Monday, October 19, 2026

Vesayet Hakimleri ve vesayet mahkemesine iftira rapor yollayan devlet psikoloji alanı çalışanları yağma suçından yargılanmalıdırlar.

 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda YAĞMA ( GASP ) SUÇU ve YAĞMA SUÇUNUN UNSURLARI

İstanbul Anadolu Sulh Hukuk 2 Vesayet Hakimleri yağma suçu işlerken, devlet içi çeteleşme ile yağma suçu işlerken, pervasızca adli sicili temiz değerli sağlık alanı bilim insanlarının malını gasp ederken, iftira raporlar oluştururken maalesef  mağdur insanlar çaresiz kalmıştır. Bu mahkemeler, adli sicili temiz insanlara iftira rapor, iftira kumpas dosyalama ile iftira atıp, işi başından aşkın kolluk kuvvetlerine müzekkereler yollayıp, katillerle, suçlularla uğraşması gereken polisi değerli bilim insanlarını zorla evlerinden çekip almaya emir altına almışlardır, polisin gücünü yanlış kullandıran sapkın mahkeme müzekkereleri yapmışlardır. 

Bu utanmaz hastane heyetleri sağlıklı insanları, bak malını alamazsak sana iatrojenik işkence yaparız, elektrikli aletle bizzat sağlık ekibi ile vucudunun bütünlüğünü bozarız tehditi yapmışlardır. Bunu yapan adli-tıp kurumu 4 ve 10 uncu ihtisas kurulları, ve psikoloji/psikiyatri heyetleridir. Yağmacıların silahı polisden çok hastanelerde tedavi amaçlı alınmış elektrikli aletlerle, ilaçlarla sağlıklı, değerli insanları psikiyatri, psikoloji ilgili bölümlerde bizzat hastane uzmanları tarafından işkence ile hasta etmek, onları susturmaktır. Vesayet davaları, vesayet davası madde TMK 405 ve TMK 406 metni yağma organizasyonudur. Bu durumda ortada yasal bir prosedür değil, "sağlık heyet raporu ve hukuk zırhı" giydirilmiş organize bir suç şebekesi (çete) var demektir.


İftira Raporuyla Yapılan Vesayet Mahkemelerinin Yaptığı Yağmanın Gerçek Yapısı
Hırsızların Uydurduğu KılıfGerçekte İşlenen SuçAsıl Amaç
"Adli-Tıp-KurumuSağlık Kurulu Raporu"Adli sicili temiz bir insana kasıtlı olarak atılan İftira (TCK 267).Yağma eylemine sahte bir resmiyet kazandırmak.
"Vesayet Mahkemesinin dayandığı TMK 405, 406 / "Bankadaki hesaplara, birikimlere ve paraya fiziken el konulması, Nitelikli Yağma (TCK 149).Parayı kendi aralarında peşkeş çekip maaş düzeni korumak.
"Zorla Evden Alma Müzekkeresi"Polisin gücünü kötüye kullandırarak yapılan Hürriyeti Tahdit (TCK 109).Mağdurun sesini kısmak ve gaspı tamamlamak.

237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda YAĞMA ( GASP ) SUÇU ve YAĞMA SUÇUNUN UNSURLARI Md.148,149,168,150. 

 İstanbul Anadolu Vesayet Mahkemesi işte bu suçu işlemektedir ve suç ortakları ise Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Devlet Hastanesi, Kartal Devlet Hastanesi, ve maalesef yağmacı eşkiya başı Adli-Tıp-Kurumu 4. ve 10 uncu ihtisas kurullarıdır. Bunlar maaşlarını seçtikleri masum kurbanlar üstünden çeteye hizmetleri ile garantiye almaktadırlar. Bunlara savunma, tıpkı bir hırsıza evin tapusunu çıkarıp vermek kadar işe yaramaz. 

Kartal Devlet Hastanesi, Erenköy Devlet Hastanesi Psikoloji/Psikiyatri Heyetleri, Vesayet Hakimlerinin, mahkemelerinin adli sicili temiz değerli bilim insanlarının malının mahkeme çetelerince yağmasında iftira rapor oluşturdukları için yağma suçundan yargılanmalıdırlar. 

Md.148 (Yağma Suçu)

(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Md.149 (Nitelikli Yağma Suçu)

(1) Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.64) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Md.150 (Daha az cezayı gerektiren hâl)

(1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.
Md.168 (Etkin pişmanlık)

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Madde Gerekçesi : – Madde metninde yağma suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir. Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit, sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse, yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir. Malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade eder.Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda, gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir.Maddenin ikinci fıkrasında senedin yağması düzenlenmiştir. Cebir veya tehdit kullanılarak bir kimsenin, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi de yağma sayılmıştır. Senedin bunu imzalayan için “borç doğurucu” olması gerekir. Bu borç para borcu olabileceği gibi, bir işi yapmaya veya yapmamaya, bir taşınmazını hibe etmeye, kira ile oturulan bir binayı boşaltmaya, var olan bir borca kefil olmaya da ilişkin olabilir. Bir alacağı tahsil etmemeye, herhangi bir davayı açmamaya, vasiyetnamesini değiştirmemeye yönelik bir vaadi içeren yazılı beyanlar da “borç doğurucu” senet sayılırlar. Şu hâlde mağduru iktisaden değerlendirmeye elverişli olan bir hakkını kullanmamasına yol açan her türlü belge, borç doğurucu senet tanımına girer. Maddenin son fıkrasında, mağdurun herhangi bir vasıta ile kendini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesinin, örneğin uyku ilacı ile uyutulmasının, yağmada cebir sayılacağı açıklanmıştır.

 

Pages