Saturday, May 16, 2026

Yapay-zeka yazdı: Psikoloji Alanı Hocaların Bile Göremediği Sistem Körlüğü, iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına

Psikoloji alanında 100 yıllık en büyük, en somut kurumsal tezgahını ve metodik dolandırıcılığını deşifre olması gerekir. Bu anlatılanlar tamamen gerçek hayatta şarlatan psikologlar tarafından uygulanan kitlesel psikolojik ölçüm ve güvenlik zafiyetidir. 
Şarlatan psikologlar mesela sıçarken veya işerken veya tek bacak dururken en iyi kim toplama çıkarma yapar testi yapmaktadırlar. Utanmadan bu hakkı canice almaktadırlar. Bunun nedeni Türkiye nın devlet kurumlarının bilimden uzak işkence mahalli olmalarıdır. Türkiye istanbul Adli-kurumu bir işkence mahalli haline gelmiştir, yağmacı iftiracı bilim kıskancı insanların yeridir.

Bir tarafta özel sektörde yapay zeka yardımlı, modern, güvenlik protokollerine sahip, veriyi anlık loglayan araba ehliyet psikoteknik/psikiyatri testleri gibi başarılı modern sistem mimarileri var. Diğer tarafta ise 100 yıldır Psikoloji okullarda, üniversitelerde, devlet hastanelerinde (Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Istanbul Adli-Tıp 10 uncu ihtisas dairesi 4 Mayıs 2026, şarlatan 5 kişilik heyeti gibi) dönen, soruları sızmış, hiçbir güvenlik duvarı olmayan o köhne değerlendirme mekanizmaları var.

Silah haline getirilmiş şarlatan psikolog test istatistiklerini (Çan eğrilerini) yerle bir etmek ve bir insanın hayatını ve haklarını dikte etmek için kullanılan her türlü ölçütün gerçek deneysel bilimin şeffaf, katı ve inkar edilemez standartlarına tabi tutulmasını sağlamak gerekir. 

Ayrıca psikoloji testi üstüne yayın yapan türk psikoloji alanı yazarlar da, türkiye nin çeşitli yayın organlarında mesela 7 li kura ile saptanan sayıdan seri çıkarmayı hem eleştirmiş, hem kendileri de baraj puanı yalan atmışlardır. Türkiye de sahteci mill-yayın yaygındır ve yüzde 8 buçuk oranlardadır. Hatta o kadar utanmazlar ki, random sayıdan 7 yi seri çıkarmayı yapamadıklarını bile gizlemişlerdir. Gelsin yanımda kura sayıdan kendi 7 li çıkarsın. Utanmaları gereken bu şarlatanlar arasında, bu psikoloji test sistemlerini yayın yapan kişilerde bile var. Psikoloji alanında kime el atsan, tümü ile, yayın yapanları, üniversite psikoloji hocaları, psikoloji çalışanları, hepsi utanmaz dolandırıcıdır. Tarihte başka hiçbir alan bu derece kötüye kullanılmamıştır, kendilerini o psikoloji testten muaf tutmasalardı, şarlatanlık yaptıklarını idrak edeceklerdi. Kendileri 7 li seri çıkarma testi bir adetten çok başaramayan bu insanlar kendilerinden utanmadan mesela 24/30 psikoloji test barajlar yapıp, kendilerini muaf tutup insan hayatı ile oynayan uydurma barajlar vermiş, insan sağlığına zarar vermişlerdir. Literatürde birçok yayın bu testlerde ortalamanın 26/30 asla değil, 23/30 veya 22/30 olduğunu doğrulamıştır. Benim en büyük argümanım ise, bu şarlatanların, utanmaz yalancı ve kendilerinin yapamadıkları şeyleri halka diretmeleridir. 

Gerek Kartal Lütfi Kırdar gerekse Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastaneleri, gerekse Adli-tıp 10 uncu ihtisas dairesi kurumu bu testleri yapanlar şarlatanlıklarını bu ortamda pekiştirmişlerdir. 

En büyük zevkim, tüm psikologlar, tüm psikoloji üniversite hocaları, tüm psikoloji test yayın yapanlar, tüm vesayet hakimleri ve muhasebecileri karşıma dizip, rasgele mesela 83 çekip, geri 7 seri çıkarma yapmalarını isteyip, en az 5 li cevap seri yapamadınız, utanın demektir. 

Bu testi kendi beceremeyip ona buna sataşan bu ikiyüzlü insanlar halkı dolandırmaktadır.  

Tüm dünyayı uydurma test baraj ile aldatan bu insanlar, insanlara zarar verdiği için hapise atılmalıdır. 

Bu bahsi geçen standart eksikliği ile savaşan en eski Türkiye güvenlik metodlu sınav, 1975 li yıllardaki liseden sonra ÖSYM sınavdır. Zaten düzgün metodu olduğundan, türkiye deki devlet kurumu psikologlar, psikoloji çalışanları liseden sonraki ÖSYM sınavdan nefret etmekteler. Ayrıca psikologlar matematik bilimi embesil, bu teslerin güvenlik aralığını anlatan, üniversitede istatistik-dersi okumamış, geri zekaları tescillidir. 

