Saturday, June 20, 2026

Hayret, 20 gün adli-tıp-kurumu yatışlı gözlem anayasaya aykırı bulunup iptal oldu

 

Çözülmesi: "Koruma" mı, "İhlal" mi?

Vesayet davalarının temel amacı, kısıtlanması talep edilen kişinin haklarını korumak ve ona destek olmaktır. Ancak uygulamada, bu "koruma" amacı ciddi bir paradoks doğuruyordu: Bir kişinin kısıtlanıp kısıtlanmayacağını tespit etmek adına, o kişiyi mahkeme kararıyla sağlık kuruluşlarına kapatmak ve 20 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakmak.

Anayasa Mahkemesi, bu uygulama ile "koruma tedbiri"nin, korunan kişinin temel hak ve özgürlükleri üzerinde, korumaya çalıştığı durumdan daha ağır bir yıkım yarattığını fark etti. Bir başka deyişle, bir kişiyi kısıtlamanın meşruiyetini tartışmak için onun özgürlüğünü fiilen ve tamamen kısıtlamak, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan "Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı" ile doğrudan çelişiyordu.

AYM'nin "Ehliyet Sınırı" Vurgusu

AYM, bu kararıyla sağlık kurumlarının "rapor tanzim etme" yetkisini, temel hak ve özgürlükleri sınırsızca askıya alabilme yetkisine dönüştüremeyeceğini tescilledi. Kararın özü, uzmanların veya Adli Tıp heyetlerinin tıbbi kanaatlerinin, hukuki bir "yargı kararı" veya "hüküm" yerine geçemeyeceği gerçeğine dayanır.

AYM, hukuk devletinde sağlık heyet raporu oluşturmak üzere "her yöntemin meşru olduğu" görüşünü reddetti. Mahkeme, usulüne uygun rapor alma ihtiyacının, kişiyi "tutuklu" gibi bir muameleye maruz bırakmak için yeterli bir dayanak oluşturamayacağını belirtti. Bu, adli sicili temiz, günlük ve akademik hayatı aktif bireyler için uygulanan "zorunlu yatış" prosedürünün, orantısızlık ve ölçülülük ilkelerini ihlal ettiğinin en net ilanıydı.

Hukukta Yeni Bir Dönem: "Birey Dosyadan Büyüktür"

AYM’nin 2023/76 sayılı kararı, vesayet yargılamasında "dosya odaklı" değil, "insan hakları odaklı" bir bakış açısına geçilmesi gerektiğini haykırıyor. Mahkeme, bir kişi hakkında karar verilirken, onun bireysel özellikleri, mesleki konumu ve yaşam biçiminin göz ardı edilerek "matbu prosedürler" (zorunlu yatışlar) uygulanmasının hukuki güvenlik hakkını zedelediğini vurguladı.

Bu karar, uzun yıllar boyunca "Adli Tıp yatış dedi, o halde yatmalı" şeklindeki mekanik ve sorgulanamaz bürokratik şablonun yıkıldığı noktadır. Hukuk sistemi artık şunu kabul etmek zorundadır: Hiçbir usuli işlem, Anayasa ile korunan birey özgürlüğünden daha kıymetli değildir.

Sonuç olarak, AYM'nin 2023/76 sayılı kararı, yargı organlarına şu net mesajı vermiştir: "Rapor almak istiyorsanız, bunu kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakmadan, daha hafif ve anayasaya yaraşır yöntemlerle, günübirlik heyet raporla yapın." Bu karar, vesayet hukukunun "cezalandırıcı" bir infaz aracına dönüşmesini engelleyen en güçlü kalkanımızdır. Hukuk, kehanetler ve mekanik prosedürler üzerine değil; ölçülülük ve insan yüksek onuru üzerine kurulmalıdır.

Bu anayasal hak gaspçı vesayet dava hakimleri ve işkenceci Türkiye devlet hastanelerinin el ele değerli bilim insanlarına delil üretmek için hastanelerde bizzat başhekimin, tüm hastanenin kumpası ile düzenlenen kurgu ortama sokmayı engellemeye çalışmıştır. Bu içtihak olmadan önce bilim insanları 20 gün yatışlı gözlem diye delil üretmek için yatırılmış, giysileri çamaşırları çorapları, ayakkabıları başhekimin kurgusu ile o hastanede yırtılmış, çalınmış, o 20 gün işte o kişiyi işkencelerle korumasız gözlemde hasta yapmıştır. Türkiye geriye dönük bu 20 gün yatışlı gözlemin binlerce kişiyi mağdur ettiğini bulup tazminat ödemelidir. 

Türkiyenin adli tıp bağlantılı tüm devlet hastane başhekimleri bu 20 gün gözlem yatışı 2023 karara rağmen, 2026 da yine yaparlarsa, bu anayasal altı çizilmiş hakkı tekrar çiğnedikleri ile ceza almalıdırlar. 20 gün gözlem için adli sicili temiz birinin bahsi geçen işkencelerle bizzat türkiye devlet hastaneleri tarafından sağlığından edilip, delil için, işkence için anyasaya aykırı 20 gün yatılı hastane gözlemde tutulması hukuk dışıdır, bunu yapan tüm başhekim ve hastane personeli cezalandırılmalıdır. Anayasa mahkemesi osurmuyoır, kanun yapmış, ona rağmen işkenceci türkye devlet hastane idarecileri sağlam bilim insanlarına adli sicili temiz insanlara 20 gün gözlem yatış dayatıyor. Bu kişiler başhekim, hastane yönetici değil, işkenceci başıdır. Özellikle Bakırköy devlet hastane başhekimleri işkence organize eden 20 gün yatışlı gözlem işlemleri için kasten yaralamaya teşebbüs, eziyet suçalarından savcılıkça suçlanmalıdır.

Pages