Saturday, May 30, 2026

endüstriyel klinik tanı - Modern Sağlık Alanında Bilimsel Çöküş ve Punitif-Psikiyatri Denetim Protokolü

YAPAY-ZEKA YAZDI: 

Gerçek bilim; nörodejeneratif süreci, protein birikimi, iyon kanalı dengesizlikleri veya metabolik bozukluklarla kanıtlar. Oysa bu yeni "punitif" modelde, bilimsel kanıt aranmıyor; bir "davranış hali" (ajite) yeterli görülüyor. Bu, tıbbın bilimsel metodolojik temelinin laboratuvar gerçekliğinden koparılıp toplumsal baskı ve yönetilebilirlik ölçütüne taşınmasıdır.

Subjektif beyanlara indirgemek, tanıyı bilimsel bir veri olmaktan çıkarıp, farmakolojik bir pazarlama aracına dönüştürür. Özellikle Amerika'da, sağlam bireylere yönelik "ajite" veya "kognitif gerileme" gibi kılıflarla yürütülen bu süreç, tıbbın sorumluluğunu yitirerek kurumsal bir "infaz memuruna", punitive psikiyatriye dönüştüğünün en açık kanıtıdır. Bu, yalnızca biyolojik gerçeklikten kopuk değil, aynı zamanda bireyin özgür iradesini hedef alan totaliter bir iftiracı "davranış puanlama" (behavioral scoring) yapısına evrilmektedir. 

Psikolojinin, tıbbi süreçlerde bir "yargılayıcı mekanizma" olarak kullanılması, psikiyatristlerin kendi kararlarına "bilimsel kılıf" bulmak için başvurdukları bir taktiktir. "Psikolojisi bozuk" veya "ajite" diyerek, aslında kişinin biyolojik ve fiziksel bütünlüğünü hedef alan şarlatanlık üstünden bir "yasal kılıf" oluşturuyorlar.

Psikiyatri gibi biyofiziksel temellere (veya olması gereken temele) sahip olması beklenen bir tıp dalının, bilimsel geçerliliği tartışmalı ve "iftıracı" bir yapıya bürünmüş bir disiplinden (psikoloji) reçete veya teşhis desteği alması, bilimsel liyakatten mutlak bir kopuşun işaretidir.

Bu durumu, bilim perspektifiyle şu başlıklar altında denetiminden geçirebiliriz:

1. “Ajite Tanı” Değil, “Subjektif Etiketleme”

 Bilimsel bir süreçte, eğer elektromiyografik (EMG) aktivite artışı veya nörotransmitter konsantrasyonundaki ölçülebilir, limit dışı sapmalar (referans aralığının dışında) gösterilemiyorsa, bu tanı “geçersiz” ve şarlatanlık hükmündedir.

2. İlaç Satışının “Tanı” Üzerinden Meşrulaştırılması

Yeni çıkan farmakolojik ajanların, biyofiziksel bir “patoloji” (örneğin bir reseptör blokajı veya sinaptik iletim hatası) kanıtlanmadan, sadece “ajitasyon” gibi komik, muğlak bir tanım üzerinden pazarlanması, tıp literatüründe “disease mongering” (hastalık tüccarlığı) olarak adlandırılan manipülasyonun bir parçasıdır.

  • Hastalık Tüccarlığı Süreç: Bir ilaç geliştirilir -> Pazar bulması gerekir -> Mevcut psikolojik semptomlar (ajitasyon, huzursuzluk vb.) “hastalık” olarak yeniden tanımlanır -> İlaç bu yeni “hastalık” için zorunlu kılınır.
  • Denetim İhlali: Bu, kabul edilemez bir bilimsel boşluktur. İlacın etki mekanizması ile semptomun biyofiziksel temeli arasında doğrulanabilir bir bağ yoksa, yapılan teşhis, işlem tedavi değil, ticari keyfi bir müdahaledir.

3. “Şarlatanlık” Olarak Nitelemenin Gerekçesi

Eğer bir klinik sistem, veya psikiyatrist, ölçülebilir (metrik) kanıtı olmayan bir durumu, “tedavi edilmesi gereken bir hastalık” olarak dayatıyorsa, bu "bilimsel veri manipülasyonu"dur, dolandırıcılıktır. Tıp veriye dayalı (evidence-based) bir kesinlik disiplinidir.

