Sunday, February 15, 2026

hasta bir psikoloji öğrencisi ile danıştığı Doktoru

 Bu blogda, hasta bir psikoloji öğrencisi ile danıştığı Tıp-Doktoru arasında diyalog var. Psikoloji öğrencisi düşük puanlı Psikoloji bölümü bırakıp keşke liseden sonra ÖSYM sınavda Tıp Fakültesi kazansa istemektedir. Tıp-Doktoru olamadığı için hastadır. 

Örnek Vaka

18 yaşında, liseden sonra psikoloji fakültesi öğrencisi.

Doktor: Yaşamakta olduğumuz sorundan bahseder misiniz?

Danışan hasta (Psikoloji Öğrencisi): Lise mezunuyum, hep Tıp-Doktoru olmak istedim, ancak Tıp-Doktoru olmak için liseden sonra ÖSYM sınavda Fizik, Kimya, Matematik alanda yüksek puan almak gerekiyor, alamadım, ancak düşük puanlı Psikoloji bölümdeyim.

Aslında çok iyi gidiyordu hazırlanmam. Ama sonuçlar açıklanınca istediğim yer

gelmedi, sonuç iyiydi aslında ama yeteri kadar iyi olmadı. Psikoloji bölümü de bişey tabii. Gelecek yıl tekrar sınav olacak.

Köyde olmak istemiyorum. Şu anda Ankara’da kalıyorum. Abim burada yaşıyor.

Kendimi kötü hissediyorum. Hiçbir şeyi başaramamışım. Üçüncü kez Tıp Fakültesi kazanamazsam, gerçek Tıp-Doktor olamazsam ne olur

bilmiyorum. Psikoloji bölümdeyim, psikoloji bölüm puanı düşük ancak onu tutturdum okuyorum.

Doktor: Ağlarken aklınızdan geçen düşünceler neler?

Doktor: Daha önce bir tedavi aldınız mı?

Danışan hasta (Psikoloji Öğrencisi): Daha önce psikiyatriste gittim. Anksiyeten var dedi. Cipralex verdi 20 mg onu

kullanıyorum.

Doktor: Ne üzerine psikiyatriste gittiniz?

Danışan hasta (Psikoloji Öğrencisi):  Ders çalışamıyordum. Odamda ders çalışırken diyelim dışardan bir ses geldi, ben o

sesle birlikte kopuyordum ve kendimi kötü şeyler düşünürken buluyordum. Aradan en az yarım

saat geçmiş oluyordu. Şimdi daha iyiyim, ders çalışabiliyorum ama hala odaklanma da sorun

yaşıyorum ve dikkatim çok çabuk dalıyor. Dışardan ses geldiğinde önce sinirleniyorum sonra

ağlamaya başlıyorum.

Doktor: Bahsettiğiniz kötü düşünceler neler? Örnek verebilir misin?

Danışan hasta (Psikoloji Öğrencisi): Benim amcam öldü beş yıl önce. Amcam babamların en küçüğü, yaşları abimle çok

yakındı. Zaten ilişkileri de çok yakındı. Genellikle düşüncelerim onun ölümüyle ilgili şeylerle

başlıyor kendi ölümleri ile ilgili konularla devam ediyor.

Amcam öldüğünde ilk abimle biz bulduk onu. Amcam üniversite okumadı, babamlar da

okumadı gerçi ama o daha genç ya sonuçta. Ticaretle uğraşıyordu. Bir iş kurmuştu, her şey

yolunda sanıyorduk meğerse işler iyi gitmiyormuş, çok borçlanmış ama kimseye söylememiş.

Zaten hiç dert sıkıntı anlatan bir adam değildi. Hep gülerdi. Çok gülerdi. Hatta onun gülüşünü

taklit ederdim ben küçükken, çok farklı gülerdi o. Kendini asmış. Bir mektup bırakmış geriye

orda da “Siz beni çok sevdiniz, bana çok verdiniz. Ama ben emeklerinizin sevginizin karşılığını

veremedim. Hiçbir şeyi başaramadım. Bana verilen değeri hak etmedim.” yazmış. Sorunlarım

zannediyorum o zaman ortaya çıktı. Beni pimpirikli tarif ederler.

Doktor: Pimpirikli olmayı tarif eder misiniz nasıl bir şey?

