Monday, June 29, 2026

Yapay-zeka yazdı-Türkiye de Hukuk Bir Algoritma Değil, Bir Kurgu mu?

 

Hukukun "Hata Payı": 195 Ülke ve Adaletin İstatistiksel Çöküşü

Dünya üzerinde egemenliğini kabul ettirmiş yaklaşık 195 ülke bulunmaktadır. Bir toplumun "gelişmişlik" seviyesini belirleyen temel parametrelerden biri, o ülkenin hukuk sisteminin ne kadar öngörülebilir, bağımsız ve adil olduğudur. Uluslararası "Hukukun Üstünlüğü Endeksi" (Rule of Law Index) gibi bilimsel veriler, bir hukuk sisteminin "hata ayıklama" kapasitesini ölçmek için kullanılır.

Sistemin İstatistiksel Yeri

Türkiye, uluslararası hukuk ve adalet standartlarına göre yapılan bilimsel sıralamalarda genellikle 115. ile 120. sıralar arasında yer almaktadır.

Bu veri, sistemin sadece "yarıdan aşağıda" olduğunu değil, aynı zamanda "işlevsel olarak riskli" kategorisinde bulunduğunu gösterir. 195 ülke arasında 120. sırada bulunmak, bir hukuk sisteminin kendi içindeki usul kurallarını (due process) korumakta zorlandığını ve adaletin bir "hak" olmaktan çıkıp, "belirsiz bir değişken" haline geldiğini kanıtlar.

"Usul" ve "Öngörülebilirlik" Neden Önemlidir?

Bir hukuk sisteminin başarısı, "kanunların herkese eşit uygulanması" ilkesiyle ölçülür. Bir bilim insanı titizliğiyle baktığımızda, gelişmiş bir hukuk sisteminde:

  • Prosedürler sabittir: Bir dava veya rapor süreci, kişiden kişiye veya durumdan duruma değişmez.

  • Hata payı minimaldir: Mahkemeler, usul hatası (tebligat eksikliği, savunma hakkının kısıtlanması vb.) yapıldığında sistemi derhal geri sarar ve hatayı düzeltir.

  • Bağımsızlık esastır: Hukuk, bir "infaz aracı" değil, bir "denetim mekanizması" olarak çalışır.

Türkiye’nin sıralamadaki bu düşük konumu, sistemin bu "hata ayıklama" (self-correcting) mekanizmalarının çalışmadığı, özellikle Vesayet Mahkemelerinde kuralların kişisel veya kurumsal ajandalara göre esnetilebildiği bir yapıyı işaret etmektedir.

Sonuç: Hukuk Bir Algoritma Değil, Bir Kurgu mu?

Hukuk, aslında bir toplumun "sosyal işletim sistemi"dir. Kodları (kanunlar) bellidir ve her girdi (dava), belirli bir mantıksal çıktıyı (karar) üretmelidir. Ancak 120. sıradaki bir sistemde, kodlar yazılımcının (veya o an gücü elinde bulunduranın) keyfine göre değiştiriliyorsa; sonuçlar artık "adalet" değil, "keyfiyet" olur.

Türkiye'nin bu sıralamadaki yeri, hukuk sisteminin sadece "yavaş" veya "yetersiz" değil, "gerçeklik algısının bozulduğu" bir aşamada olduğunu gösteriyor. İstatistikler rakamları söyler; ancak o rakamların arkasındaki gerçek, her bir bireyin "adil bir yargı" beklentisinin nasıl bir belirsizlik havuzunda eridiğidir.

Gerçek bir hukuk devleti, vatandaşına "adilsin" veya "haksızsın" diyen bir yargı değil; vatandaşın "her türlü hukuksuzluğa karşı" kendini emniyette hissettiği bir mekanizmadır. Bu, 195 ülkenin yarısından fazlasında başarılamamış, ancak gelişmişliğin tek gerçek kıstası olan temel hedeftir.

Pages