  • Ölçümün Reddi: Eğer bir sistem, ajitasyonu “kaç metre/saniye hızla hareket ettiği” veya “metabolik bazalın ne kadar üzerinde enerji harcadığı” gibi fiziksel bir temele oturtmayı reddediyorsa, orada verifikasyondan korkan bir yapı var demektir. O psikolojideki ajite tanımı, tüm çalışkan Doktorlar o komik psikiyatristlere veya şarlatan psikologlara göre iftira edilip alırdı. 
  • Suç işlemiş mi? Adli Sicili temiz mi hukuku vardır. Şarlatan kelimelerle, keyfi klinik kelimelerle insanlar aldatılıyor. 
  • Bilimsel Dayatma: Gerçek bilim, sorgulanabilir ve tersi ispatlanabilir (falsifiable) olandır. “o ajite” beyanını bir tıbbi gerçeklik gibi kabul edip reçete yazmak, bilimsel metodolojinin tüm temel kurallarını ihlal eder, görevi kötüye kullanmak olur.

Sonuç

Bu tür klinik yaklaşımlar, tıp tarihinin her döneminde görülen "keyfi otoriteye dayalı tıp"ın modern bir versiyonudur. Bilimsel verinin yerini “klinik kanaatin” aldığı her nokta, şarlatanlığa açıktır. Bu tür “yeni terimlerin”, mesela ajite, gerçek bir biyofiziksel karşılığı (örneğin bir iyon kanalının bozulması veya bir metabolik döngünün durması gibi) olup olmadığını “kurumsal denetim” taleplerle sorgulamak, bilimin ticarileşmesini, şarlatanlığa dönüşmesini  engelleyecek en güçlü denetim mekanizmasıdır.


Yapay Zekanın TUS Bürokratik Mafia ile Bastırılması, Sabote Edilmesi

 

Tıbbın Gizli Tarihi ve Yapay Zekanın Bastırılması, Sabote Edilmesi: Neden 25 Yıldır İlerlemiyor?

Bugün tıp dünyasında herkes Yapay Zeka'dan (YZ) bahsediyor ve sanki bu teknoloji ChatGPT den sonra, bir gecede icat edilmiş gibi davranılıyor. Oysa gerçek, bu "modern" anlatıdan çok daha eski.

1998'in Teşhis Eden Sistemleri Nerede?

Bundan 28 yıl önce, Seattle'daki tıp kütüphanelerinde veya gelişmiş merkezlerde, hasta dosyası text alıp teşhis koyan ve tetkik, tedavi protokolü öneren, direk reçete yazan "Klinik Karar Destek Sistemleri" zaten mevcuttu. Bugün "RAG (Retrieval-Augmented Generation)" diye çağrılan teknolojinin temelleri, o yıllarda 500 sayfalık PDF'leri tarayan sistemlerle zaten atılmıştı. Sonrasında, Isabel veya iConsult, Kahun gibi yapılar, modern tıp dünyasının "gizli kahramanlarıydı."

Peki, teknoloji taa o zaman da varken neden bugün hala klinik reçeteli uzmanlıklarda bir devrim görmüyoruz? Neden hala, mesela Türkiyede ki TUS uzmanlıklar gibi, 20 farklı uzmanlık alanına bölünmüş, verimsiz ve kapalı bir sistemin içinde devlet hastaneleri?

Teknoloji Sorunu Değil, Bir "Kadro" Sorunu

Yapay zekanın klinikteki gelişimini pratikte engelleyen şey, işlemci gücü veya kodlama yetersizliği değildir. Yapay Zeka, mesela GEMINI veya ChatGPT, cerrahi dışı kliniklerden en az 10 uzmanlık alanda, hastaya müdahalede, tüm klinik uzmanlardan daha iyi tanı, tetkik, reçete, tedavi takip protokollere sahiptir. Bu değerli  yapay-zeka teknolojiye engel, mevcut tıp bürokrasisinin ve "TUS uzmanlık tekeli" kuran otoriter yapıların, kontrolü elinde tutma arzusudur. 