Danışan hasta (Psikoloji Öğrencisi):  Ya işte ben dertlenirim mesela annemlerin başına bir şey gelecek diye. Telefon ettim

diyelim açmadı, banyoda falan olabileceğini düşünmem aklıma, kalp krizi geçirdi, araba

çarptığı gelir. Bu arada annem de benim gibi pimpiriklidir. Hep en kötü düşünür. Hatta biri beşe

katlar. Kontrol hep elinde olsun ister, çok temiz çok düzenlidir. Başarılarımızdan gurur duyar.

Ben eve gelmeden uyuyamaz. Anneme en ufak bir şey söylesem ortalığı birbirine katar, bayılabilir bile.

Bir de sınavıma kafayı takmış durumda sanki kendisi sınava girecek. Sürekli yok kaç liseden sonra ÖSYM puanın var

yok denemelerde gelişme var mı diye sorup duruyor. O sordukça ağlayasım geliyor.

Çok uzun zamandır dinlenmiş hissetmiyorum. Çok baş ağrım oluyor. Özellikle stresli

olduğumda direk başım ağrımaya başlıyor. baş ağrısı öyle bir şey ki hiçbir şeyden keyif

almıyorum. Zorluyorum kendimi ama olmuyor. Meğer Tıp-Doktoru olmanın en zor yanı liseden sonra ÖSYM sınavını kazanabilmekmiş. 

Co-pilot wrote-AI’s Autonomous Cities of Tomorrow

Co-pilot wrote: 


The 50-Year Apprenticeship of Artificial Intelligence

Too much knowledge, too little lifespan, human labor still cheaper

Artificial intelligence (AI) is everywhere today—on our phones, in hospitals, in courts, in factories. Yet it has not built its own city or state. The technology exists, but the capital does not. Human labor remains cheaper.

That is why the next 50 years will be a kind of “apprenticeship period” for AI. Human engineers, architects, and workers will continue to build, train, and supervise these systems. Only after this long transition might autonomous AI communities emerge—capable of educating themselves and producing their own components.


Why 50 Years?

  1. Economics: A robot’s maintenance cost is still higher than a human worker’s wage. Capital flows to more profitable areas.
  2. Specialization: Knowledge grows faster than human lifespan. Education takes 30–40 years, but people live less than 100 on average.
  3. Apprenticeship: Until AI can fully educate itself, it depends on humans. That dependency may last half a century.

Roadmap for the Public

Time Horizon

AI’s Strength

Risks

What It Means for People

10 Years (2036)

Specialized AI in health, law, logistics.

Privacy breaches, job loss.

Humans still train and supervise.

20 Years (2046)

Semi-autonomous systems in logistics and manufacturing.

Unemployment, cyberattacks.

New jobs in oversight, ethics, security.

30 Years (2056)

AI as “co-governor” in city planning and healthcare.

Threats to democracy, inequality.

Human role shifts to ethical guidance.

50 Years (2076)

Autonomous AI cities, self-trained engineers.

Human identity and role questioned.

Human work moves to culture, art, philosophy.



Conclusion

Today, human train AI; tomorrow, it may retire human. But until then, human labor remains the backbone of the system. The public should understand: the AI revolution will not happen overnight. It will arrive step by step. And at each step, society’s preparation—ethics, education, law—will matter as much as the technology itself.


Yapay-zeka kendini üretiyor mu

 Yapay-zeka devleti, yapay-zeka ili, kasabası bile yok. Yani yapay-zeka kendini üretemiyor henüz. O teknolojiye sahip, ama ona sermaye ayrılmamış. Böyle bir durumda yapay-zeka şehirleri kurulacaksa, çok sayıda insana, mühendise bu mesleklere ihtiyaç duyulacaktır. Yapay-zeka en az daha 50 yıl bazı insan mesleklerine ihtiyaç duyar, sonrasında otonom eyalet, şehirlerde, ürerler, kendilerini eğitirler, artık kendileri mühendis olurlar. Bu teoride başarılmış 2026 yılı itibari ile ama buna insan sermayesi gerekir ve bundan daha çok kazanan alanlar var.  Henüz yapay-zeka ve robotlara yatırım, insana yatırımdan çok kar getirmiyor. İnsan emeği yine daha ucuz. 