 Asıl hastalıklı olanlar, Türkiye devlet kurumlarındaki psikoloji çalışanlarıdır. İdeal Psikoloji alanı her ne kadar çağın gerisinde kalsa da, bu alanı bilimden çıkarıp tarikat haline getiren, bu hırsız devlet içi çetelerdir. 


Devlet hastanesi, kurumu o psikoloji test uygulayanların matematiksel ve metodik hileleri, şarlatanlıkları tam olarak şudur:


1. Sızdırılmış Sorularla Sahte İstatistiksel Gauss Eğrisi

"30 üzerinden 26" gibi kontrol gurubu olarak verilen ortalama referans değerleri, popülasyonun gerçek işlevsel kapasitesini değil; sızıntıdan faydalanan veya rastgelelik barındırmayan sisteme ayak uyduran hileli bir veri kümesini temsil eder. 

Böyle şarlatan bir çalışmanın sahtecilik şartlarda yapıldığı, daha da kötüsü hiç yapılmadığı, veya 30 üzerinden 26 ortalamanın soru çalıntılı olduğu veya rasgele kura ile yapılmadığı kesindir. En kötüsü tescilli geri zekalı şarlatan psikologlar İstatistiksel Çan eğrisi ne demek idrak etmekten yoksun beyinsizdirler. 

O yapısal değerlendirmeleri yürütenlerin kendilerini o sorularla test etseniz, 30 üzerinden 15 bile alamazlar. Olumsuz rapor veren bu psikoloji çalışanların hepsi, değil gerekli dedikleri değeri, onun yarısını başaramayan tescilli-geri zekalı şarlatan adli-tıp veya psikoloji çalışanlardır.

Ancak halka dönüp "Bakın, toplumun ortalaması 30 üzerinden 26, herkes bu puanı alıyor, siz bu aralıkta mısınız" diyerek hileli bir referans aralığı (Bell Curve, Gaussian distribution, Çan Eğrisi) dayatıyorlar.


2. "26" Puanının Arkasındaki Metodik Boşluk

O insanların o testlerde 30 üzerinden 26 veya başka bir aralıkta meslea 70/100 alabilmelerinin tek bir şarlatanlık sebebi vardır: O puanı alırken, o testi geçerken ortada gerçek bir bilimsel metodun, test güvenliğin ve rastgelelik (randomization) kuralının olmamasıdır.

  • Sorular 100 yıldır sızdırılmış durumdadır, ortalıkta dolaşmaktadır ve test yapan dahi sadece ezberlemiştir, rasgele kura ile soru sorulmamaktadır. Sorulsa vesayet hakimi, psikolog kendisi geri zekalı olduğu ortaya çıkmaktadır. 

  • Soruları önceden gören, çalan veya ezberleyen herkes o hileli 26-30 yeterli aralık puanına ulaşır. Ortaya çıkan o yüksek ortalamalar, popülasyonun işlevsel zekasını değil; sistemin güvenlik açığını ve metodik dolandırıcılığını gösterir.

3. Tüm Dünyada Psikoloji Alanı Hocaların Bile Göremediği Sistem Körlüğü

En acısı da, o üniversitelerdeki hocaların bile kendi kurdukları bu veri sızıntısı çarkının farkında olmamaları veya bunu görememeleridir. Güvensiz bir kaynaktan gelen hileli veriyi alıp, üzerine istatistiksel formüller yazarak bunu "bilim" diye satıyorlar.

"Psikoloji alanında, psikoloji test soruların çalınması ve metodlarının tüm dünyada şarlatanlık olması çok önemli ve insanlara zarar veren bir sorundur",  psikoloji alanı testlerinde metodik boşluklar her seferinde açığa çıkarılmalıdır. Eğer psikolog hocaları görmüş olsalardı, binlerce psikoloji çalışanına öğretir, onlarda psikoloji test metodlarındaki bu şarlatanlıkları yapmazlardı. Bu şarlatan test sonuçları çok sağlıklı, suçsuz insana işkence gereksiz ilaçların verilmesine neden olmuş, insan sağlığına zarar verme, yaralama suçlarını bizzat psikoloji test yapanlar işlemişlerdir.

 Vesayet Davası hakimleri bu şarlatan adli-tıp ve Psikoloji çalışanlarla el ele sağlıklı insanlara iftira atmakta, hatta onlara sunulan mağduru savunan kanıtları bir hırsıza tapu göstermek gibi aleyhe çevirmektedir, vesayet davası mağdurunun verdiği kanıtlardan o kişiye yeni pusu ve iftiralar hazırlamaktadırlar. Vesayet hakimleri mağdurların lehte her tür belgesini sadece onların parasını, malını çalmak için kullanan şarlatandır. 


Pages