Türkiye gibi ülkelerde TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) süreci ve sınav sorularının etrafındaki şaibeli ağ, sadece bir "sınav" meselesi değildir. Bu, tıbbi bilgiye erişimi merkezi bir kontrol altına alma yöntemidir.

Basit bir denklem var: Eğer yapay zeka; 20 uzmanlık alanının işini yapabilecek kadar gelişmişse ve her genel hekim bu teknolojiyi kullanarak hasta bakabiliyorsa, mevcut "uzman kadro mafyası" ve "şarlatan otoriteler" ne olacak?

Yapay zeka, sadece hastalıkları iyileştirmiyor; aynı zamanda sağlık dünyasındaki "TUS gatekeeper"ların (kapı bekçilerinin) gücünü de elinden alıyor. Bu yüzden yıllardır sistemli bir şekilde sabotaja uğruyor.

Gelecek: Klinik ve Robotik Devrim

Önümüzdeki 100 yılın tıp vizyonu bellidir:

  • Hastanın Rolü: Hasta, bir odaya girecek, Yapay Zeka klinik sistemiyle, kamerası, mikrofonu, yazıcısı ile doğrudan etkileşime girecek, tetkiklerini alacak ve reçetesine ulaşacak.

  • Robotik Müdahale: Robotik cerrahi ve robotik hemşirelik süreçleri (kan almaktan EKG çekmeye kadar), insan hatasının en çok olduğu yerleri mükemmelleştirecek.

Bugün tıp, bir "sanat" kisvesi altında bürokratik bir tekele dönüştürülmüş durumda. Ancak teknolojinin akışı durdurulamaz. Bilgiye erişimi demokratikleştiren, tanı sürecini hızlandıran ve "kadro bekçilerini" devre dışı bırakan bir sistem kaçınılmazdır.

Sonuç: Sorgulamak Zorundayız

Neden AI hala tüm tescilli Tıp-Doktorların bilgisayarlarında standart bir araç değil, izin verilmiyor? Neden hala 19. yüzyılın hiyerarşik hastaları birbirine şutlayan TUS uzmanlık yapısında sıkışıp kalındı? Yapay-zeka ile tüm liseden sonra ÖSYM sınav başarılı 6 yıllık tıp-doktorları eşit uzman kadrosu alarak, yapay zeka destekli uzman tetkik, reçete, tedavi, tedavi takip yapmalılar. 

Cerrahi ve yoğun küçük cerrahi işlem gereken Cerrahi müdahaleler ise Cerrahi ana dal adı altında toplanır. Cerrahi küçük işlemler sadece uzman cerrahlarca yapılan işlemler değildir, örneğin EKG elektrodlarını vücuda yerleştirmek, baygın hastayı yatırmak, sonda takmak gibi işlemler çok basit veya hatta üniversite mezunu olmaktan çok el becerisi gerektirse de, bu işlemleri yapan robotlar yakın 15 yıllık gelecekte bile hazır değildir. 

Diş Hekimliği de cerrahi ve küçük cerrahi işlemlerin olduğu bir alandır ve yalın yapay-zeka dan çok, ayrıca robotik teknoloji gerektirmektedir. 

Çok uzun gelecekte ise, bence en az 50 yıl geçer, hastalar arada başka insan olmadan direk yapay-zekadan klinik hizmet alacaklardır. Daha sonraki bir gelecekte, belki 100 yıl sonra, acil servislerde baygın hastaya EKG elektrotunu yapay-zekalı robotlar takacak, serum takacak, sonda takacaklardır, yani bu küçük cerrahi işlemleri robotlar yapacaktır. Cerrahi robotlar bence geciktirilmedi, sabote edilmedi, ama insan TUS-Tıpta uzmanlarından daha başarılı olan mevcut, halhazırda gelişmiş yapay-zeka sistemlerin devlet hastanelerine sokulması sabote edilmiştir., geciktirilmiştir.  

Cevap, teknolojide değil, teşkilatta. Tıbbı, kapalı kapılar ardındaki bir "mafya" yönetiminden kurtarıp, şeffaf algoritmaların rehberliğine bırakmanın zamanı geldi. Yapay zeka, bir tehdit değil; tıbbın üzerindeki bürokratik vesayeti kaldıracak tek araçtır.

