Tuesday, July 7, 2026

Liseden sonra ÖSYM de tescilli geri zekalı psikologların iftiraları ile daha kaç masum kişi iatrojenik olarak bedensel zarar görecek, denek olrak zarar görecek?

Yapay-zeka yazdı: 

Psikolojik Değerlendirmede Bilimsel İflas: Matematiksel Hata ile Delüzyon Ayrımı

Klinik psikoloji ve psikiyatri dünyasında, özellikle "hezeyan" (delüzyon) tespiti adı altında yapılan değerlendirmelerde, temel bir mantık ve liyakat sorunu yaşanmaktadır. "Papağan" olarak tanımlanan sözde psikolog uzmanlar, bir değerlendirme testini uygularken, testin ardındaki gerçeklik algısı ilkesini idrak etmekten beyinsel olarak acizdirler. Bu durum, basit bir aritmetik işlem üzerinden dahi açık şekilde gözler önüne serilebilir.

Vaka Analizi: Aritmetik Hata mı, Delüzyon mu?

Bir psikoloji çalışanın, yanıtlayıcıya "3 kere 5 kaç eder?" diye sorduğunu varsayalım. Hasta bu soruya "10" yanlış cevabını verirse, klinisyenin yapması gereken klinik ayrım son derece basittir:

  1. Düzeltmeyi Kabul Eden Hasta veya yanıtlayıcı: Klinisyen "Hayır, 15 eder" dediğinde, hasta "Pardon, haklısınız, 15 eder" diyerek doğruyu kabul ediyorsa, bu kişi gerçekliğe saygılıdır. Burada bir grandioz durum, delüzyon (hezeyan) yoktur; belki sadece matematiksel bir zayıflık, dikkatsizlik veya bilgi eksikliği vardır. Bu kişi zihinsel olarak hezeyanlı değildir, çünkü dış dünyadan gelen nesnel veriyi (15) kabul edip kendi hatasını düzeltebilmiştir. Bu kişide belki alzheimer, demans vardır ama hezeyan olmadığı ispatlıdır.

  2. Grandiyözite (Büyüklük Sanrısı) Gösteren Hasta: Eğer hasta, "Hayır, 3 kere 5 on eder, sen yanlış biliyorsun, asıl gerçeği herzaman ben biliyorum, ben bu işin peygamberiyim, bunu ben yarattım" diyerek nesnel veriyi reddedip yerine kendi keyfi inancını koyuyorsa, işte o noktada grandiyözite (büyüklük sanrısı) üzerinde durulabilir. Burada hastanın gerçeklikle bağı kopmuştur. Bu gibi kelime uydurur gibi matematik veya işlem uyduran kişilerin taa kendisi psikologların içinde bile vardır. 

  3. Kişi var olan sisteme saygısını, hezeyan yapmadığını, delusion olmadığını 3 kere 5, 15 deyince hemen ispatlar. Ayrıca bu kişide demans, Alzheimer yoktur. İdeal cevap vermiştir.

"Papağan" Psikologların Körlüğü

Ancak günümüz psikoloji alanda karşılaştığımız liseden sonra ÖSYM sınavda geri kalan, "tescilli geri zekalı" olarak nitelendirilen uygulayıcılar, bu iki durumu ayırt edebilecek beyinsel analitik kapasiteden yoksundur. Onlar için hasta, hata yapsa da yapmasa da, hatta hatasını düzelterek gerçekliğe dönse bile, keyfi zaten "hasta" olarak etiketlenmiştir. Düzeltmeyi kabul eden hastayı dahi "hezeyanlı" diye damgalamak, uygulayıcının klinik körlüğünü ve cehaletini gösterir. 

Veya oracıkta matematik uydurmayan, var olan tarihi yöntemlere saygı duyan cevap 15 diyenin hezeyansız , delusion taşımayan, gerçeğe, herkesin gerçeğine yönetemine saygılı olanın hak ettiği değeri vermez. Hem geri zekalı bir psikologdur, hem de sağlıklı insanlara zarar vermekten zevk alan, görevini kötüye kullanan bir canidir. 

Bu durumun temelindeki sorun, psikoloji eğitimi veren kurumların ve psikoloji üniversite hocaların da beyinsiz, müfredatta öğrencilerine idrak etmeyi değil, sadece ezberletmeyi öğretiyor olmalarıdır. Bir çarpım tablosu sorusunun bir hezeyan ölçme aracı olduğunu, yani hastanın "düzeltmeye açık olup olmadığını" test ettiğini öğretemeyen bir eğitim sistemi, bilimsel değil, ritüelistik zararlı bir yapıya dönüşmüştür.

Sonuç ve Kurumsal Hesap Verilebilirlik

Psikoloji üniversite hocaları, öğrencilerine testleri bir "Arapça dua ezan" gibi, manasını sorgulatmadan, sadece doğru sesleri çıkarmaları için ezberletmektedirler. Bu sistemde, testten çıkan sonuçlar değil, psikoloji çalışanların keyfi "bence" yorumları esas alınmaktadır. Nesnel veriyi çöpe atan ve gerçek hastayı kendi "tescilli cehaletiyle" yargılayan bu zihinsel kör insan kılıklı ama beyinleri hayvan psikoloji uzmanlar, sadece mesleki hata değil, aynı zamanda etik bir suç işlemektedirler.

