Aşağıda psikologların utanmadan üniversitede ders diye öğrendikleri şarlatan fikirleri var. Psikoloji fakülteleri değerli bilimcilere iftira atma eğitimi veren, neredeyse burçlar gibi 12 çeşit insan kişilik dışında insan yoktur diyen değerli insan tanımını, bilimsel biyografi, özgeçmiş, eğitim yok farzeden şarlatanlıktır. 1986 dan bu yana ancak soru çalıp TUS uzman olmuş sağlık bakanlığı şarlatan TUS psikiyatrist ve psikologlar, adli tıp kurum personelleri vesayet dava hakimleri ile el ele değerli bilimcilere bu şarlatan psikoloji/psikiyatri yalanlarla iftira heyet raporları düzenlemektedir. Dünya biliminde hiçbir saygınlığı olmayan, 1986 dan sonra tüm psikiyatristlerin soru çalarak TUS uzman olduğu bir şarlatan sözüm ona uzman belgeli gurubun; değerli insanlara, bilime saldırmak için uydurduğu TUS bürokratik mafya bu uzmanlık bu şarlatanlığın omurgasıdır. Ya böyle soru çalıntılı TUS uzmanlık yapacaklar, uyduracaklar, yada sahte diplomalarla devletin çetelerine baskı silahı sahte diploma ayarlayacaklar, gerçek diplomaların değerini aşağılayacaklar. Türkiye de bunların dolandırıcıklarının yok edemeyeceği bilimci, yok edemeyeceği gerçek bilim yoktur. Ve suç izi bırakmamak için vesayet dava hakimlerinin kurgu müzekkerelerini kullanırlar. Mesele sağlıklı, adli sicili temiz bilimcileri hukuk adı altında anayasaya aykırı müzekkerelerle bilimcileri, insanları adli tıp gözleme alıp, orada mesela soğuk fiziksel işkence ile değerli insanlara zarar vermektir, onlara denek muamele yapmaktır. Ayrıca, belki ilk adli tıp kurumu gözlem ,ihtisas birimde iftiradan kurtulsa bile, vesayet dava hakimlerinin hiç bitmeyen kumpas organizasyonları ile adli-tıp-kurumun anayasaya aykırı gözlemleri, adli-tıp-kurulların yalan iftira heyet raporları ile, eninde sonunda değerli bilimcileri punitive psychiatry devlet hastanelerine onlara orada bedensel zarar, bedensel iatrojenik zarar için yollarlar.
Türkiye devlet psikiyatri hastanelerinin karanlık iatrojenik işkence yüzü tüm dünyaya ifşa edilmeli, akrediteleri alınmalıdır. Yanlış olan bu şarlatanları tek bir formda, tek bir online tiklamalı formla şikayet etmenin bile engellenmiş, düşünülmemiş olmasıdır. Bir bilimci, dünyaca başarılı çift anadal başarılı bir bilimciyi vesayet davaları şarlatan psikologların iftiraları ile anayasayı çiğneyen vesayet hakimleri vesayet altına alıp parasını gasp etmektedir. Psikologların esas alındığı heyet raporları iftiradır, diye bir form bir saniyede tüm dünyaya, birleşmiş milletler, savcılık tüm dünyaya anında ilan olunmalıdır. Şarlatan psikologlar, iftira heyet raporları verenler anında soruşturulmalı, cezalandırılmalı, mesleklerinden men edilmeli, iatrojenik bedensel zarar vermeyi koruma, tedavi altında yapma ağır suç olmalıdır. Maalesef tüm dünyada şarlatan psikologlar vesayet davası hırsız hakimlerle el ele gittikçe daha güçlenip masum bilimcilere, insanlara iftira atmakta, dünya bu işkenceye sus kalmaktadır. Dünyada da hukuk, insan hakları yoktur. Özellikle devlet psikiyatri hastanelerinin karanlık işkence, iatrojenik bedensel zararlarına karşı mücadele yoktur.
