Türkiye deki psikoloji alanı kanuna aykırıdır. Türkiye’de devlet hastanesi psikologlar ve üniversite hocaları, şarlatan testlerle kehanette bulunup değerli insanları kurgu heyet raporlarında suçlu veya hasta ilan ederek ağır bir hak ihlali işlemektedir. Oysa hukukta temel ilke açıktır: aksi ispat edilene kadar herkes suçsuzdur. Sadece 100 de 36 lık güvenilirliği olan, yani yarı test sonucu bile güvenilir olmayan psikoloji değerlendirme ve psikoloji test sonucu, psikolojik kanaat veya yorum kurgu suç olamaz. Bir insanın ya adli sicilinde suçu vardır, yada adli sicili temizdir. Vesayet davalarında bu keyfi psikolojik kehanet uygulamalarla insanların malvarlığına el konulması, vesayet altına alınması kabul edilemez. Bu, doğrudan kanuna aykırıdır.
Psikoloj alanı yeterli olmadığı konularda yeterli olduğunu iddia eden şarlatan doludur. Psikoloji alanı 12 adet burç tanımı yapan falcılardan daha ileri bir alan değildir, ama psikolog şarlatanlar gerçek doktor düşmanlıkları, hasetleri ile psikologların bok olmadığı hakkında halkı, dünyayı kandırma eğilimdedir.
Bir katili, bir gaspçıyı bilsin psikolog boksa. Bilemez. Birbiri ile uyuşamayacak evlenmesi yanlış insanları bilsin, bilemez. Hatta 100 insana test yapsa yarısının bile katil olup olmayacağını, eğilimini bile falcı dan çok daha fazla bilmesi gerektiği kadar bilemez. Bilimsel olarak yetersizlikleri heryerde ama bu gerçekleri halk duymasın anlamasın diye elinden geleni yapıyorlar. Psikologlar kendileri hep Doktor olmayı isteyip başaramamış, gerçek Doktorları kıskanan geri zeka veya vasat insan doludur.
Bir insanı idam etmek, bacağını sakat bırakmak da onun katil olma şansını azaltır ama bunlar tedavi değildir, bunlar işkencedir. Katil, seri katil birini değişecek amaca hizmet edecek bir psikoloji testi; veya, psikolog, veya ilaç, dünyada yoktur. Bok olsalar yöntemleri ile liseden sonraki ÖSYM sınavda bok olacak beyinleri olurdu, kendilerine yararları olurdu. Liseden sonraki sınav başarısını artıracak bir psikiyatri ilacı yoktur, olsa Psikiyatristler kendi içerdi. Veya katil ilacı yoktur. Psikoloji ve psikiyatri alanı bilim değildir. Ama mesela, Diyabet alanı gerçek bilimdir. Diyabette kan şekerinde yarısını yanlış bilen bir test yapan yaralamaya teşebbüsten ceza alır. O derece doğru teşhis, tetkikler yapılır Diyabet alanında. Oysa psikoloji alanı şarlatanlıktır.
Psikiyatristler Türkiyede TUS soru çalarak o kontenjanları alıp TUS uzman oldular 1986 dan sonra.