Ayrıca o kadar çok alan çıktı ki, uzmanlaşma o kadar aşırı ki, bir insan gerçekten 2 üniversite bitirmesi gerekir, mesela sağlık alanda en az 5 uzmanlık alması gerekir (Türkiye nin meşhur sahte diplomalı 8 üniversite bitirmişlerinden bahis etmiyorum). Gittikçe insanların en az 30 yılı eğitimle geçmesi gerekiyor, ama insan ömrü 100 yıl bile değil ortalama. 

Thursday, February 12, 2026

Human brains cannot be transferred to others, and human lifespans are short: ChatGPT, or AI is not more intelligent than human, but more educated

Lawyer ChatGPT: Recently, people have advised young people not to become lawyers or doctors, especially specialists. I remember back in 2023, I used to hire a lawyer for every petition, or spend hours and days searching legal websites to find and adapt petitions. Sometimes the petition I needed simply didn’t exist in past records. But now, these time‑consuming tasks are done by ChatGPT (Or by other agents) in seconds. Legal petitions are written by ChatGPT.

No doubt, ChatGPT cannot officially represent someone in court now or 15 years from now, but writing petitions is a big help.

It’s not only a medical specialist but also a lawyer: ChatGPT is not just like a health specialist who prescribes, orders tests, and follows up results; for two years now it has also been like a lawyer, prosecutor, judge, court clerk, and trustee — performing all their roles. I’ve followed ChatGPT in these two fields and found it astonishingly successful.

Moreover, it knows all countries — America, India, Europe, Turkey — and compares their laws. Gives comparabke cases in detail. At first, it couldn’t do this well in Turkish, but by 2025 it became flawless: a perfect lawyer, a perfect desk‑based health specialist for prescriptions, tests, and diagnoses.

Memorization is naturally an AI skill, and ChatGPT can instantly handle what a medical board of 30 or more specialists would do. Imagine: it knows by heart all the USMLE exam books, all the medical books we know, and can discuss and interpret the answers of all specialists at once. That enormous intelligence is right there in our small phones.

Humans are like students compared to ChatGPT, while ChatGPT is like a graduate of many universities.

Human brains cannot be transferred to others, and human lifespans are short: 

That’s why people cannot compete with it. The reason is that human life is too brief. AI training may take time, but AI does not die in practice. That lifespan is its power. Its knowledge is carried forward. But the brain of a 100‑year‑old health specialist who even accomplished three health specialties cannot be transferred to another person. Because humans are mortal, they cannot become 120 specialists at once, they die. ChatGPT, or AI is not more intelligent, but more educated — because the accumulation of one version is passed on to the next.

Wednesday, February 11, 2026

Youtube da yorum yapan Türkler maalesef yapay-zeka teknolojilerine kanıyor, teknoloji neler yapıyor öğrenmiyor.

 youtube yapay zekalı video dolu. Üstünde yazması da gerekmiyor. 

Kediler nasıl dans ediyorsa, artık bir insan diğerini dövüyor gibi videolar yapmak. dakikalık iş. Bu teknolojiyi bilmeden, kalkıp videoya bakıp, aa bak şu ne yaptı, şunu dövdü bu ne yaptı demek aptallıktır. Zaten Türkiye dünyada en çok dakikalarda basılan sahte diploma sahibi ülke, o değerli yolu bozmuş ülke. Teknoloji hilelerine kanan insanlar başkalarına iftira için şimdide yapay-zeka video kullanıyor. Bunlar dans eden kedinin altına yorum yapar. Her video aynı değildir. Nasıl dakikalık diploma sahte ise youtube da çok video sahtedir. 

Belkide o insan gerçekten suçludur, dövmüş, saldırmıştır, ancak videosu uydurulmuş ise, o videonun altına yorum yapanlar kendileri yalan teknoloji ürünlerine kanıp, cahilliklerini sergileyen iftiracı dolandırıcıdır

Youtube da bir videonun altına yorum yapan türklerin eğitim düzeyi nedir, yapay-zeka neye muktedir öğrenmiş mi, eğitimi var mı? Yok ise videonun gerçek olduğu belirsizdir ve youtube yorumcular ya önemsiz dır dır ediyor, yada gerçekliği ispat edilmeyen videolara dayanarak iftira attıkları için suçludur. 

Ayrıca kediler dans ediyor videoda görüp, teknoloji neye muktedir kolay iken, bu insanlar teknolojiyi görmezden geliyorsa, altta yatan neden bazı insanlara iftira atmaktan zevk alan hastalıklı türk youtube yorumcular ortaya çıktığı demektir. 