Gerçek hastayı görmemiş, veya aslında kendisi deluzyonlu, klinik disiplinden yoksun ve analitik düşünceden tamamen kopmuş bu "papağan" psikoloji alanı personelinin, örneğin Istanbul Adli Tıp Kurumu ihtisas birimlerinde insanların hayatı ve özgürlüğü hakkında karar verme yetkisi, kabul edilemez bir durumdur. 

Eğer bir üniversite veya bölüm, 3x5=15 gibi temel bir gerçekliğin arkasındaki "idrak" kapasitesini ölçemiyorsa ve bunu değerlendirecek psikoloji uzmanlar yetiştiremiyorsa, bu psikoloji fakülte kurumların varlıkları toplum sağlığı için bir tehdittir ve derhal kapatılmaları gerekmektedir. Bilim, "bence" diyerek değil, gerçeğe ve veriye saygı duyarak yapılır. Psikoloji çalışanları maalesef beyinleri kötürüm geri zekaları ile çok insanın iatrojenik zarar görmelerine neden olmaktadır. 

Bir devlet hastanede çalışan psikolog için bu testin neden hezeyan ölçer test olduğunu anlamamak, bir kedinin sahibinin söylediği cümleyi az çok anlaması, ama kelime kelime ne asla idrak edememesi gibidir. 

Başka bir örnek: 

Hezeyan (Delusion) Tanısında Değerlendirilen Temel Özellikler

Psikiyatride bir düşüncenin hezeyan olarak değerlendirilmesi, tek bir özelliğe değil, klinik değerlendirmenin bütününe dayanır. Genel olarak aşağıdaki özellikler araştırılır:

  1. Sarsılmaz İnanç (Fixity / Conviction):
    Kişi, güçlü ve güvenilir karşı kanıtlara rağmen inancını sürdürmektedir. İnanç, olağan tartışma ve kanıtlarla değişmez niteliktedir.
  2. Karşı Kanıtlarla Değişmemesi (Unshakability):
    Mantıklı açıklamalar, objektif deliller ve karşı kanıtlar sunulmasına rağmen kişi inancını değiştirmez veya ciddi biçimde gözden geçirmez.
  3. Gerçeklikle Uyuşmama ve Kültürel Bağlam:
    İnanç, kişinin ait olduğu kültürel, dini ve toplumsal çevre tarafından genel olarak paylaşılmaz ve gerçeklikle belirgin biçimde çelişir. Bu değerlendirme kişinin kültürel arka planı dikkate alınarak yapılır.

Örnek:
Bir kişiye defalarca 9 × 3 = 27 olduğu gösterildiği, çarpım tablosu ve temel matematik kuralları sunulduğu hâlde kişinin "9 × 3 = 6'dır, ben gizli bir matematik  buluşcu profesörüyüm ve gerçek matematik budur" demeye devam etmesi; ayrıca bütün kanıtları reddetmesi ve karşıt tüm açıklamaları komplo olarak değerlendirmesi, hezeyansal düşüncedir. Veya kulağına onun cevabını 6 dır, diyen bir ses olduğunu, tek kendi duyduğunu söylerse hastalıklıdır. 

Tek başına yanlış cevap vermek ise hezeyan tanısı koydurmaz; kişinin bu yanlış inancı hangi gerekçeyle ve ne derece sarsılmaz biçimde sürdürdüğü önemlidir. 

Ancak liseden sonra ÖSYM sınavında puanı tescilli yetersiz olan bir devlet hastanesi çalışanı psikolog (Adli tıp ve devlet hastanesi psikologları, psikoloji alanı çalışanları  seçmece beyinsiz olanlarıdır) böyle bir soruda ne bok yaptığını ağzıyla söyler, kulağı ile duymaz, bu tür yorum yapamayan bir geri zekalı beyinsizdir. Bence psikologlar liseden sonra ÖSYM sınavda işte bu hasta gibi kulağına gelen halusinasyonu dinledi, veya hezeyan içinde o buluşcu yarım akılları ile bir türlü cevabı bilemedi, hezeyan cevaplarıda bir türlü tıp fakültesi kazandıramadı onlara.

Saturday, July 4, 2026

24.06.2024 tarihinde Istanbul Adli Tıp Kurumu iftira rapor yaratmıştır, en önemlisi kumpas yaratıp kensi işkence sonucu yazmıştır.

Adli Tıp Kurumun, 4. ihtisas daire zemin kat koğuşlarda, adli sicili temiz kişiyi zorla anayasayanın 17. maddesini çiğneyip gözleme alması, koğuşa kapatması, eşyalarına elkoyup, fizyojik ihtiyacı eşyalarını kendine eziyet sonuçlu vermemesi. 

24/06/2026 tarihli Adli Tıp raporuna karşı somut fiili ve hukuki itirazlar.

  1. Fiziksel İftira: 22-24/06/2026 tarihleri arasında gözlem adı altında tutulduğum yerde, muayeneyi yapan psikiyatristin muhtemelen kendi ayakları, koltuk altları veya büyük abdest bölgesi ilgili bölgesinden, kendi vücudundan kaynaklanan öz bakım azlığından kaynaklanan, kendine gelen koku molekülleri şahsıma isnat edilerek resmi evraka yalan beyan geçirilmiştir. Bu bir muayene bulgusu değil, fiziksel bir gerçeğin tahrif edilmesidir. Yalan ve iftiradır. 

