gibi vesayet davaları ile bilimcilerin parasını gasp eden, soru çalıntılı TUS sınavlı sağlık bakanlığı uzmanları ile fiziki işkence organize eden, iftira heyet raporlarla bilimcileri ölüme iten Türkiye gibi punitive psychiatry işkenceli bir ülkede Nobel suça araç olmamalıdır.
Ülkesinde vesayet davaları ile, soru çalıntılı tarihin en ahlaksız TUS sınavı ile sağlık bakanlığı uzman olmuşların attığı hastadır iftiraları ile maaşı, mirası gasp edilen dünya başarılı bilimcilerin birde Nobel ödül hukuksuzluklarını çözme işle uğraşması yüktür.
Türkiye de bir Adli Tıp Kurumu üyesi, Nobel ödülüü çirkefinden, amerikan halkının enayi yerine konmasından, gerçek bilimciye Türkiye vesayet davaları ile işkence edilmesi, hastadır iftira atılmasından çok hoşlanmış olacakki, Nobel'in yaptığı yanlışı çok beğenmiş olacak ki; bilim insanına atılan iftirayla savaşması gerekirken, bu iftiraya bizzat ortak olmuş ve geçmişteki hatalı Nobel ödülü süreçlerinin nasıl tekrar edilebileceğine dair bir zemin hazırlamaya çalışmıştır. Adli Tıp Kurumu heyet görevlisi en önemli ödülün Nobel olduğunu bu blog ile eleştiren bilimciye iftira atmıştır, hem Nobel ödül nedir ne değildir, hatta hırsızlık mekanizmasıdır incelememiş, hemde ilgisiz olduğu emeğinin olmadığı bilim ödülleri ile, bilimciyi kendi emeğini gasp ederek, onu kendi emeği başarısı ve Nobeli kötüye kullanıp zarar uğratmıştır.
Sadece bir cümlede Nobel i anlatmak mümkün değildir, Nobel kargaşası suçunu ise suçlularda değil aksine bilime katkılı bilimciye iftira takmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu 4 üncü gözlem dairesi ise, gaspçı vesayet davası hakimi çete ile el ele, anayasanın m 17 ye aykırı olmasına rağmen, 22.06.2026 tarihinde, bilimciye soğuğa maruz ve giysilerinden günlük gerekli eşyalarından mahrum bırakma kanuni suçu işkencesi uygulamıştır. Bilimciler, bilim severler, bilimi ekonomik destekleyenler bu şekilde vesayet hukuku yalanı altında, bizzat vesayet davsı ile işkenceli ölüme itilmiştir.
İstanbul adli tıp kurumu 4 uncu gözlem dairesinin bilimcilere işkencesinde sınır yoktur. Bilimcinin basit günlük ve tarağını 3 gün boyunca elinden almışlar, daha sonra soru çalıntılı TUS sınav uzmanları ve liseden sonra ÖSYM sınavda geri zekaları tescilli psikologlar, değerli bilimciye saçlarının bakımını tam yapmamıştır diye olumsuz rapor vermişlerdir. Bu kurgulanmış, işkence ile delil yaratmaktır. Adli Tıp Kurumu beyaz önlüklü canilerinin işkence altında oluşturdukları bu raporlar cezasız kalmamalıdır. Adli Tıp Kurumu 4. gözlem dairesine bilim insanlarına işkence altında kurguladıkları ortamda kurgulanmış rapor oluşturmaktan mesleklerinden men cezası verilmelidir, akrediteleri kaldırılmalı, kurumun akreditesine işkence mahallidir, notu düşülmelidir. ATK 4 üncü gözlem dairesi kişileri kurgulanmış tuzak, kumpas altında delil elde etmek üzere yaratılmış vesayet davası punitive psychiatry işkence birimidir. Bu dava işkence ile sağlıklı değerli bilim insanlarını zorla evlerinden adli tıp 4 üncü gözlem birimine almak, orada soğuk, giysi eşyasız bırakma işkence uygulamak, gerekirse Bakırköy devlet hastanesi gibi hastanelerde, sağlığına fayda yalanı altında cani beyaz önlüklülerin gereksiz kobay yapıcı tetkikleri altında beden bütünlüğünü bozma, kısacası işkence organizasyonu; sağlıklı kişiyi sağlıksız hale getirme ve ölüme sürükleme düzenidir. Bu kurum ve hukuk işkencelerin Nobel ile ilişkisi ise bilim yapan, seven insanların ne kadar zorlukla bilime hizmet ettiklerini vurgulamaktır. Nobel ödülleri işte bu vesayet dava kurumları işkencecilerin bile ağzında sakız olmuş, bilimcilere hakaret aleti olmuştur.
