Tıbbın Gizli Tarihi ve Yapay Zekanın Bastırılması, Sabote Edilmesi: Neden 25 Yıldır İlerlemiyor?
Bugün tıp dünyasında herkes Yapay Zeka'dan (YZ) bahsediyor ve sanki bu teknoloji ChatGPT den sonra, bir gecede icat edilmiş gibi davranılıyor. Oysa gerçek, bu "modern" anlatıdan çok daha eski.
1999'un Teşhis Eden Sistemleri Nerede?
Bundan 25 yıl önce, Seattle'daki tıp kütüphanelerinde veya gelişmiş merkezlerde, hasta dosyası text alıp teşhis koyan ve tetkik, tedavi protokolü öneren, direk reçete yazan "Klinik Karar Destek Sistemleri" zaten mevcuttu. Bugün "RAG (Retrieval-Augmented Generation)" diye çağrılan teknolojinin temelleri, o yıllarda 500 sayfalık PDF'leri tarayan sistemlerle zaten atılmıştı. Sonrasında, Isabel veya iConsult, Kahun gibi yapılar, modern tıp dünyasının "gizli kahramanlarıydı."
Peki, teknoloji taa o zaman da varken neden bugün hala klinik reçeteli uzmanlıklarda bir devrim görmüyoruz? Neden hala, mesela Türkiyede ki TUS uzmanlıklar gibi, 20 farklı uzmanlık alanına bölünmüş, verimsiz ve kapalı bir sistemin içinde devlet hastaneleri?
Teknoloji Sorunu Değil, Bir "Kadro" Sorunu
Yapay zekanın klinikteki gelişimini pratikte engelleyen şey, işlemci gücü veya kodlama yetersizliği değildir. Yapay Zeka, mesela GEMINI veya ChatGPT, cerrahi dışı klinik olarak en az 10 uzmanlık alanda, hastaya müdahalede, tüm klinik uzmanlardan daha iyi tanı, tetkik, reçete, tedavi takip protokollere sahiptir. Bu değerli yapay-zeka teknolojiye engel, mevcut tıp bürokrasisinin ve "TUS uzmanlık tekeli" kuran otoriter yapıların, kontrolü elinde tutma arzusudur.
Türkiye gibi ülkelerde TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) süreci ve sınav sorularının etrafındaki şaibeli ağ, sadece bir "sınav" meselesi değildir. Bu, tıbbi bilgiye erişimi merkezi bir kontrol altına alma yöntemidir.
Basit bir denklem var: Eğer yapay zeka; 20 uzmanlık alanının işini yapabilecek kadar gelişmişse ve her genel hekim bu teknolojiyi kullanarak hasta bakabiliyorsa, mevcut "uzman kadro mafyası" ve "şarlatan otoriteler" ne olacak?
Yapay zeka, sadece hastalıkları iyileştirmiyor; aynı zamanda tıp dünyasındaki "TUS gatekeeper"ların (kapı bekçilerinin) gücünü de elinden alıyor. Bu yüzden yıllardır sistemli bir şekilde sabotaja uğruyor.
Gelecek: Klinik ve Robotik Devrim
Önümüzdeki 100 yılın tıp vizyonu bellidir:
Hastanın Rolü: Hasta, bir odaya girecek, YZ klinik sistemiyle, kamerası, mikrofonu, yazıcısı ile doğrudan etkileşime girecek, tetkiklerini alacak ve reçetesine ulaşacak.
Robotik Müdahale: Robotik cerrahi ve robotik hemşirelik süreçleri (kan almaktan EKG çekmeye kadar), insan hatasının en çok olduğu yerleri mükemmelleştirecek.
Bugün tıp, bir "sanat" kisvesi altında bürokratik bir tekele dönüştürülmüş durumda. Ancak teknolojinin akışı durdurulamaz. Bilgiye erişimi demokratikleştiren, tanı sürecini hızlandıran ve "kadro bekçilerini" devre dışı bırakan bir sistem kaçınılmazdır.
Sonuç: Sorgulamak Zorundayız
Neden AI hala tüm tescilli Tıp-Doktorları nın bilgisayarlarında standart bir araç değil, izin verilmiyor? Neden hala 19. yüzyılın hiyerarşik hastaları birbirine şutlayan TUS uzmanlık yapısında sıkışıp kalındı? Yapay-zeka ile tüm liseden sonra ÖSYM sınav başarılı 6 yıllık tıp-doktorları eşit uzman kadrosu alarak, uzman tetkik, reçete, tedavi, tedavi takip yapmalılar. Cerrahi ve yoğun küçük cerrahi işlem gereken Cerrahi müdahaleler ise Cerrahi ana dal adı altında toplanır. Cerrahi küçük işlemler sadece uzman cerrahlarca yapılan işlemler değildir, örneğin EKG elktrodlarını vucuda yerleştirmek, baygı hastayı yatırmak, sonda takmak gibi işlemler çok basit veya hatta üniversite mezunu olmaktan çok el becerisi gerektirsede, bu işlemleri yapan robotlar yakın gelecekte bile hazır değildir.
Diş Hekimliği de cerrahi ve küçük cerrahi işlemlerin olduğu bir alandır ve yapay-zeka dan çok ayrıca robotik teknoloji gerektirmektedir.
Çok uzun gelecekte ise, bence en az 50 yıl geçer, hastalar arada başka insan olmadan direk yapay zekadan klinik hizmet alacaklardır. Daha sonraki bir gelecekte, belki 100 yıl, acil servislerde baygın hastaya ECG elektrotunu yapay-zekalı robotlar takacak, serum takacak, sonda takacaklardır, yani bu küçük cerrahi işlemleri robotlar yapacaktır. Cerrahi robotlar bence geciktirilmedi, sabote edilmedi, ama insan TUS-Tıpta uzmanlarından daha başarılı olan mevcut, halhazırda gelişmiş yapay-zeka sistemlerin devlet hastanelerine sokulması sabote edilmiştir. Geciktirilmiştir.
Cevap, teknolojide değil, teşkilatta. Tıbbı, kapalı kapılar ardındaki bir "mafya" yönetiminden kurtarıp, şeffaf algoritmaların rehberliğine bırakmanın zamanı geldi. Yapay zeka, bir tehdit değil; tıbbın üzerindeki bürokratik vesayeti kaldıracak tek araçtır.
Sistemin daha ne kadar süre teknolojik gelişmeyi dışlamasına izin vereceğiz?