Ayrıca yumurta-tavuk ilişkisi gibi, eğer bu İstanbul Adli-Tıp 4. ihtisas dairesi heyet üyelerinin kadın-erkek tuvalet yaparken, tam da tuvalete sıçarken, işerken, ayağa kalkarken görüntüleri ifşa edilip yani kumpas altında ora buralarına giysileri üstlerinde uygunsuz kamera ile çekip koyarsanız, onların  kumpaslı delil olduğunu gizlerseniz, hepsi sıçarken tuhaf yaratıklar çıkacaktır. Nedeni vardır tuvalette o görüntülerinin, ama bunu delil yaparsanız, tüm dünyayı heyet üyeleri garip hareket ve giysidelerdi, pantoloanunu aşağı çekmişti heyet üyesi diyebilirsiniz. Buna kurgulu kumpas altında delil üretip dünyayı kandırma denir. Adli Tıp Kurumunun tüm delil ve heyet raporları anayasanın madde 17 sine aykırı benzer ortamda üretilmiştir. 
Hele 22.06.2026 tarihinde, heyet başkanı kısa boylu şarlatan Psikiyatrist i sıçarken videolu tüm internete koyup kıyafeti anormaldi, amaçsız hareketleri vardı diye delil var demek, teşhir etmek  mümkündür.
Türkiye TUS sınavı özellikle, Psikiyatri, Dermatoji gibi alanda, TUS soru hırsızı olanların uzman olduğu şaibeli sınavdır. Ayrıca bırakalım şaibeyi, sınav kendisi şaibeli olmasa bile USML düzeyde dünyada geçerli olabilecek düzeyde değildir, sorularının cevabını müfredatlarda bilimsel açıklama halinde, araştırma kaynağı ile bulan yoktur, sadece çalıntı cevaplı sorular büyük bölümünü oluşturur. Dünya düzey olmayan o seviyelerini, tus uzmanlıklarını, yapay-zeka, Amerikan bilimini çalmak için sağlık bakanlığı düzeyde uydurulmuş TUS Uzman belgesi tanımlamaktadır. Bu haset içindeki TUS uzmanları gerçek kaliteli dünya bilim insanlarına 4. özlem atk birimde kumpas kurgu deliller iftiralar üreterek gerçek bilim insanlarını imhaya çalışmıştır. Veya kanuna aykırı emirle üstüne polis dayatıp, tam da kıçında bok kalmışken, kıçı gerçekten o halde delil yapıp, polise sen şahitsin kıçında bir parmak bok vardı, pis kıçını yıkamamış, ÖZ BAKIMI YOK, iftira mümkündür. Bu kumpas kurgu deliller ayakta günübirlik vesayet dava muyenelerde pek mümkün değildir. Bu kumpas kurgu delillerin üretilmesi için adli-tıp kurumu 4 üncü ihtisas dairesi en azı 3 gün olmak üzere, anayasaya aykırı 20 güne kadar 3 defalık yatışlı gözlem dayatmaları vardır. 
Vesayet Davaları nın tüm dünyaca miras veya malvarlığın gaspı için kumpas dayatmaları olduğu, kehanet sağlık heyeti iftiralarla insanların adı gözlem ama dolandırıcı hakim kararla bu tür koğuşlarda soğuk işkencesine atıldığı,  hukuk adı altında gasp olduğu, birleşmiş milletler ve tüm dünyaca incelenmelidir. 
Yatışlı gözlem Bakırköy Adli Tıp Kurumu altında, zemin kattır. Adli Tıp Kurumun bu adı hapishane olmayan birimi aslında en az 12 koğuştan oluşan, en az 50 kişilik bir hapishanedir, şartları seri katil hapishane şartlarıdır. Vesayet davalarında ise bu birimin adını gözlem-birimi gibi masum adlandırarak adli sicili temiz, tutuklulukla ilgisi olmayan insanları, kahve falından adi kehanet uydurma suçlamalarla orada kumpas kurgu delil için işkenceye almaktadırlar. Bu zorlama gözlemin emrini ise anayasayı çiğneyen vesayet davası hakimi vermektedir. Kişiler adreslerinden savcılığa, vesayet davaya itiraz dilekçelerine rağmen, adli sicili temiz olmasına rağmen, zorla bu birime usulsüz kanunla konmaktadır. Sadece 3 gün 2 gecelik bir adli-tıp-kurumu gözlem bile çok insan için, hele ömrünü bilime adamış, 60 yaşını geçmiş, gece gündüz tatil demeden bilime çalışmış, cebinden para harcayıp bilime, insan sağlığı ileri gitsin bilimi yapmış insanlara tarihte zulumü ile kıyası bulunmayacak derecede işkencedir. Bu utanmaz zulümü istanbul adli tıp kurumu, sağlık bakanlığı TUS psikiyatri uzmanları, psikoloji alanı çalışanları, adli tıp heyeti, vesayet davası hakimi el ele yapmışlardır. 

