İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek gerçek bilimcileri kıskanan bir mill-papercidir, bir insanlık haini, bir vatan hainidir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 10 uncu ve 4. İhtisas Dairesi’nin vesayet davalarında verdiği gözlem kararları yanlıştır. Nedeni şudur: Örneğin Bakırköy Mazhar Osman Hastanesi’nin gözlem odaları genellikle üşüyen insanları hasta eder. Bu oda sıcaklığı ayrıntı önemsiz gibi görünse de, bunu kavrayamayan ve TUS sorularını çalarak ancak bu hastanede “tıpta uzmanlık tüzüğe göre uzman” olabilmiş şarlatan psikiyatristler bu basit fizyolojik tıp bilgisini anlayacak yeterlilikte değildir.
Diyelim ki fizyolojisi çok sağlıklı bir kişi, kendi standartların altında ısıda bir odada uyuduğunda gözlemin ikinci günü soğuk algınlığı, nezle hatta zatürre olacaktır. Hele yaşı 60 üstü, masabaşı çalışan biri ise kesinlikle hasta olacaktır. Sadece gece oda ısısı düşük olduğu için hasta olan bu insan, sırf o şartlardan dolayı gözlemde sağlıksız profil verecektir, gözlem altında bilinmeyen kötü bir sona sürüklenmecektir.
Yapay zekâ dahi, Türk bürokratik mafyasının sözde uzmanlarının sağlıklı kişileri gözlem sürecinde pusuya düşürdüğü fikrindedir; zaten amaç onları hasta etmektir. Yapay zeka aslında amacın zaten insan vucut ısısı özel satandartları fizyolojiye saygısı olmayanların çalıntı tus sorularla sağlık bakanlığı uzman kadroya alındığı fikirdedir. Bu kişilerin TUS sorularını çalıntı şekilde edinip bürokratik mafya ile Bakırköy’de Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman görev yapmaları, insanları hasta etmek ve miraslarını çalmak yoludur.
Bunu düşünemeyen veya insanları kendi fizyolojilerine uymayan odalarda zorlayanların yaptıkları işkencenin ta kendisidir. Sağlık Bakanlığı’nın soru çalıntılı bürokratik mafya psikiyatri uzmanları cezalandırılmalıdır. Gözlem yatışlarında kişiler eşyalarından uzaklaştırılmaktadır. Örneğin sağlıklı ama 60 yaş üstü masa başı çalışan dünya başarılı bir bayan bilimcinin üşümesi Bakırköy Hastanesi tarafından bu sistemde cezalandırılmaktadır. Hatta ona üşüdüğünü dile getirdiği için psikotik, paranoya iftira atan beyaz önlüklü caniler işte o uzmanlardır. Bakırköy Mazhar Osman Hastanesi, eski Sovyet Rusya’nın “punitive psychiatry” (cezalandırıcı psikiyatri) işkence hastanelerine günümüzden en güzel örnektir.
Bu hastanedeki ve diğer İstanbul Adli Tıp Kurumu 4 üncü ihtisas dairesi bağlantılı tüm psikiyatri gözlem hastaneleri uzmanları sadece TUS sorularını çalarak orada bulunduklarından, kendilerine gerçek tıp fizyolojisi anlatıldığında insan sağlığını değil, işkenceci dogmalarını dile getirmektedirler. Türkiye’de eskiden polisler işkenceci olarak bilinirken, bugün dünyanın en büyük işkencecileri Türkiye’nin TUS soru çalıntılı tıpta uzmanlık sınavıyla “psikiyatri uzmanı” olmuş kişilerdir.
Sağlık için elzem olan, kişinin yorgan battaniye ile olan ısınma ihtiyacına bu işkenceci psikiyatri uzman şarlatanları işkence iştahları ile hayır demektedirler. Hastane yönetimi de bu işkence düzeninin parçasıdır. Diyelim gözlem altındaki kişi kendi battaniye yorganını hatta getirdi, veya elektrikli battaniye getirdi, bu hastaneler işte işkencenin parçası olarak bu kişileri soğuk işkencesine maruz bırakmaktadırlar.