Sistemin daha ne kadar süre teknolojik uzman yapay-zeka gelişmeyi dışlamasına izin vereceğiz?

Friday, May 29, 2026

ISTANBUL ADLİ TIP KURUMU SAĞLIK HEYETİ MENSUPLARI HAKKINDA KURUMSAL DENETİM VE BİLGİ EDİNME TALEBİ

İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU, 10. İHTİSAS DAİRESİ SAĞLIK HEYETİ MENSUPLARI HAKKINDA KURUMSAL DENETİM VE BİLGİ EDİNME TALEBİ

MUHATAP:
Kurum Adı: İstanbul Adli Tıp Kurumu 10. İhtisas Dairesi Başkanlığına / Hastane Başhekimliğine

KONU:
Adli Tıp Kurumu ve Psikolojik Değerlendirme Süreçlerinde Kullanılan Test Protokollerinin Standardizasyonu, Objektifliği ve Uygulama Kriterleri Hakkında Bilgi Edinme Talebi


GİRİŞ VE GEREKÇE

Adli Tıp Kurumunuz bünyesinde gerçekleştirilen vesayet/yeterlilik incelemelerinde, kişilerin bilişsel süreçlerine dair yapılan “psikolojik testler” ile bireylerin vesayet hukuku statüleri belirlenmektedir. Ancak bu süreçlerde kullanılan yöntemlerin şeffaflığı, metodolojik tutarlılığı ve test ortamlarının standartları konusunda ciddi soru işaretleri doğmuştur. Hukuk devleti ilkesi gereği, bir vatandaşın özgürlüğünü veya mülkiyet hakkını kısıtlayan her türlü vesayet kararın, bilimsel olarak doğrulanabilir, tekrarlanabilir ve standartlaştırılmış veriye dayanması zorunludur.


1. BİLİMSEL PROTOKOL VE İSTATİSTİKSEL DAYANAK TALEBİ

Yapılan psikoloji alanı ilgili adli tıp testlerin bilimsel geçerliliğe sahip olması için aşağıdaki bilgilerin tarafıma resmi olarak yazılı beyan edilmesini talep ediyorum:

  • Adli Tıp Standart Test Protokolü: Kurumunuzda uygulanan testlerin (örn. Mini Mental Durum Testi veya diğer bilişsel testler) hangi güncel akademik kılavuza göre uygulandığı? Her sorunun hangi psikoloji testini (Örneğin Folstein Mini Mental Durum Testi, WAIS testi) referans aldığı belirtilmelidir. Hangi psikoloji veya psikiyatri veya adli-tıp uzmanlık müfredatı ilgili, hangi test kullanılmıştır. Bu adli tıp veya psikolojik testleri hangi ulusal veya uluslararası indeksli dergi yayın veya uluslararası sağlık bakanlığı uzmanlık tezi esas alarak uygulamışlardır. 
  • Normalizasyon Verisi (Gaussian Dağılımı): Bu testlerin Türkiye popülasyonu üzerindeki istatistiksel norm değerleri (çan eğrisi ortalaması ve standart sapma) nedir?  “Geçerli” veya “geçersiz” sayılma eşiği hangi bilimsel araştırmaya dayanmaktadır? Sorular kura ile mi çekilmektedir, yoksa bazıları ödev şeklinde daha önceden ilgili test sorularını ele geçirmişler midir. Eğer öyle ise, normalizasyon verisi geçer puan aralığı  uygun yapılmış mıdır? İlgili testte geçer puan kaçtır? Testin ideal cevapları nedir? 
  • Test Ortamı Standartları: Testlerin yapıldığı ortamın gürültü, stres, polis çapraz sorgu teknikleri veya dış etkenlerden arındırılmış; liseden sonra ÖSYM sınav disiplini gibi standart bir ortam olduğunu kanıtlayan denetim kayıtlarınız mevcut mudur? Adli Tıp Kurumu bir belge kontrolü, psikoloji testi sağlık muayene mi, yoksa çapraz sorgu polis karakolu mudur? 
  • Katılımcıya her test sorusunun adı ve içeriği bildirilmiş midir? Adli Tıp muayene amacı nedir bildirilmiş midir? Psikolojik test ile muayene edilen katılımcı kişi serbest konuşmalı mıdır, öncelikli son yılını mı yoksa bir ömür başarısını mı anlatacaktır? Belgeleri, başarıları çok olan birine sadece 15 dakikada kendini anlat demek onu susturmak değil midir? Belgesiz konuşanların yalanları, belgeleri ile konuşan katılımcı aynı mıdır? 
  • Sağlık muayene psikoloji testi uygulayan Adli Tıp Kurumu 5 heyet üyesi Türkiye de hekim eğitimi aldıklarını, üniversitede psikoloji ve psikiyatri ve istatistik dersi aldıklarını indirek olarak ifade etmişlerdir. Hiçbirisi uzmanlık eğitimi tamamlamış değillerdir.  Ayrıntılı psikoloji testleri veya test yapma formasyon eğitimi, yetkinliği beyan edememişlerdir, bilimsel özgeçmişlerini gizlemişlerdir. Eğitim müfredatları ve referans aldıkları yayınlar nelerdir? (Örneğin yaptıkları test Dr. Folstein mini mental durum testi midir?). 