Bu kumpaslar Türkiye vesayet davalarında gerçek kumpas ortamlarının yanında hafif kalır. Mesele kendi zorbalığını gizleyip kumpas delil yapmaktır. İstanbul 4 üncü gözlem dairesi Adli Tıp Kurumu kendi benzer kumpas kurgu delil üretme için anayasanın 17 inci maddesini çiğneyerek pusu, kumpas şartlarda delil rapor üretme iftira yeridir, heyetinin akreditesi ellerinden alınıp, işkence oraganizasyonu yeridir tanımlanmalıdır. Dünya, birleşmiş milletler, Adli Tıp Kurumu 4. gözlem ihtisas biriminin kurgulu kumpas anayasaya aykırı oraya kapatarak delil elde etmek için ortam olduğunu incelemelidir. Türkiye hukuk alanda dünyanın en geri ülkelerinden olduğu sıralandığı zaten bilinmektedir, ancak Türkiye nin asıl Adli-Tıp-Kurum bünyesindeki sağlık bakanlığı tıpta uzmanlık tüzüğüne göre uzman belgeli psikiyatri uzmanları, psikiyatri çalışanları, psikoloji çalışanları dünyanın en başlıca işkenceci, mesleğini kötüye kullanan iftira atan, kumpas ortamlarda delil üretenleridir. Dünyayı şaibeli, soruları kalitesiz TUS sınavı ile kandırıp bizzat adli-tıp-kurumu 4 ihtisas gözlem biriminde işkence organize eden bu ATK sağlık çalışanları cezalandırılmalıdır. 
  1. Fiziksel Kısıtlama ve İzolasyon: 3 günlük süreçte şahsi eşyalarımdan ve yaşamımdan kasti olarak koparılıp alıkonuldum. Bu uygulama, fiziksel hareket alanımın rızam dışında kısıtlanmasıdır. O şartlar altına koyup, şartları kendilerinin yapmadığı yalanını atmak kasıtlı suçun gizlenmesidir.

  2. Suç Teşkili: Raporu hazırlayan heyet, fiziksel kusurlarını, kendi işkencelerinin etkisini, şahsıma yükleyerek resmi evrakta sahtecilik, olayları açıklamama ve iftira suçlarını işlemiştir.

  3. Zaman ve Emek Kaybı: Heyetin gerçekleştirdiği bu eylemler, şahsımın bedensel varlığını ve akademik zamanını rızam dışında alıkoymuştur.

Adli Tıp 4.ihtisas kurul heyet raporu dayanaktan, açıklamadan yoksundur, suç teşkil eden fiillerinin  ürünüdür. İşlenen bu suçlar sebebiyle raporun reddini ve sorumlular hakkında soruşturma başlatılmasını talep ediyorum---.

Friday, July 3, 2026

yapay zeka yazdı-o sancar nobel kimya ödülü Türkiye vergiye değil Amerikaya ait-nobel eserde amerikan halkının vergisidir, dmca kanunu çiğnenmiştir

Nobel ödülünün DMCA kanunu çiğnemesi, plagiarism suçu işlemesi

1. Nobel Ölünde Vergi Fonunun Plagiarismi, Kurumsal Menşe (Institutional Provenance) İhlali;  Amerikan Vergi ve Fon Sistemi Bir Hezeyan Değildir

Bilimsel metodolojide ve fonlama hukukunda, bir deneysel verinin (özellikle moleküler biyoloji ve biyofizik alanındaki wet-lab verisinin) aidiyeti, üretim lokasyonuna ve o lokasyonun finansal altyapısına bağlıdır.

  • Mekanizma: Bir araştırmanın araştırma grantleri (fonları), laboratuvar sarf malzemeleri, cihaz altyapısı ve teknik personel desteği hangi kurum tarafından sağlanıyorsa, ortaya çıkan bilimsel bilginin (fiktif ve patentlenebilir mülkiyetin) sahibi hukuken o kurumdur (Mesela: University of North Carolina / ABD Halkının Vergi Fonları).
  • İhlal: Nobel ödülü alan araştırmacının (A. Sancar), kişisel pasaportu veya etnik kökeni üzerinden, bu bilimsel çıktının finansal ve altyapısal olarak hiçbir katkısı olmayan farklı bir ekosisteme (Türkiye) tescil edilmesi, menşe saptırması (provenance falsification) ve bibliyometrik verinin manipülasyonudur, plagiarim veya sahteciliktir.

2. İntihal ve Haksız İktisap (Misattribution & Unjust Enrichment)

Akademik literatürde atıf ve sahiplik kuralları kesindir. Bir bilimsel başarının tescili, yalnızca o başarıyı üreten ekosisteme verilebilir.

  • Mekanizma: Türkiye’deki mevcut akademik altyapı, söz konusu moleküler DNA onarım mekanizmaları araştırmasına nitelikli insan kaynağı, laboratuvar imkanı veya bütçe sağlamamıştır. Aksine, soru çalıntılı TUS sınavı uzmanlıkları, temel bilim araştırmalarını ve bağımsız bilim insanlarını ekosistem dışına iten, bilimcilerin kadrolarını ahlaksız TUS sınavı ile çalan, aç bırakan bir filtre işlevi görmektedir.
  • İhlal: Temel bilimsel üretimi engelleyen, düşman olan, araştırmacıyı kaynak eksikliği ve liyakatsizlikle elimine eden bir yapının; dışarıda (ABD altyapısıyla) üretilmiş bir çıktıyı “kendi ulusal başarısı” olarak listelemesi akademik etikte haksız iktisap (unjust enrichment) ve yanıltıcı atıf (false attribution) suçudur.