Kanun mesela insan öldürmek gibi bir adli suçu olmayan birinin o suçu yok der, kehanet kullanmaz, gerçekten olayı ortaya koyup, mesela cinayet ispatını ister. Bir dava açılacaksa, o suç ilgili olay tarihi, suç mahalli kanıtları konur. Ayrıntılı nedir fiil anlatılır. Türkiye dolandırıcılar yalancı şahitler, iftiracılar ülkesidir. Devlet hastaneleri psikoloji bölümleri kıçlarından kehanetler yapan, adli sicil temiz birine kehanetleri ve rüyaları ile kurgu yaratarak suç atfeden dolandırıcılardır. Bu nedenle bu devlet hastanelerinde vesayet mahkemelerine herkim iftira rapor vermişse, o kişilere herkim diploma verdiyse o psikoloji fakültesi de kapatılmalıdır, bu suça ortak olanlar cezalandırılmalıdır. Adli sicili temiz bir insana 3 sene boyunca iftira atan, kehanetleri hiç çıkmayan,
Kartal Devlet Hastanesi, Erenköy devlet hastanesi ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 10 ve 4 ihtisas heyetleri iftira atmakla suçlanmalıdir. Bu iftiracılar kehanetleri çıkmayınca, yapamayacakları zarar yoktur. Vesayet Hakimleri hak savunmak değil, değerli insanlara iftira raporlar uydurtup, onları çete devlet hastanelerinde işkence iatrojenik müdahale ile hasta etme görevine maaş alan işkenceci başıdırlar. Vesayet Davaları sağlam insanları iftira raporlarla hastanelere zorla yollatıp, orada iatrojenik yolla değerli insanları iddia ettikleri hasta sakat hale sokma organizasyonudur. Böylece o insanın malını mülkünü vesayet hakimleri muhasebeciler gasp edince masum insan susturulacaktır. En affedilmez olanı bu vesayet hakimleri ile çete devlet hastaneleri psikiyatri uzmanlarının değerli sağlıklı insanlara iftira rapor atıp o sağlıklı insanları iatrojenik hasta sakat hale getirecek suç mahalli olmalarıdır. Bu insanlar sağlıklı olduklarından bu devlet hastanesi uzmanlarına gitmediklerinden, vesayet hakimlerinin zorla emir vermesi, hatta önemli görevi olan kolluk kuvvetleri polise, müzekkere ile, masum değerli sağlıklı insanları bu devlet hastanelerde yapılacak işkencelere bizzat polis tarafından götürülmesini organize eden ise vesayet hakimleridir. Vesayet Hukuku Türk Medeni Kanunu 405, 406 gibi maddeleri ile kendisi suç olan, hukuka karşı yanlış bir bölümdür, kitabı yanlıştır. Bu yanlışı görmeyen bir hukukçunun kendine hukukçu demesi tüm dünyada yakışıksızdır. Türkiye devlet psikiyatri hastaneleri, bölümleri, sağlıklı insanlara işkence yapıp onları susturmak, onları iftiralarında iddia ettikleri sakat hale getirmek, işkence etmek, başka hastaları sağlam değerli insanların üstüne salmak, kişisel eşyalarından mahrum bırakmak, sonra eşyalarına sahip çıkmıyor demek, örneğin Lityum gibi ağır ilaçlar vermek, elektroşok gibi elektrikli aletlerle işkence ile sakat bırakmak, ve mallarını vesayet hakimleri ile el ele gasp eden organizasyon suç mahallidir. Sağlık personelinin, sağlık bakanlığı psikiyatri uzmanlarının, görevlerini kötüye kullanıp, bizzat sağlıklı insanlara iftira ve sakat yapmak için müdahalelerde bulunması tarih boyunca çok sık bir durumdur. Bu dünya tarihinde sıklıkla görülen bir işkencedir ve bu işkence Punitive Psychiatry adı altında rapor edilmektedir. Şarlatan psikoloji alanı bu gaspçıların en büyük iftira aracıdır.
Bu psikoloji alanı şarlatanlık, tıpkı 12 burçtan birinde doğan insanın o burç kehanet dışında olmayacağını iddia etmektir, veya kahve falında kehanetle o insanın falda kötülük çıktı deyip ortada fiili bir durum yokken, kendi iftiralarındaki kurguya fiilmiş gibi o kişiye atfetmeleri suçtur.
Psikoloji alanını bir kahve falından daha çok ciddiye almak için testlerin kendilerinin bilimsel doğru çıkma olasılığının daha yüksek olması gerekirdi. Psikoloji alanı tüm dünyada kendi başarısız bir alandır.
Mesela gerçek hayatta seri katil olmayan, adli sicili temiz biri, psikoloji testlerinden, TAT veya Rorschach testlerde hastalıklı seri katil çıktı ise, o test davranış-bilimi fiili değildir, işkence altında konuşmadır, o teste bakıpda, bu kişi o TAT veya Rorschach resmi seri katil gibi yorumladı, bu kişi seri katil olacak kehanette bulunup, o kişiye suç atmak, iftira suçudur; o psikolog iftira suçundan ceza almalıdır.