Örneğin koskoca bilim insanı, eserleri olan bir bilim insanının biyografisini çöpe atıp, onu resim uzmanı olmaya zorlayan psikologlar şarlatandır. Karşısında 5 yaşında çocuk varmış gibi resim dayatılması, resim alanı dayatması psikoloji şarlatanlığıdır. Değerli bilim insanı, bilgisayar biliminde yeni en az 100 tane proje yapmış, algoritmalar bilişsel yetkinlikleri başarılı not almış, konuşması başarılı birine, TAT psikoloji test resimlerini sunup bunları açıkla demek, mevcut ispatlı bilimsel kişiliğe hakareti ve yok saymalarıdır. Belki 5 yaşında birine bu resimler sorulur, anacak biyografisi, özgeçmişi, çift anadal diplomalı, adli-sicili temiz birine kişilik bakacak diye saçma alan seçmediği resim alanı resim dayatma psikoloji alan şarlatanlığıdır. İllaki 12 burçtan birine uydurmaya benzer bu. Veya gerçekler gelecek için olacakları söylerken, kahve falı ile kehanette bulunmaya benzer. Nasıl olurda bu anarşist psikoloji alanı fakülte ve üniversiteler bu şarlatanları serbestçe yetiştirirp gerçek bilimcilerin üstüne salabiliyor.
Resim sanatı bu arada vardır, yasak olması gerekmez, ancak mesela kıçında 5 santim bok olan bir resim üstünde veya benzeri hiç estetik olmayan lunapark korku tüneli gibi görüntülerde, biri öbürüne işkence anlatıyor, yaşlı insanlar sanki hilkat garibeleri, çirkin yaratık gibi sunan veya benzeri gibi sahneler üstünde konuşma yaptırıp (TAT resim kartları-bu sahnede ne oluyor? Karakterler ne hissediyor? Olayın sebebi ne olabilir? Bundan sonra ne olacak?), bu resimde bunu anlattı/anlatmadı deyip, o halde kişilik şu deyip, ortada 60 yıllık bir biyografi, bilimsel eserli, çift anadal diplomalı birine bok atmayı sadece vesayet dava şarlatan hakim ve şarlatan devlet hastane psikologları yapar. Mesela bir TAT testi resim her yaş kendince güzeldir ilkesine aykırı konuşmadan konuşulacak bir resim değildir. Psikoloji alanı çok demodedir, bilim değildir, burçlara göre kehanetten öte olamamış alandır. Buna rağmen psikiyatri ve nöroloji ve vesayet davaları bu bilim dışı büyücülük benzeri şarlatan alanın savsata heyet raporları ile değerli bilimcilerin parasını gasp etmektedirler.
Bu işkence anayasaya aykırı bedensel iatrojenik zarar vermenin suçunu örtbas için vesayet dava hakimleri sürekli şarlatan hukuk kararlarını vesayet davası mahkeme dosyasına koyar. İtirazlar çöpe atılır. Böylece değerli bilim insanı ölüme veya hatta bakırköy devlet hastanesinde iatrojenik işkenceye maruz kalarak ölse, hiçkimse suçluyu yakalayamaz. Vesayet dosyasındaki müzekkerelerle işte suç ebediyen hukukla yakalanmaz hale getirilir. Olayı, haa o mu yazık, yaşlanınca kendini kaybetti, onu vesayet korumasına aldık, parasına maaşına bakacak durumu yoktu deyip, kendilerinin parasını gasp ettiklerini, hukuk adı altında değerli bilimcinin parasını gasp edip onu ölüme asıl vesayet dava organize müzekkere, hükümle ittiklerini kolayca gizlerler. Vesayet Davaları tüm dünyada en cani gasp mahkemeleridir.
PSİKOLOJİ ALANIN DOGMA ŞARLATANLIĞI: SATIR SATIR İFŞA
Şarlatan Psikolog Metini: "Psikolojik Kişilik bozuklukları, bireyin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin bir şekilde sapan, katı ve yaşam boyu süregelen içsel deneyim ve davranış örüntüleri olarak tanımlanır."