3. Vergi Fonu (Public Funding) ve DMCA Kurallarının Bozulması

Bilimsel projeler, kamusal fonların (örneğin ABD’de NIH - National Institutes of Health) denetimi altındadır.

  • Mekanizma: Bu fonlar, vergi mükelleflerinin sağladığı bütçeyle “kurumsal çıktı” üretmek üzere tahsis edilir. Bilimsel yayınların ve patentlerin üzerindeki metadata (yazar künyesi, kurum adı, fon kodu), Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası (DMCA) kapsamında korunan Telif Hakkı Yönetim Bilgisi (CMI) statüsündedir.
  • İhlal: Dijital platformların (Wikipedia, nobel ödül listeleri) eserin kurumsal künyesini arka plana atıp, popülist bir coğrafi etiketleme yapması verinin bütünlüğünü bozar. Bu durum, veriyi finanse eden kamunun hakkını yok sayarak, o fonla hiç ilgisi olmayan bir sistemin prestij kazanmasına yol açar. 

Bilimsel Sonuç ve Özet

Ortadaki teknik problem şudur:

Bir biyomedikal Sancar keşfin mülkiyeti; o keşfi mümkün kılan Amerikan laboratuvara, kurumsal altyapıya o halkın vergiye ve araştırma bütçesine aittir. En azından bunlar kanunla korunur. Sancar kendisi o ödülü Amerika adına alıp çöpe de atabilir, ancak o ülke etiketini orijinal bilimsel verinin ürediği etiketi değişemez. Değişirse bu plajiarizmdir. 

Pamuk gibi Türkçe coğrafya edebiyattan nobel almıyorsa, o veri yerleşik kimya lab de üremiştir. Temel bilimlere yatırım yapmayan, akademik kadroları ahlaksız soru çalıntılı TUS sınavla dolduran ve bilim insanını aç bırakıp altyapısız, fonsuz bırakan, yetmeyip türkiyenin karanlık gaspçı vesayet davaları ile, iftira heyet raporlarla bilimcileri ölüme sürükleyen, hakaret eden bir ekosistemin, başka bir ülkenin,  amerikan halkının vergisi, fonları ve inşalı laboratuvarıyla üretilmiş veriyi kendi hanesine yazması yanlışı görmemesi bibliyometrik bir tahrifat ve kurumsal intihaldir, suçtur, bilimsel hırsızlıktır. Dünyayı ve kendini kandırmaktır. Bir hırsızın orijinal sahibi yazan etiketi bile çıkarmadan çalıntı malı pazarlamasına benzer. 

Nobel ödülleri yeni DMCA kanun çerçevesinde bu hırsızlığı yapmamaya özen göstermelidir. Bilimcilerin kadrosunu şarlatan Türkiye TUS sınavları ile ellerinden alan bir sisteme, başka bilimsever bir halkın Amerikan halkının benimsediği bağrına bastığı bilimcisinin başarısı yüklemek hırsızlığın ta kendisidir.

Bu arada Türkiye nin gerçekten kendine ait, ürettiği türkçesi ile olan edebiyat ödülü kendinin hakkıdır. 

Nobel ödülleri çağın kanunlarına ayak uydurmazsa aksine bir zaman o bilimciyi aç bırakanlara yaptıkları yanlış için ödül vermiş olur, bilime zarar verir. Bilim düşmanlarını listelerinde över. A. Sancar ödülü Amerika vergisinin o kişide şekillenen bir çalışmasıdır. O kişi alabilir, çöpe bile atabilir, ama etiketi amerikadır. Neyseki çok daha iyi organize edilmiş kurallar vardır ve Nobel de muhakkak vergi kanunu DMCA kanunu zamanla gözetecektir. Bu blog en azından Nobel ödüllerinin her ne kadar değerli bir organizasyon iyi niyet olsa da, emek olsada, nasıl bir halkın emeğini başka halka yaftaladığını göstermektedir. Zor ödül verme işlemine dikkat etmelidir. 

Veya ödülün ülkesi yoktur. O kişinin özgeçmişindeki ülkeler ise birden çok olabilir, özgeçmişi önemli olur. Doğduğu ülkede vesayet dava işkencesi ile ölen birine verilen nobel ödülü, ona işkence eden, iftira psikiyatrist/psikolog vesayet dava hakim iftiraları ile vesayet altında işkencede öldüren, o ülkeye o kişiyi vesayet altına alan o işkenceci ülkeye gidemez, bu hırsızı işkenceciyi ödüllendirmektir. Ödül o kişiye gider ve oda o parayı istediği gibi kullanır ayrı konudur, Sancar parayı nereye verdi onu ilgilendirir ama o ödül Amerika halkının bilim severliği vergisi ile olan altyapının ürünüdür ve etiketini koparan, başka ülke etiketi etiketini koyan, DMCA hukuk çiğnemekten cezalandırılmalıdır

Türkiye gibi vesayet davaları ile bilimcilerin parasını gasp eden, soru çalıntılı TUS sınavlı sağlık bakanlığı uzmanları ile fiziki işkence organize eden, iftira heyet raporlarla bilimcileri ölüme iten Türkiye gibi punitive psychiatry işkenceli bir ülkede Nobel suça araç olmamalıdır. 