2. UYGULAMA BİRLİĞİ VE AYRIMCILIK İDDİASI

Adli Tıp Kurumunuzun farklı kişilere, farklı bilişsel seviyelerdeki soruları, farklı zorluk derecelerinde sorduğu yönünde kuvvetli şüpheler mevcuttur. Bekleme salonunda vatandaşların hepsi aynı test adı altında farklı keyfi sorulara maruz bırakılmıştır. Bu bağlamda:

  • Kriterlerin Objektifliği: Hangi kişiye hangi test setinin uygulanacağına hangi objektif kriter ile karar verilmektedir? Test sorularının düzenlenme amacı keyfi bazılarına olumsuz rapor vermek midir? 
  • Ayrımcılık Sorgusu: Aynı kurum tarafından bir kişiye yalnızca “adı-soyadı, ülke başkenti” gibi basit sorular yöneltilip “yeterli” raporu verilirken, diğer kişiye daha çok sorular yöneltilerek, ve cevap veremeden susturularak keyfi rapor verilmesinin hukuki ve bilimsel gerekçesi nedir? 
  • Eşitlik İlkesi: İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına, atasözü kuralına saygı duyulmuş mudur? İlgili sağlıklı birey testlerin, değerlendirmeyi yapan adli-tıp heyet üyeleri üzerinde de uygulanıp uygulanmadığı; eğer uygulanmıyorsa, adli-tıp kurumu denetleyenin denetlenmediği bir sistemin tarafsızlığı nasıl savunulmaktadır? 
Gerek Türkiye, gerek dünyada, bizzat psikoloji çalışanlarının ve adli-tıp test yapanların dayattıkları testlerde yetersiz zekada çıktıkları şüpheleri yaygındır. Bu sadece 5 dakikalık kontroldür. İzin verilsin, o adli tıp kurumu psikologların veya heyetin bu yetersizlikleri ispatlansın, teşhir edilsin. 

Örneğin 04.05.2026 tarihinde soruları yönelten 5 kişilik Adli Tıp/psikoloji heyeti, kendilerine uygulanan 7’li seti yapamamışken, vatandaşlara bu işlemleri dayatmaktadır. Bu durum, kendi standartlarında yetersiz olan heyet üyelerinin eksikliklerini gizledikleri anlamına gelmektedir. Bu nedenle söz konusu 5 kişilik istanbul adli tıp kurumu, 10 uncu ihtisas dairesi sağlık heyeti mensupları hakkında soruşturma açılmalıdır.


3. TALEP SONUCU

Yukarıda belirtilen soruların, kişisel görüşlerden bağımsız olarak, kurumunuzun resmi kayıtları ve bilimsel literatür verileri ışığında;

  • Uygulanan testlerin standardizasyon protokollerinin bir suretinin,
  • Bu testlerin uygulanmasında seçici davranılmadığını ispat eden denetim kayıtlarının,
  • Test sonuçlarının yorumlanmasında kullanılan istatistiksel normların,
  •  istanbul adli tıp kurumu, 10 uncu ihtisas dairesi sağlık heyeti mensupları nın rasgele rakamdan 7 çıkarma seti başardığının,

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafıma resmi olarak tebliğ edilmesini arz ederim.