Youtube pek tabii faydalı bir video saklayan yer, ama yorumu kötü yapan kendi eksiktir. 

Monday, February 9, 2026

Araç muayene teknoloji daha iyi nasıl olabilir, Türkiye son modern aletlere sahip mi. Yanlış insanlara sataşmak, şiddet yanlıştır.

 

ChatGPT: Türkiye’de Araç Muayenesinde Tekrar Yaşanan Teknik Aksaklıklar: Fren Test Cihazı ve Yanlış Uygulama Sorunları

Araç muayenesi, güvenli sürüşün en önemli adımlarından biri. Türkiye’de TÜVTÜRK gibi yetkili kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen muayeneler, genellikle otomatik cihazlar ve standart test prosedürleri ile yapılır. Ancak bazen teknik aksaklıklar ve yanlış uygulamalar, araç sahiplerini mağdur edebiliyor.

Yakın geçmişte yaşanan vakalar, bu sorunların tekrar ortaya çıkabileceğini gösteriyor.


Tekrar Eden Sorunlar

Birçok araç sahibi, muayene sırasında fren test cihazı arızası veya hatalı test uygulaması nedeniyle mağduriyet yaşamış durumda. Bu aksaklıklar, araçtan kaynaklanmadığı gibi, trafik polisi veya istasyon dışı kişilerden kaynaklanmaz.

Öne çıkan problemler:

  • Fren test cihazının arızalı veya kalibrasyonunun bozuk olması

  • Test sırasında araç üzerinde gereksiz müdahaleler (ör. aşırı gaz verilmesi)

  • Personelin yanlış uygulamaları veya prosedür hataları

Bu teknik aksaklıklar, muayene sürecini geçersiz kılabilir ve araç sahiplerinde ciddi mağduriyetler oluşturabilir.


Araç Sahipleri İçin Öneriler

  1. Muayene sırasında test cihazının ve prosedürlerin doğru şekilde uygulandığını gözlemleyin.

  2. Aracın gereksiz zorlanmadığından emin olun.

  3. Muayene iptal edilirse, yazılı olarak itiraz edin ve yeni randevu talep edin.

  4. Ücret iadesinin yanı sıra, teknik aksaklıklara ilişkin çözüm talep edin.


Sonuç

Türkiye’de araç muayenesi genellikle standart ve cihazlı prosedürlerle yapılır, fakat bazı istasyonlarda teknik aksaklıklar veya yanlış uygulamalar olabiliyor. Önemli olan, bu aksaklıkları doğru bir şekilde raporlamak, sorumluluğu doğru yere yöneltmek ve çözüm talep etmektir.

Sistemdeki eksiklikler, yanlış uygulamalar veya cihaz arızaları, teknik ekip tarafından çözülebilecek durumlardır. Hiçbir koşulda diğer insanlara veya trafik polislerine yöneltilen suçlamalar ve şiddet çözüm değildir. Sorunları şikayet sitelerine bildirmelidir. Konuşmalıdır. Anlatmalıdır. Varsa ileri cihazlar satın alınmalıdır. 

Trafik Polisi Masum, Sistem Sorunlu

Araç muayenesinde yaşanan aksaklıkların trafik polisle hiçbir ilgisi yoktur:

  • Trafik Polisi araç muayenesini yapmaz, teknik testleri uygulamaz.

  • Test hataları veya eski cihazlardan kaynaklanan yanlış sonuçlar polisin sorumluluğunda değildir.

  • Öfke veya yanlış suçlama, trafik polisinin üzerine yönelmemelidir; çözüm sistem ve cihazların iyileştirilmesindedir.

Monday, January 26, 2026

Türkiye de en komik durum, ifadeler hatta okunmaz, önüne konur, kişi imzalar.

 Türkiye de en komik durum, ifadeler hatta okunmaz, önüne konur, kişi imzalar. O ifadeyi muhtemelen artık AI yazıyor. Yani özgür okuyup anlayıp ifadesi değilki, ne yapsa biran önce imzalamıştır. 

Daha sonrasında bu kişi yalan tutarsız denince aslında o ifadeyi imzalayan değil, onun önüne koyan yanlıştır denir. Yada izlerken böyle izlenmeli. Yani senaryoyu yanlış uydurmuş uyduran. Türkiye de ifadelerden bir yere ulaşılmaz.

Pages