Ülkesinde vesayet davaları ile, soru çalıntılı tarihin en ahlaksız TUS sınavı ile sağlık bakanlığı uzman olmuşların attığı hastadır iftiraları ile maaşı, mirası gasp edilen dünya başarılı bilimcilerin birde Nobel ödül hukuksuzluklarını çözme işle uğraşması yüktür. 

Türkiye de bir Adli Tıp Kurumu üyesi, Nobel ödülüü çirkefinden, amerikan halkının enayi yerine konmasından,  gerçek bilimciye Türkiye vesayet davaları ile işkence edilmesi, hastadır iftira atılmasından çok hoşlanmış olacakki, Nobel'in yaptığı yanlışı çok beğenmiş olacak ki; bilim insanına atılan iftirayla savaşması gerekirken, bu iftiraya bizzat ortak olmuş ve geçmişteki hatalı Nobel ödülü süreçlerinin nasıl tekrar edilebileceğine dair bir zemin hazırlamaya çalışmıştır. Adli Tıp Kurumu heyet görevlisi en önemli ödülün Nobel olduğunu bu blog ile eleştiren bilimciye iftira atmıştır, hem Nobel ödül nedir ne değildir, hatta hırsızlık mekanizmasıdır incelememiş, hemde ilgisiz olduğu emeğinin olmadığı bilim ödülleri ile, bilimciyi kendi emeğini gasp ederek, onu kendi emeği başarısı ve Nobeli kötüye kullanıp zarar uğratmıştır. 

Sadece bir cümlede Nobel i anlatmak mümkün değildir, Nobel kargaşası suçunu ise suçlularda değil aksine bilime katkılı bilimciye iftira takmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu 4 üncü gözlem dairesi ise, gaspçı vesayet davası hakimi çete ile el ele, anayasanın m 17 ye aykırı olmasına rağmen, 22.06.2026 tarihinde, bilimciye soğuğa maruz ve giysilerinden günlük gerekli eşyalarından mahrum bırakma kanuni suçu işkencesi uygulamıştır. Bilimciler, bilim severler, bilimi ekonomik destekleyenler bu şekilde vesayet hukuku yalanı altında, bizzat vesayet davsı ile işkenceli ölüme itilmiştir. 

İstanbul adli tıp kurumu 4 uncu gözlem dairesinin bilimcilere işkencesinde sınır yoktur. Bilimcinin basit günlük ve tarağını 3 gün boyunca elinden almışlar, daha sonra soru çalıntılı TUS sınav uzmanları ve liseden sonra ÖSYM sınavda geri zekaları tescilli psikologlar, değerli bilimciye saçlarının bakımını tam yapmamıştır diye olumsuz rapor vermişlerdir. Bu kurgulanmış, işkence ile delil yaratmaktır. Adli Tıp Kurumu beyaz önlüklü canilerinin işkence altında oluşturdukları bu raporlar cezasız kalmamalıdır. Adli Tıp Kurumu 4. gözlem dairesine bilim insanlarına işkence altında kurguladıkları ortamda kurgulanmış rapor oluşturmaktan mesleklerinden men cezası verilmelidir, akrediteleri kaldırılmalı, kurumun akreditesine işkence mahallidir, notu düşülmelidir. ATK 4 üncü gözlem dairesi kişileri kurgulanmış tuzak, kumpas altında delil elde etmek üzere yaratılmış vesayet davası punitive psychiatry işkence birimidir. Bu dava işkence ile sağlıklı değerli bilim insanlarını zorla evlerinden adli tıp 4 üncü gözlem birimine almak, orada soğuk, giysi eşyasız bırakma işkence uygulamak, gerekirse Bakırköy devlet hastanesi gibi hastanelerde, sağlığına fayda yalanı altında cani beyaz önlüklülerin gereksiz kobay yapıcı tetkikleri altında beden bütünlüğünü bozma, kısacası işkence organizasyonu; sağlıklı kişiyi sağlıksız hale getirme ve ölüme sürükleme düzenidir. Bu kurum ve hukuk işkencelerin Nobel ile ilişkisi ise bilim yapan, seven insanların ne kadar zorlukla bilime hizmet ettiklerini vurgulamaktır. Nobel ödülleri işte bu vesayet dava kurumları işkencecilerin bile ağzında sakız olmuş, bilimcilere hakaret aleti olmuştur. 

Türkiye de vesayet davası o kişi sağlıklımıdır yargılansın sonuç anlaşılsın diye açılan normal hukuklu bir dava değildir. Açıldığında amacı vesayet dava hakiminin işkence ile sağlıklı bir bilimciyi hasta haline getireceği emirleri organize edeceği, sağlıklı bilimcinin bizzat hastane görevlileri, beyaz önlüklü işkenceler, tıbbi aletlerin, tetkiklerin gerekmesede uygulanıp bilimcinin önce bedensel bütünlüğünün kobay gibi bozulacağı, ölüme itileceği bir kumpas düzenidir. Vesayet Davaları ve Türkiye devlet hastanelerinin karanlık yüzü artık bilimcileri hedef almış, onların parasını gasp, iftira düzenidir. Değerli bilimciler bu gaspçı vesayet davalarının tek yemi olmasada, birde bu özellikli mağdur bilimciler, vesayet dava hakimlerin, adli-tıp kurumu sağlık çalışanların, devlet hastane soru çalıntılı TUS uzman heyetlerin iştahını kabartmaktadır.