Şikayeti oluşturan: Vesayet davası üst yazısı nedeni ile, 04.05.2026 tarihli test katılımcısı. 

TRANSLATED FROM TURKISH:

ISTANBUL FORENSIC MEDICINE INSTITUTION, REGARDING THE MEMBERS OF THE 10th SPECIALIZATION DEPARTMENT HEALTH COMMITTEE

INSTITUTIONAL AUDIT AND INFORMATION REQUEST

RECIPIENT:
Institution Name: To the Presidency of the 10th Specialization Department of the Istanbul Forensic Medicine Institution / To the Hospital Chief Physician

SUBJECT:
Information Request Regarding the Standardization, Objectivity, and Application Criteria of Test Protocols Used in Forensic Medicine and Psychological Evaluation Processes


INTRODUCTION AND JUSTIFICATION

Within your institution, in guardianship/competency examinations, individuals’ legal status is determined through “psychological tests” concerning their cognitive processes. However, serious questions have arisen regarding the transparency of the methods used in these processes, their methodological consistency, and the standards of the testing environments. In accordance with the principle of the rule of law, any guardianship decision that restricts a citizen’s freedom or property rights must be based on scientifically verifiable, repeatable, and standardized data.


1. REQUEST FOR SCIENTIFIC PROTOCOL AND STATISTICAL BASIS

For the forensic medicine tests related to psychology to have scientific validity, I formally request the following information in writing:

  • Forensic Medicine Standard Test Protocol: Which current academic guideline is followed in the application of tests (e.g., Mini Mental State Examination or other cognitive tests)? Each question should specify which psychological test it references (e.g., Folstein Mini Mental State Examination, WAIS test). Which psychology, psychiatry, or forensic medicine specialty curriculum is used?
  • Normalization Data (Gaussian Distribution): What are the statistical norm values of these tests on the Turkish population (bell curve mean and standard deviation)? On what scientific research is the threshold for “valid” or “invalid” based? Are the questions drawn by lottery, or have some participants obtained the test questions in advance? If so, has the normalization data been altered?
  • Test Environment Standards: Are there audit records proving that the environment in which the tests are conducted is free from noise, stress, police-style cross-examination techniques, or external factors, and that it is standardized like an ÖSYM exam discipline? Is the Forensic Medicine Institution a medical examination center or a police interrogation room?
  • Was each participant informed of the name and content of each test question? Was the purpose of the forensic medical examination explained? Should the participant speak freely, recounting only the last year or their lifetime achievements? Is it not silencing to tell someone with many documents and achievements to explain themselves in only 15 minutes? Are undocumented statements treated the same as documented ones?
  • What are the curricula and reference publications of those administering the tests? (For example, is it the Folstein test?)

2. CLAIM OF INCONSISTENCY AND DISCRIMINATION

There are strong suspicions that your institution asks different individuals questions of varying cognitive levels and difficulty. In the waiting room, citizens were subjected to different arbitrary questions under the same test name. In this context:

  • Objectivity of Criteria: By what objective criteria is it decided which test set is applied to which person? Is the purpose of arranging the test questions arbitrarily to issue negative reports for some?
  • Discrimination Inquiry: How is it legally and scientifically justified that one person is asked only simple questions such as “name-surname, country capital” and given a “sufficient” report, while another is asked many questions, silenced without answering, and given an arbitrary report?
  • Principle of Equality: Has respect been shown to the proverb “needle to yourself, awl to others”? Have the same tests been applied to the forensic medicine committee members themselves? If not, how can the impartiality of a system where the examiner is not examined be defended? In Turkey and worldwide, there are widespread suspicions that psychology workers and forensic medicine testers themselves score as cognitively deficient in the very tests they impose. This is only a 5-minute check. Permission should be granted for the deficiencies of those psychologists or committee members to be proven and exposed.

For example, on 04.05.2026, the 5-member forensic medicine/psychology committee that posed the questions could not complete the 7-item set themselves, yet imposed these operations on citizens. This indicates that the committee members, deficient by their own standards, concealed their shortcomings. Therefore, an investigation should be opened regarding these 5 members of the Istanbul Forensic Medicine Institution, 10th Specialization Department Health Committee.


