İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkesi (Vesayet Hakimi: Alihan Özıspartalı) üst denetim makamı Asliye Hukuk mahkemesidir. Buradaki hakimlar kim açık değil, ancak bu vesayet davasının üst denetim makamı hakimleri veya mahkemesi, 2026 yılı itibarı ile, çok değerli bir bilim insanını katlediyor. Onun sağlığını koruma, kendine uymayan satndartta adli-tıp yatışlı gözlem e gitmeme isteğini red ediyor. Gerek Vesayet Davası ve üst denetim makamı hepsi hırsız yağmacı, insan katleden yamyamdır.
Bu değerli bilim insanını sırf onun mirasını maaşlarına yem olsun, mirasından bunlara maaş olsun diye katleden bu denetim makamı hakimleri cezalandırılmalıdır. Bu asliye hukuk denetim makamı ve türkiye devlet hastaneleri psikiyatri heyetleri el ele değerli bilim insanına 2023 yılından beri eziyet hakaret iftira etmekteler.
22.06.2026 ise, bu denetim makamı değerli bilim insanına ATK de, işkence ile randevu vermiştir. 64 yaşında dünya başarılı bir bilimci, adli sicili temiz bir bilimciye seri kadın katillere yapılmayan muamele yapan bu denetim makamı hesap vermelidir, gerekirse tüm hakimleri meslekten men edilmelidir. Tüm Türkiye veya dünya hukuku bu davayı, bu vesayet davayı yok hükmünde düşürmelidir.
Bir ömrünü bedava gece gündüz tatil demeden çalışan bu insana eziyet eden vesayet davası tüm çalışanları cezalandırılmalıdır. Istanbul Adli Tıp Kurumu 4 üncü ihtisas dairesinde, 22.06.2026 da bu değerli bilim insanına işkence planları vardır. İşkenceyi ise ona sağlığını ayarlamayı bilmiyor, üşümüyor, içgörüsü yok yalanı ile, bizzat sağlık bakanlığı soru çalıntılı TUS uzmanları ile planlamışlardır. Adli Tıp sağlık birimi, nöroloji, psikiyatri, psikoloji personeli işkencecidir. Sağlıklı bilim insanından özür dilemek şöyle dursun, onu kıskanıp ona fayda adı altında her tür punitive psychiatry işkence planlamışlardır. Türkiye dünyada punitive pschiatry de en başlıca işkence yeridir bilinmelidir. Türkiye Vesayet Davaları tarihin gelmiş geçmiş en kötü işkenceci punitive psychiatry birimleridir. Dünya bunları cezasız bırakmamalıdır. Istanbul Adli Tıp Kurumu 4 üncü ihtisas gözlem dairesi sadece değerli bilim insanlarına işkence yeridir.
Değerli bilim insanlarına sağlıklarını sağlayacak şartları sormamaktadır. 64 yaşında bir bilim insanı bayan soğuktan etkileniyorum, dokunuyor dediğinde umursamayan Asliye Hukuk Denetim Makamı cezalandırılmalıdır. Hırsız yağmacı vesayet davası ilgili personelin, “ölçülen sıcaklık normaldir, üşümüyorsun” demesi bilimsel olarak hatalıdır. Çünkü termal konfor bireysel ölçülür, sadece oda termometresiyle değil. 64 yıl sağlığını korumuş birinin beyanı gerçektir, onların cihaz ölçümünden daha gerçektir. Vesayet Davası ve adli-tıp 4 üncü gözlem dairesinin amacı bu bilimciyi ona uymayan ilkel şartlarda yatışlı gözlem zorlama ile hasta etmektir. İşkence altında test olsa performansı da düşecektir. Amaç işkence altında performansını düşürüp testler dayatmaktır.
Kısacası, İstanbul Anadolu 2 inci sulh hukuk Alihan Özıspartalı hakimin üst denetim makamı hırsız yağmacıdır, çok değerli bir dünya düzey bilimciye 22.06.2026 da işkence ile randevu vermiştir. ATK Yatışlı gözlem kararı bu değerli bilimci için sadece ona işkencedir. Yatışlı gözlem anayasaya aykırıdır, iptal olmalıdır.
Türkiyede hukuk yoktur, Bakırköy devlet hastanesi, Prof. Dr. Sadi Konuk hastanelerinde hukuk yoktur, buradaki tüm soru çalıntılı TUS sınavlı uzmanlar punitive psychiatry işkence elemanlarıdır. Özellikle bu iki hastane dünyanın en büyük punitive psychiatry işkence merkezleridir. Kendilerine ihtiyacı olmayan, tetkik ve tedavi için tus uzmanlıklarına onam vermeyen bilimcileri kıskanıp, onların üstüne hatta başka orada olan hastaları saldırtan, tecavüz ettiren, paralarını çaldırtan işkence hastaneleridir.