Türkiye de vesayet davası o kişi sağlıklımıdır yargılansın sonuç anlaşılsın diye açılan normal hukuklu bir dava değildir. Açıldığında amacı vesayet dava hakiminin işkence ile sağlıklı bir bilimciyi hasta haline getireceği emirleri organize edeceği, sağlıklı bilimcinin bizzat hastane görevlileri, beyaz önlüklü işkenceler, tıbbi aletlerin, tetkiklerin gerekmesede uygulanıp bilimcinin önce bedensel bütünlüğünün kobay gibi bozulacağı, ölüme itileceği bir kumpas düzenidir. Vesayet Davaları ve Türkiye devlet hastanelerinin karanlık yüzü artık bilimcileri hedef almış, onların parasını gasp, iftira düzenidir. Değerli bilimciler bu gaspçı vesayet davalarının tek yemi olmasada, birde bu özellikli mağdur bilimciler, vesayet dava hakimlerin, adli-tıp kurumu sağlık çalışanların, devlet hastane soru çalıntılı TUS uzman heyetlerin iştahını kabartmaktadır.
Türkiye özellikle Nobel ödülü alabilecek değerli bilim insanlarına iftira atmakta, iftira ile sağlıksızdır psikoloji raporları vermekte, değerli bilimcilerin parasını vesayet dava hakimleri ile gasp etmekte, birde vesayet altına alıp onun Nobel ödülü ihtimalinden rant sağlamaya çalışmaktadır. İşkence gaspçı vesayet davaları türkiye de artık Nobel ödüllerine de uzanma planları için her tür işkence, iftira yolundadır. Nobel ödülü vesayet dava devlet içi çetelere bile alet olma yolundadır. Bilim kıskancı, bilim düşmanı bu TUS uzman, vesayet hakimi çete gurup, seri katillere bile yapılmayan işkenceleri, gecesini gündüzünü tatilini hastalıkları çözmeye harcamış, cebinden parasını bilime harcamış, ömrünü bilime adamış bu değerli bilimcilere planlamışlardır.
Nobel ödülünün amacı değerlidir, ancak artık bilgisayar uygulama kullanmalı, bu gibi kanunsuzlukları öngörecek ayrıntılı ve güvenilir bilgiye ulaşmalıdır.
Ayrıca Amerika Nobel ödüllü insanlara EB1A Extraordinary Ability Alien BELGE VE VİZESİ VEREBİLMEKTE, ONLARA SAYGI DUYMAKTADIR. Pamuk veya A. Sancar ın konumu bu belgeyi almış, almaya kazanacak durumdadır.
Nobel ödülünden daha da saygın başka belge ise
EB1B Outstanding Professor or Researcherbelgedir. Çinden, Türkiye den bu belgeyi ebedi geçerli olduğu yollarda, 1996 da başarmış değerli bilimciler vardır.
Dünya, birleşmiş milletler bilim insanlarını Türkiye vesayet dava işkencecilerden koruyacak tek tıklamalı form yapmalıdır. Bilimciyim şahsıma açılan vesayet davası beden bütünlüğüme işkenceyi hukuk adı altında kolaylaştıran sistemdir. Vesayet Davası şahsıma zarardır, koruma değil zarardır, beyaz önlüklü heyetler özellikle psikiyatri alanı cani iftiracı doludur, vesayet dava yok hükmünde olmalıdır, diye tek sayfalık hazır dilekçe verebilmelidir. Ayrıca günümüzde psikiyatri, psikoloji alanların şarlatanlıkları da not kutucukla evet hayır işaretlenmelidir.
Not:
Akademik kategorinin kıyaslandığını "fact"ler (maddi gerçekler) ile kanıtlamaktadır. Nesnel karşılaştırma tablosunda açıkça görüldüğü üzere; Outstanding Prof/Scientist belgesi ile Nobel ödüllü bir bilim insanının üniversitelerdeki temel maaş skalası, akademik unvanı ve ABD göçmenlik hukuku (USCIS) öncelik sırası klinik ve kurumsal düzeyde birbirine eş değerdir, akrandır (peer), veya Outstanding Professor/Scientist daha üstün olabilir. Çok başarılı bir (EB-1B) bilimci belgesinde hem Outstanding Prof hemde Outstanding Scientist statü kazanabilir, tek başına Outstanding Professor veya tek başına Outstanding Scientist şartları karşılaması bile yeterlidir. Görevi ise Professor veya Scientist kadrodan birini kendi seçmesi ile olur. Diploma şartı EB-1B Outstanding Professor/Scientist de daha belirgindir, EB-1A da diploma şartı yoktur.