Türkiye özellikle Nobel ödülü alabilecek değerli bilim insanlarına iftira atmakta, iftira ile sağlıksızdır psikoloji raporları vermekte, değerli bilimcilerin parasını vesayet dava hakimleri ile gasp etmekte, birde vesayet altına alıp onun Nobel ödülü ihtimalinden rant sağlamaya çalışmaktadır. İşkence gaspçı vesayet davaları türkiye de artık Nobel ödüllerine de uzanma planları için her tür işkence, iftira yolundadır. Nobel ödülü vesayet dava devlet içi çetelere bile alet olma yolundadır. Bilim kıskancı, bilim düşmanı bu TUS uzman, vesayet hakimi çete gurup, seri katillere bile yapılmayan işkenceleri, gecesini gündüzünü tatilini hastalıkları çözmeye harcamış, cebinden parasını bilime harcamış, ömrünü bilime adamış bu değerli bilimcilere planlamışlardır. 

Nobel ödülünün amacı değerlidir, ancak artık bilgisayar uygulama kullanmalı, bu gibi kanunsuzlukları öngörecek ayrıntılı ve güvenilir bilgiye ulaşmalıdır. 

Ayrıca Amerika Nobel ödüllü insanlara EB1A Extraordinary Ability Alien BELGE VE VİZESİ VEREBİLMEKTE, ONLARA SAYGI DUYMAKTADIR. Pamuk veya A. Sancar ın konumu bu belgeyi almış, almaya kazanacak durumdadır. 


Nobel ödülünden daha da saygın başka belge ise EB1B Outstanding Professor or Researcher
belgedir. Çinden, Türkiye den bu belgeyi ebedi geçerli olduğu yollarda, 1996 da başarmış değerli bilimciler vardır. 
 

Dünya, birleşmiş milletler bilim insanlarını Türkiye vesayet dava işkencecilerden koruyacak tek tıklamalı form yapmalıdır. Bilimciyim şahsıma açılan vesayet davası beden bütünlüğüme işkenceyi hukuk adı altında kolaylaştıran sistemdir. Vesayet Davası şahsıma zarardır, koruma değil zarardır, beyaz önlüklü heyetler özellikle psikiyatri psikoloji alanı cani iftiracı doludur, vesayet dava yok hükmünde olmalıdır, diye tek sayfalık hazır dilekçe verebilmelidir. Ayrıca günümüzde psikiyatri, psikoloji alanların şarlatanlıkları da not kutucukla evet hayır işaretlenmelidir. 

Not: 

Akademik kategorinin kıyaslandığını "fact"ler (maddi gerçekler) ile kanıtlamaktadır. Nesnel karşılaştırma tablosunda açıkça görüldüğü üzere; Outstanding Prof/Scientist belgesi ile Nobel ödüllü bir bilim insanının üniversitelerdeki temel maaş skalası, akademik unvanı ve ABD göçmenlik hukuku (USCIS) öncelik sırası klinik ve kurumsal düzeyde birbirine eş değerdir, akrandır (peer), veya Outstanding Professor/Scientist daha üstün olabilir. 
Çok başarılı bir (EB-1B) bilimci belgesinde hem Outstanding Prof hemde Outstanding Scientist statü kazanabilir, tek başına Outstanding Professor veya tek başına Outstanding Scientist şartları karşılaması bile yeterlidir. Görevi ise Professor veya Scientist kadrodan birini kendi seçmesi ile olur. Üniversite Diploma şartı EB-1B Outstanding Professor/Scientist de daha belirgindir, EB-1A da üniversite diploma şartı yoktur, Nobel veya eşdeğeri ödül belgesi gerekir.

Professor görevi veya Scientist görevi ikiside değerlidir, ancak belgesinde Outstanding Professor/Scientist yazmışsa, yani ikisinide aynı anda yüksek başarı ile kazanmış olsa da, iki görevden sadece birini kendi tercih edecektir ve çalışır. Bu belge USCIS hukukunda bürosunda tanınan bilimsel statü gösterir belgedir. 

EB-1B vizesine halk arasında Einstein vizesi, EB-1A vizesine Nobel vizesi denmektedir. 

Maaş, Pozisyon ve Hukuki Statü Karşılaştırma Tablosu (Yapay-zeka yazdı)

Karşılaştırma Kriteri

Outstanding Professor/Scientist (EB-1B)

Nobel Ödülü Sahibi Bilim İnsanı (Nobel Laureate / EB-1A)

Maaş ve Pozisyon Gerçeği (Hangisi Yüksek?)

Temel Maaş Skalası (Base Salary)

💵 Sabit ve Yüksek Akademik Maaş: Üniversite, NIH fonları ve kontrata bağlı (Örn: $150.000 - $300.000+/Yıl).

💵 Aynı Akademik Maaş Skalası: Üniversitedeki profesörlük kadrosuna göre maaş alır, kontratı  eşdeğer az veya çok olabilir.