Bu hastanelerde yatış emrinin tek amacı şudur. Ya oradaki uzmanların MRI, EEG benzeri tetkiklerle, tedavilerle sağlam bilim insanlarına zarar verilecek, işkence ile hasta edilecek, yada, oradaki başka gerçekten akli dengeleri bozuk, cezai sorumluluk taşımayan hastalar değerli bilim insanlarına gece saldırtılacaktır.
Bu hastaneler dünyada akla hayale gelmeyen en büyük suç yerleridir. Birleşmiş milletler vesayet davaları ile el ele çeteleşen bu hastaneleri incelemeli, vesayet davaları üst yazı ile bu hastaneler zorlanan sağlıklı bilim insanlarına dayatılan gereksiz müdahale, yatış işlemini durdurmalıdır.
Bu hastaneler vesayet davası hakimleri, vesayet davsı denetim makamı asliye hukuk mahkemeleri ile el ele, değerli bilimcilerin mirasını çalmak için her türlü komployu yapan hastanelerdir.
Yatış emri ile giden değerli sağlıklı insanların bu hastanelerde uyurken asla güvenlikleri yoktur, paraları olsa, çalınır, odalarının kapısı tüm cezai sorumluluğu olmayan gerçek hastalara açıktır. Güvenlik elemanları sadece değerli sağlıklı bilim insanını bastırmak için oradadır. 64 yaşında ömrü bilime, insan vucudu sağlığının problemlerini çözmeye adamış insanları kıskanan bu hastane fraud-TUS uzmanlarının her müdahalesi yaralamaya teşebbüstür.
Ama onlara kobay olmayı durdurmak yine çare değildir, sağlıklı ama zorla oraya yatışı yapılan bilim insanlarının odası uyurken açık tutulduğundan bu işkence hastanelerine girenler gece saldırganların, hırsızların saldırısına uğrarlar. Bu hastaneler başhekimleri dahil, dünyanın en büyük işkence, suç yerleridir. Sağlam girip sağlam çıkmak mümkün değildir. Bu hastaneler işkence ile randevu yerleridir. Başhekimlere çıkıp bu işkenceyi durdurmak mümkün değildir. Başhekim, tüm uzmanlar, güvenlik görevlileri yamyamdan beterdir, zaten bunlar azılı cezai ehliyeti olmayan katilleri sağlıklı değerli bilimcilerin üstüne salacak kumpas düzendedirler, değerli bir bilimci bu hastane sağlık elemanlarının tümü için garanti maaştır, onlar için sadece maaşlarını artırmaya yarayan kobaydır. Yanında götürdüğü parayı bizzat başhekimin kumpasladığı; güvensiz gece kişi tarafından kapatılamayan koğuştur. Istanbul Anadolu Vesayet Mahkemelerinin Denetim Makamı denen Asliye Hukuk Mahkemeleri değerli bilim insanlarını kıskanan, onlara hastanelerde üstü hukukla kapalı işkence emri veren canilerdir.
Değerli bilimciler kolay yetişmiyorlar, ihtimamla yetişen değerli bilim insanlarına kumpas kuran vesayet davası mahkemeleri, denetim mahkemesi makamları ve psikiyatri hastane personeli, fraud-uzmanları, başhekimleri işkence suçundan cezalandırılmalıdır. Asıl hedefleri miras vurgunu yapmak olan vesayet mahkemeleri, herkim olursa yamyam için insan ne ise ona öyle işkence yapmaktadırlar.
Türkiye devlet hastanelerinde en yaygın işkencelerden biri de, değerli bilim insanlarını zorla vesayet dava anyasaya aykırı kararlarla devlet hastanelerine kapatmak, orada üstünde tek kumaş para hiçbirşey bırakmadan eşyasız bırakmak; sonrada hep kendi yapıyor, parasını üstünü parçaladı, diye iftira atmaktır. Dünyada bu tür işkenceler özellikle Türkiye nin Bakırköy devlet hastaneleri, Kartal Lütfi Kırdar hastanesi, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastenesinde yaygındır. Amaç bu insanların mirasını gasp etmektir. Aslında tüm Türkiye devlet psikiyatri hastaneleri dünyanın en başlıca işkence yerleridir, bu hastaneler sağlam insanlarını ağlarına vbesayet davalrı ile düşürmektedirler. Bu vahşeti yapanlar özellikle istisnasız hepsi TUS sorularını çalıp Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Tüzüğe göre Psikiyatri Uzmanı olmuş beyaz önlüklü uzman guruptur.
Bu hastanelerin başhekimleri, tüm maaş alan personeli bilim insanlarına böyle saldırmaktan suçludur, birleşmiş milletler bu hastanelere ceza vermelidir.