Professor görevi veya Scientist görevi ikiside değerlidir, ancak belgesinde Outstanding Professor/Scientist yazmışsa, yani ikisinide aynı anda yüksek başarı ile kazanmış olsada, iki görevden sadece birini kendi tercih edecektir ve çalışır. Bu belge USCIS hukukunda bürosunda tanınan bilimsel statü gösterir belgedir.
EB-1B vizesine halk arasında Einstein vizesi, EB-1A vizesine Nobel vizesi denmektedir.
Maaş, Pozisyon ve
Hukuki Statü Karşılaştırma Tablosu (Yapay-zeka yazdı)
|
Karşılaştırma Kriteri
|
Outstanding Professor/Scientist (EB-1B)
|
Nobel Ödülü Sahibi Bilim İnsanı (Nobel Laureate / EB-1A)
|
Maaş ve Pozisyon Gerçeği (Hangisi Yüksek?)
|
|
Temel Maaş Skalası
(Base Salary)
|
💵 Sabit ve Yüksek Akademik Maaş:
Üniversite, NIH fonları ve kontrata bağlı (Örn: $150.000 - $300.000+/Yıl).
|
💵 Aynı Akademik Maaş Skalası: Üniversitedeki
profesörlük kadrosuna göre maaş alır, kontratı eşdeğer az veya çok olabilir.
|
⚖️ BAŞABAŞ / POZİSYONA BAĞLI: Nobel almak bir
kuruma doğrudan daha yüksek maaşla başlama garantisi vermez; maaşı pozisyon,
fonlar (Grants) ve bütçe belirler.
|
|
Ekstra Nakit Gelir
(Cash Prize)
|
Yok: Doğrudan bir nakit ödülü içermez, aldığı ücret bir maaştır, tamamen maaş ödemesi ve araştırma fonu ödenek dayalıdır.
|
💰 Var (Tek Seferlik): Nobel
Komitesi tarafından verilen tek seferlik nakit ödül (Yaklaşık 11 Milyon İsveç
Kronu / ~1 Milyon Dolar).
|
🥇 NOBEL LAUREATE ÖDÜL BEDELİ tek defa için YÜKSEKTİR: Tek
seferlik nakit ödül bedeli bakımından Nobel ödüllü kişi avantajlıdır.
|
|
Akademik Pozisyon
/ Unvan
|
🎓 Kalıcı Kadro (Tenure-Track /
Full Professor / Senior Researcher): Üniversite kurumlarda green card vizeli araştırmacı scientist veya Professor pozisyonu.
|
🎓 Aynı Akademik Unvan (Full
Professor / Distinguished Professor): aynı akademik hiyerarşide,
aynı hakemli kurullarda (Peer Review) yer alır.
|
⚖️ EŞİT (AKRAN / PEER): İki unvan da üniversite
hiyerarşisinde en üst düzey araştırmacı scientist; veya, profesör kadrosundadır. Birbirlerinin
makalelerini denetlerler.
|
|
USCIS Yeşil Kart
Kategorisi
|
🇺🇸 EB-1B (Outstanding Professor /
Researcher): İşveren sponsorluğu gerektiren, örneğin çalıştığı üniversitenin bizzat başvuru yaptığı üstün akademik liyakate
dayalı yeşil kart vizesi.
|
🇺🇸 EB-1A (Extraordinary Ability):
Bireysel başvuru yapılabilen, olağanüstü yeteneğe dayalı yeşil kart vizesi.
|
⚖️ HUKUKEN EŞİT ÖNCELİK: İkisi de "First
Preference" (Birinci Öncelikli) göçmenlik vizesidir.
|
|
Belgesel Kanıt
Zorunluluğu
|
📄 6 Kriterden En Az 2'sini İspat: Impact değeri yüksek PubMed yayınları, Peer Review (Hakemlik), orijinal bilimsel katkılar,
uluslararası ödüller, en yüksek üniversite diploması.
|
📄 "One-Time Major
Achievement" Muafiyeti: Nobel belgesi, diğer 10 kriteri ispatlama
zorunluluğunu tek seferde ortadan kaldırır.
|
🥈 OUTSTANDING: (yayın/hakemlik) görevleri vardır; Nobel tek
belgeyle bürokrasiyi hızlı aşar. Her ikiside dolaylı olarak PhD by publication kanun içeriğinden dolaylı olarak faydalanabilir.
|