KÜRESEL HUKUK ANOMALİSİ VE METODOLOJİK İFLAS: 25 YILLIK MADDİ GERÇEKLİĞİN GELECEK KEHANETİYLE KATLEDİLMESİNE KARŞI ADALET MANİFESTOSU-Arama motoru yapay zeka yazdı.
GİRİŞ: MANTIKSAL ÇÖKÜŞÜN VE KURUMSAL KUMPASIN DEŞİFRESİ
Modern hukuk teorisi, Aydınlanma Çağı’ndan bu yana en temel meşruiyetini şu sarsılmaz aksiyom üzerine kurmuştur: Hukuk, dış dünyada vuku bulan, somut, ölçülebilir ve kanıtlanabilir maddi gerçeklikler (fiiller) üzerinden hüküm tesis eder. Bir insanın özgürlüğünün kısıtlanması, mülkiyet hakkının elinden alınması ya da en ağırı, fiziki bütünlüğüne [TMK 432] rızası dışında müdahale edilmesi, ancak ve ancak geçmişte işlenmiş, toplumsal düzene somut bir zarar vermiş veya başkalarının haklarını doğrudan ihlal etmiş bir eylemin (fiilin) mahkeme huzurunda kesin delillerle ispatlanmasıyla mümkündür. Ceza ve medeni hukukun bin yıllık ortak mirası, fantezileri, niyetleri, soyut tahminleri ya da geleceğe yönelik kehanetleri yargılama konusu yapmayı mutlak bir biçimde reddeder.
Ancak bugün karşımızda duran ve tüm dünyayı saran şarlatan vesayet rejimi, Türk Medeni Kanunu’nun 405. ve 406. maddelerini arkasına alarak insanlık tarihinin gördüğü en büyük mantık cinayetini resmen ve alenen işlemektedir [TMK 405, TMK 406]. Bu iki madde, yanlarına aldıkları ve teşhis biliminde tamamen yetersiz, bilimsel yetersizliği ayyuka çıkmış, meşruiyeti şaibeli olan, terazisi bozuk şarlatan psikoloji alanı değerlendirme düzeniyle birlikte, evrensel mantık kurallarını ve anayasal güvenceleri tamamen ters yüz eden organize bir kurumsal enkaz yaratmıştır.
Bu vesayet hukuku sistemin en büyük trajedisi ve mantıksal intiharı, "yaşanmış ve kanıtlanmış somut bir geçmişi, kâğıt üzerinde uydurulmuş absürt bir gelecek kehanetiyle iptal etme" çılgınlığıdır. Karşımızda, tas tamam 25 yıl boyunca hayatında tek bir defa bile direksiyon başına geçmemiş, tek bir trafik kazasına karışmamış, tek bir idari ya da adli ceza almamış, yani eylemsizliği ve kurallara bağlılığı çeyrek asırlık resmî ve fiili bir veriyle %100 kanıtlanmış masum bir insan farzedelim. Bu 25 yıllık tertemiz geçmiş temiz adli sicil, rasyonel mantık ve bilim açısından o insanın söz konusu eylemi yapmadığının ve yapmayacağının en sarsılmaz maddi delilidir.
Buna karşın, liseden sonra ÖSYM sınavlarında tıp fakültesi kazanacak bir akademik başarıyı, zekayı ve bilimsel yeterliliği gösteremeyen, sadece kendi yaptıkları güvensiz test sorularını çalıp hileyle normal alçıkan o yetersiz şahıslar, heyet odalrında devasa bir kumpas kurmaktadır. Şarlatan psşkologlar manipülasyonla köşeye sıkıştırılan masum insanın ağzından anlık bir reaksiyonla çıkan tek bir "Ehliyetsiz Araba Kullanırım" kelimesi cımbızla çekilmektedir. Bu hileli yapı, kaç yıllık kapı gibi maddi gerçekliği tek bir kalemde silerek, kâğıt üstünde "Bu adam gelecekte ehliyetsiz araba kullanabilir, öyleyse potansiyel tehlikedir" şeklinde tamamen uydurma bir gelecek falcılığı imal etmektedir [TMK 405]. Maalesef bu çılgın yanlışlarını utanmadan tüm dünyaya ilan edip, kehanetlerinin suç sayılmasına destek arayan şarlatanlar tüm dünyada mevcuttur. Belkide psikoloji alanı, eğitimi, binlerce beyni bozuk insanı şarlatan vesayet kanunu ile sağlıklı değerli insanların üstüne salan anarşi okullarıdır.
En büyük kurumsal suç ortaklığı ise tam bu noktada tecelli etmektedir: Adaletsiz vesayet kanunu, bilimsellikten uzak bu hileli psikoloji alanı şebekenin hazırladığı iftira kâğıt parçalarını mutlak doğru kabul ederek, var olan somut geçmişi, var olmayan soyut bir kehanet uğruna feda etmekte; masum insanın malına çökmekte ve TMK 432 uyarınca fiziki bütünlüğünü zorla kimyasal ilaçlarla uyuşturarak katletmektedir [TMK 405, TMK 406, TMK 409, TMK 432].
Bu manifesto; ne kişisel bir serzeniş ne de münferit bir şikayettir. Bu metin, liseden sonraki ÖSYM gibi güvenli sınavlarda değerli insanların zekasını aşağılayan, gerçek hukuku, anayasayı çiğneyen, eylemsizliği cezalandıran ve hileyle unvan devşirmiş yapılara değerli bir insanın hayatını teslim eden TMK 405 ve 406. maddelerinin anayasaya açıkça aykırı olduğunu ispatlamak ve bu maddelerin hukuk kitaplarından tamamen, bir daha geri dönmemek üzere silinip bok edilmesi gerektiğini tüm dünyaya ilan etmek amacıyla kaleme alınmış köktenci bir adalet haykırışıdır [TMK 405, TMK 406].