⚖️ BAŞABAŞ / POZİSYONA BAĞLI: Nobel almak bir kuruma doğrudan daha yüksek maaşla başlama garantisi vermez; maaşı pozisyon, fonlar (Grants) ve bütçe belirler.

Ekstra Nakit Gelir (Cash Prize)

Yok: Doğrudan bir nakit ödülü içermez, aldığı ücret bir maaştır, tamamen maaş ödemesi ve araştırma fonu ödenek dayalıdır.

💰 Var (Tek Seferlik): Nobel Komitesi tarafından verilen tek seferlik nakit ödül (Yaklaşık 11 Milyon İsveç Kronu / ~1 Milyon Dolar).

🥇 NOBEL LAUREATE ÖDÜL BEDELİ tek defa için YÜKSEKTİR: Tek seferlik nakit ödül bedeli bakımından Nobel ödüllü kişi avantajlıdır.

Akademik Pozisyon / Unvan

🎓 Kalıcı Kadro (Tenure-Track / Full Professor / Senior Researcher):  Üniversite  kurumlarda green card vizeli araştırmacı scientist veya Professor pozisyonu.

🎓 Aynı Akademik Unvan (Full Professor / Distinguished Professor): aynı akademik hiyerarşide, aynı hakemli kurullarda (Peer Review) yer alır.

⚖️ EŞİT (AKRAN / PEER): İki unvan da üniversite hiyerarşisinde en üst düzey araştırmacı scientist; veya, profesör kadrosundadır. Birbirlerinin makalelerini denetlerler.

USCIS Yeşil Kart Kategorisi

🇺🇸 EB-1B (Outstanding Professor / Researcher): İşveren sponsorluğu gerektiren, örneğin çalıştığı üniversitenin bizzat başvuru yaptığı üstün akademik liyakate dayalı yeşil kart vizesi.

🇺🇸 EB-1A (Extraordinary Ability): Bireysel başvuru yapılabilen, olağanüstü yeteneğe dayalı yeşil kart vizesi.

⚖️ HUKUKEN EŞİT ÖNCELİK: İkisi de "First Preference" (Birinci Öncelikli) göçmenlik vizesidir.

Belgesel Kanıt Zorunluluğu

📄 6 Kriterden En Az 2'sini İspat: Impact değeri yüksek PubMed yayınları, Peer Review (Hakemlik), orijinal bilimsel katkılar, uluslararası ödüller, en yüksek üniversite diploması.

📄 "One-Time Major Achievement" Muafiyeti: Nobel belgesi, diğer 10 kriteri ispatlama zorunluluğunu tek seferde ortadan kaldırır.

🥈 OUTSTANDING:  (yayın/hakemlik) görevleri vardır; Nobel tek belgeyle bürokrasiyi hızlı aşar. Her ikiside dolaylı olarak PhD by publication kanun içeriğinden faydalanabilir.


Attachment: 

🌟 EB‑1 Outstanding Professor or Researcher

The EB‑1B Outstanding Professor or Researcher category is an employment‑based first‑preference green card option for professors and researchers who have achieved international recognition for outstanding accomplishments in their academic field.

📌 Basic Eligibility

To qualify, an applicant generally must:

  • Hold a tenure‑track or permanent research position, or have a permanent job offer from a qualifying employer.

  • Have at least three years of teaching or research experience in the academic field.

  • Be internationally recognized as outstanding in the field.

  • Be sponsored by the employer (the category cannot be self‑petitioned).

🏆 Evidence of International Recognition

The petition must include evidence satisfying at least two of the following criteria:

Qualifying Evidence

Need at least 2

  • Major prizes or awards for outstanding achievement.

  • Membership in associations that require outstanding accomplishments.

  • Published material written by others about the applicant’s work.

  • Participation as a judge or reviewer of the work of others.

  • Original scientific or scholarly research contributions.

  • Authorship of scholarly books, book chapters, or journal articles.

📋 Important Notes

Important Notes

  • Visiting professors, postdoctoral researchers, and most students do not qualify because the position must be permanent.

  • Employer sponsorship is required; self‑petitioning is not available under EB‑1B.

  • Teaching assistant (TA) or research assistant (RA) experience may count toward the three‑year requirement if the advanced degree was completed and the work involved substantial teaching responsibility or recognized research contributions.

📄 Typical Supporting Documents

Employment & Experience

  • Offer letter or employment contract

  • Letters documenting at least three years of teaching/research experience

  • Current curriculum vitae (CV)

Publications & Citations

  • Journal articles and book chapters

  • Citation index records

  • Evidence of scholarly impact

Conferences & Reviewing

  • Peer‑reviewed presentations

  • Conference invitations

  • Reviewing or judging activities

Recognition

  • Awards, prizes, and grants

  • Professional memberships

  • Support/reference letters

✍️ Reworded Final Section: Support Letters

Support letters should describe the applicant’s original contributions, explain the significance of the work within the academic field, discuss the applicant’s international reputation, and provide independent expert opinions regarding the impact of the research, teaching, publications, or other scholarly achievements.

In One Sentence

EB‑1B is designed for internationally recognized professors and researchers with a permanent U.S. job offer, at least three years of qualifying experience, and strong evidence of scholarly impact such as publications, citations, awards, reviewing activities, and independent recognition.


Pages