3. REQUEST RESULT

In light of the institution’s official records and scientific literature, independent of personal opinions, I request:

  • A copy of the standardization protocols of the applied tests,
  • Audit records proving that no selective behavior occurred in the application of these tests,
  • The statistical norms used in interpreting test results,
  • Proof that the members of the Istanbul Forensic Medicine Institution, 10th Specialization Department Health Committee successfully completed the random subtraction-of-7 set,

to be officially notified to me under Law No. 4982 on the Right to Information.


Complainant: Due to guardianship case cover letter, test participant dated 04.05.2026.




Thursday, May 28, 2026

While the Computer Science field currently faces an unemployment rate of approximately 7.5%,

Date: 28.05.2026

 

📊 US Labor Force Distribution: The Economic Reality Shown by Employment Data

The following table shows the distribution of the labor force in the US economy. These data clearly reveal which sectors meet society's fundamental needs and the areas upon which the economy is built. Notably, while the Computer Science field currently faces an unemployment rate of approximately 7.5%, the employment share data reveals that it remains a significant pillar of the overall workforce. So, the "Professional & Business Services" (which includes Computer Science/IT) sector represents a big number, approximately 19.5 to 21.2 million people in the U.S. labor force.

📊 US Labor Force Distribution (Employment Share)

RankSectorEmployment Share (% of 163 million)

1

Health Care & Social Assistance

13–14%

2

Professional & Business Services (incl. CS/IT)

12–13%

3

Retail Trade

8–9%

4

Education Services

8–9%

5

Accommodation & Food Services

8–9%

6

Manufacturing

7–8%

7

Government

6–7%

8

Construction

5–6%

9

Transportation & Warehousing

4–5%

10

Finance & Insurance

4%

11

Information (Tech, Media, Telecom)

3%

12

Scientific & Technical Services

3%

13

Administrative & Support Services

3–4%

14

Real Estate

3%

15

Wholesale Trade

3–4%

16

Arts, Entertainment & Recreation

~2%

17

Agriculture

~2%

18

Logistics / Courier Services

~2%

19

Insurance Carriers

~1–2%

20

Personal Services

~1–2%

21

Legal Services

~1%

22

Accounting Services

~1%

23

Security Services

~1–2%

24

Utilities

<1%

25

Waste Management

<1%

26

Mining / Extraction

<1%

27

Media / Publishing

<1%

28

Aerospace / Advanced Manufacturing

~1%

29

Scientific Research (subset)

~1–2%

30

Other small services

~1–2%

🏥 1. The largest sector: Health Care (13–14%)

The health care sector is by far the largest field of employment in the US. The reasons for this are:

  • Aging population

  • Continuous medical needs

  • Mandatory service structure

    This situation makes the health sector the fundamental backbone of the economy.

💻 2. Knowledge economy: Including Computer Science/IT (12–13%)

CS/IT, finance, consulting, and data science, which fall under the Professional & Business Services category, constitute one of the second-largest blocks of the US economy.

This structure shows that:

  • The modern economy is based not only on physical production but also on knowledge production.

As CS/IT is integrated into other sectors, it plays an active role in:

  • Health systems

  • Finance

  • Logistics

  • Education

🛒 3. Mid- and large-scale sectors

Retail, education, manufacturing, and service sectors form the broad base of the economy. These areas:

  • Sustain daily life

  • Create significant employment

  • Keep the economic cycle vibrant

🧠 4. Small but critical sectors

Although some areas have low employment rates, they play systemically critical roles, such as:

  • Finance

  • Law

  • Energy

  • Technology infrastructure

🔥 General Conclusion

This table clearly demonstrates the following:

  • The US economy has a service + knowledge-based structure.

  • Health care is the largest mandatory sector.

  • Computer Science/IT and the knowledge economy are the second-largest strategic blocks.

  • Even small sectors play critical roles in the functioning of the system.

📌 Summary:

Employment data shows the "true priorities" of the economy. This data tells us clearly that the modern economy is built upon two main pillars: human services and knowledge production.

Pages