Eleştiri: "Kültürün beklentisi" denilen şey aslında "ortalama/sıradan olanın diktasıdır." Kültür yanlışlığı sadece adli-sicilde suç hanesidir, eski şarlatan dincilerden aldıkları kültür beyni bilim almayan psikologların savsata alanıdır. Kültür dersi bok olsaydı, seri katilleri kültür eğitimle yok ederdik. Kültür değerli bir bilim insanı olmaktır, kaliteli eserdir, diplomadır. Kültür dersi yoktur. Kültürlü sahte diplomalı birine, TUS soru çalarak psikiyatri uzman olmuş birine denmez. Ayrıca kültür kelime yanlış gereksiz kullanılmaktadır, şarlatan psikologların vesayet davalarında iftira atma bahanesidir. Psikologlar kendileri asıl bilim dışı gereksiz kelime kavramı üreten beyin hastalıklı insanlardır. Psikologların geri zekaları ile Türkiye devlet hastaneleri üstünden bilime, değerli bilimcilere verdikleri zarar artık sona ermelidir.
Üstün zeka ve yüksek liyakat, ortalamadan her zaman sapar. Bu sapmayı "bozukluk" olarak kodlamak, vasatlığı kutsamaktır.
Psikologlar kendileri liseden sonra ÖSYM de ortalamanın altında puan alınca hasetliklerinden, vasat olmayan başarılı Tıp Doktoru olanlara karşı şarlatanlık uydurmuşlardır.
Şarlatan Psikolog Metini:"Bu örüntüler; biliş (kendini ve dünyayı algılama), duygulanım, kişilerarası işlevsellik ve dürtü kontrolü alanlarında klinik düzeyde bozulmaya yol açar."
Eleştiri: "Klinik düzeyde bozulma" tamamen öznel bir yorumdur. Bir bilim insanının yoğun çalışma temposu, başkaları için "bozulma" gibi görünse de, aslında yüksek bir bilişsel verimliliktir.
Şarlatan Psikolog Metini:"Genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başlayan bu yapılar, zamanla yerleşik hale gelir ve bireyin iş, sosyal ve özel yaşamında ciddi uyum sorunlarına neden olur."
Eleştiri: Uyumsuzluk iddiası asılsızdır. Yıllarca akademik zirvelerde yer almış, tescilli doktorluk ve bilim insanlığı yapmış birinin "uyum sorunu" yaşadığını iddia etmek, o kişinin kanıtlanmış mesleki tarihini hiçe sayan bir iftiradır.
Klinik Sınıflandırma (Kümeler):
Şarlatan Psikolog Metini:"Küme A (Eksantrik ve Tuhaf Davranışlar): Sosyal izolasyon ve bilişsel süreçlerdeki alışılmadık tutumlar ile karakterizedir."
Eleştiri: "Eksantrik" yaftası, sistemin anlayamadığı zekayı "tuhaf" olarak damgalama kurnazlığıdır.
Şarlatan Psikolog Metini:"Paranoid Kişilik Bozukluğu... başkalarının niyetlerinin kötü niyetli olduğuna dair sürekli bir tetikte olma hali mevcuttur."
Eleştiri: Haklı bir temkinli olma durumunu "paranoya" olarak yaftalamak, kişiyi savunmasız bırakma girişimidir.
Şarlatan Psikolog Metini:"Şizoid Kişilik Bozukluğu... yalnızlığı tercih etme eğilimi."
Eleştiri: Yalnızlığı, düşünce üretmek ve odaklanmak için tercih eden bir bilim insanını "bozuk" ilan etmek, entelektüel derinlik düşmanlığıdır.
Şarlatan Psikolog Metini:"Küme B (Dramatik, Duygusal ve Düzensiz Davranışlar)... Narsisistik Kişilik Bozukluğu: Büyüklenmecilik, hayranlık beklentisi."
Eleştiri: Başarıyı talep etmek ve üstün olduğunu bilmek "narsisizm" değildir; özgüvendir. Vasatların, başarıya tahammülsüzlüğünün klinik ambalajıdır.