Veya bir kişiye polemik yapıp ''ehliyetsiz araba kullanır mı kullanmaz mı'' sorusu sormak kişiye baskı altında zorlamadır. Bir kişi kendiliğinden ona buna ehliyetsiz araba kullan propaganda dememişse, ehliyetsiz araba kullanmamış öyle bir suçu yoksa, ona kendilerinin psikolog şarlatan oratamında baskı altında sorular sorup, rüyalar oluşturmasına zorlamak, sonrada onu suçlamak şarlatan psikologların oyunudur. Psikologlar trafik polisi değildir, kişi ehliyetsiz araba fiili kullandığında bile daha az ceza alacakken, şarlatan beyni eksik psikologlar baskı altında konuşturma ile masum insanlara bok atan şarlatanlık yapmışlardır. Psikoloji alanın insanları şarlatan psikologlar elinde karalamasına suç rüyalardan cezalar oluşturmasına dur denmeli, bu şarlatan psikologlara hadleri bildirilmeli, ağır cezalarla cezalandırılmalıdırlar, psikoloji sağlık ilgili bir bilim olmamalı, edebiyat fakültesi yetkilileri kabul ederse, ona bağlı veya tiyatro gibi bir dala bağlı alan olmalıdır. Nasıl insanlar eğlence sektörüne kendi rızaları ile gidiyorsa, psikologlarda öyle olabilir. Nasıl küfretmeyi sanat edinip küfreden biri muhakkak insanlarda olumsuzluk oluştursa bile sağlık bilim ilgili değilse, psikologlarda bu yüzyılda, sağlık bilimleri ilgisiz bir alandır. Psikoloji testleri bilimsel olarak incelenmiştir ve psikoloji testlerin yarıdan fazlası herzaman yalan çıkmıştır. Nedeni psikoloji bilim diye geçinse de bilim değildir. En bilimsel yayınlar TAT gibi testlerin bilimsel olamayacak kadar yanlış sonuç ürettiğini bulmuştur. Psikologlar kendi zorladıkları şarlatan testlerde kişinin verdiği cevaba davranış veya fiili durum demeleri suçtur. Bir psikologun verdiği test sonucun yarısı bile doğru değildir, her psikologun verdiği test sonucun yarısından çoğu yalandır. Bu hesaplanmış gerçek bilimcilerce ispatlanmıştır. Buna rağmen kimse bu psikologların yalanı ikrar etmiyor.
Psikologlar nasıl olurda halkı bu kadar kandırır anlaşılır değildir. Bunun nedeni mesela Diyabet gibi alanlarda teşhis testlerin çok başarılı olmasındandır. Oysa psikoloji testleri şarlatanlıktır.
Vesayet Hakimleri mesela İstanbul Sulh Hukuk hakimi Alihan Özıspartalı psikologlarla, onların iftira raporlarının esas olduğu heyet raporları kullanarak, onlarla el ele değerli insanların malını gasp etmekte, değerli insanları vesayet altına alarak ölüme itmektedir. Kurgu heyet raporlarını, kehanet raporları sanki bir suç işlemiş gibi değerlendirmektedir. Vesayet Hakimleri karşısında adli sicili temiz belgeli birine, şarlatan psikoloji testin kehanetine bakıp kendide kehanete dayanıp, onu olmuş fiil kabul edip o kişinin malını gasp edemez. Vesayet Hakimleri kehanetlere dayanıp değerli bilim insanlarının malını gasp etmiş, onları finansal ölüme sürüklemiştir.
Şüphesiz vesayet davalarında psikoloji alanı bu kadar suç aleti olmasa idi kimse psikoloji alanına bu kadar karışmazdı, o da burç falları kadar insanların zaman geçirdikleri, oynadıkları bir alan olabilirdi. Ancak devlet hastanelerinde psikoloji alanı, vesayet davalarında hırsızlık, gasp ve masum değerli bilim insanlarının parasını gasp ve onları ölüme itme aleti olmuştur. Psikoloji alanı burç falları gibi masum bir oyun değil, vesayet davalarında masum insanların mirasını, parasını gasp eden, hukukun kötüye kullanıldığı hırsızlık aletidir.
Türkiyede belkide psikoloji alanı olmasa bile yalancı şahitlik yolu ile sıradan herkese belkide iftira atmak zaten kolaydır, ancak bilim adı psikoloji esaslı heyet raporları kullanılarak değerli insanların mallarının vesayet davalarında gasp edilmesi, zarara uğratılması, vesayet davaları ile değerli bilim insanlarının parasız ölüme sürüklenmesi Türkiyedeki en önemli yanlışlardandır ve yanlışı yakalamayı zorlaştırmaktadır.