Şarlatan Psikolog Metini:"Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Başkalarının haklarını yok sayma..."
Eleştiri: Kendi alanında en üst seviyede olan birinin, liyakatsiz otoriteleri yok saymasını "antisosyal" olarak damgalamak, sistemin kendini koruma refleksidir.
Şarlatan Psikolog Metini:"Küme C (Kaygılı ve Korkulu Davranışlar)... Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu: Mükemmeliyetçilik, ayrıntılara aşırı odaklanma."
Eleştiri: Bir bilim insanı için mükemmeliyetçilik ve detaycılık "hastalık" değil, profesyonel bir zorunluluktur. Bunu "bozukluk" diye satmak, bilimin ruhuna hakarettir.
Etiyoloji ve Müdahale:
Şarlatan Psikolog Metini:"Kişilik bozukluklarının kesin bir 'tek nedeni' yoktur; ancak güncel tıp literatürü, bu durumun biyopsikososyal bir modelin sonucu olduğunu kabul eder."
Eleştiri: "Biyopsikososyal" kılıfı, hiçbir kanıtı olmayan spekülasyonları gizlemek için kullanılan bir kelime oyunudur.
Şarlatan Psikolog Metini:"Bireyler genellikle davranışlarının 'doğal' veya 'haklı' olduğunu düşündükleri için bu durumu bir sorun olarak algılamakta güçlük çekerler."
Eleştiri: Bu "gazlighting" (psikolojik manipülasyon) yöntemidir. "Sen bilmezsin ama biz senin hasta olduğunu biliyoruz" demek, tamamen falcı ve şarlatan argümanıdır.
Şarlatan Psikolog Metini:"Tedavi sürecinde, bireyin kendi davranışlarının sonuçlarını fark etmesini sağlayan uzun süreli psikoterapi... temel yöntem olarak kabul edilir."
Eleştiri: "Tedavi" dedikleri şey, aslında kişiyi özgün karakterinden koparıp, sisteme uyumlu bir "vasat" haline getirme (değerli kişiliği imha etme) sürecidir.
Genel Değerlendirme: Bu psikologlarca ileri sürülen metnin her kelimesi, "sicili temiz ve liyakati yüksek olanın" iradesini gasp etmek için kurgulanmış birer tuzaktır. Eğer bir kişi mesela liseden sonra ÖSYM sınav dereceleriyle, akademik unvanlarıyla, üstün kaliteli bilimsel eserleri ve temiz bir adli sicille başarısını tescillemişse, onun özgeçmişini haset psikologların yaptığı gibi çöpe atmak, ona "kişilik bozukluğu" yaftası vurmak, bilimi değil, şarlatanlığı kullanmaktır. Bu psikologlarca iddia edilen metin, tıbbi bir gerçeklik değil, bağımsız değerli bilimcilere, zekalara karşı yürütülen bir " suikast" kılavuzudur. Bu şarlatan kılavuz ile vesayet davaları kurgu ile değerli bilimcilere işkenceler organize etmektedir.
Özetle:
Psikologların bu cümleleri; liyakatli insanları, onların kendi başarıları ve özsaygıları üzerinden vurmak için kurgulanmış bir "dil oyunudur."Psikologlar kendi vasat aşağı düzeylerine başarılı insanları indirmeye her türlü kötülükle, iftira ile uğraşır.
Kişinin diploması, eğitimi, eserleri, başarılı biyografisi tescilli varken; "kişilik" derler.
Kişinin başarısı varken; "narsisizm" derler.
Kişinin disiplini varken; "obsesyon" derler.
Kişinin haklı direnci varken; "paranoya" derler.
Bu cümleler, bilimsel birer teşhis değil, bağımsız zekaları ve iradeleri kötü niyetli hakimlerle el ele vesayet altına almak için uydurulmuş şarlatanlık sloganlarıdır. Adli sicili temiz, bir hayat birimli bir insan için, bu cümlelerin tamamı yok hükmündedir.