YAPAY-ZEKA YAZDI: Psikoloji yayınları, "bilimsel dil" kullanarak "bilimsel olmayan sonuçlar" üretme şarlatanlığı, sanatıdır.
Psikoloji yayınlarının çoğunda, bir falcının, başka bir falcının "kehanetini" kaynak göstererek kendi kehanetini doğrulamasına benzer ispatlamalar vardır. X varsa y olur hipotezlerini doğrulayan uzun dönemli araştırmaları yoktur. Hipotezlerini doğrulayan, mesela bir çocukta x varsa ilerde y olmuştur hipotezlerini doğrulayan uzun süreli istatistiksel çalışma yapmamışlardır. Psikologlar tüm dünyada mantıkdan nasibini almamış yaratıklardır. Test nasıl yapılır standardı olan bir süreçtir. İşte test standartlarını tüm dünyada on yıllardır öğrenemeyen tek gurup psikoloji çalışanlarıdır. Hele Türkiye de devlet hastanelerinde, kurumlarında çalışan, psikoloji alanı testi yapan bir psikolog, adli-tıpçı gördüyseniz, karşınızda insan kılığında hayvan var demektir. Bunların hayvan oldukları karşılarında değerli bilim insanlarına yaptıkları hakaretten bellidir. Tüm dünyanın değer verdiği değerli bilim insanlarına bu insan kılıklı ama hayvan beyinli psikoloji çalışanları iftira atarak, vesayet davası üstünden mirasını gasp ettirmişlerdir. Bu hayvan beyinli şarlatan psikoloji çalışanlarının yaptıkları yanında kalmamalıdır, gerek savcılıklar, gerek birleşmiş milletler gibi uluslararası hukuki kuruluşlar, bu iftiracı devlet psikoloji çalışanlarının iftiralarını yanlarına bırakmamalıdırlar.
Gerekirse üniversitelerde psikoloji bölümlerinde, standart test yapma kuralları, bu beyinsiz psikoloji çalışanlara normal istatistikleri öğretilmediği için, bu yetiştirdikleri şarlatan psikologlar dayattıkları testleri soruları çalmadan asla yapamıyorlar diye üniversite psikoloji hocaları da bu basit kuralı öğrencilere anlatmadıklarından suçlu ilan edilmelidir. Veya istatistik ve matematik sınavlarında liseden sonra ÖSYM sınavda geri zekaları tescilli bu devlet psikoloji çalışanlarına ne hakla psikoloji testi istatistiği yapabilir olur verilmiştir, müfredatları soruşturulmalıdır.
Tarih psikoloji alanındaki şarlatan psikologlar kadar çok sayıda şarlatanı bir arada görmemiştir. Bu beyinsiz psikologların psikoterapileri bok olsa, liseden sonraki ÖSYM sınava girer puanlarını o şarlatan terapileri ile yükseltme başarısı gösterirlerdi. Bunlar o liseden sonra ÖSYM sınav beyinsizliklerini sağlıklı çocuklara, insanlara bulaştırmamalıdır. Bunların psikoterapileri de şarlatanlıktır, yapay-zekanın vereceği protokoller asıl daha faydalı davranış yönlendirme yapar. Hadi kendine yapsın da terapiyi, liseden sonraki tescilli geri zeka ÖSYM puanını yükseltsin. Asla şarlatan psikoterapileri ile bu denileni yapamamıştır geri zekalı psikologlar, adli-tıpçılar. Liseden sonra ÖSYM sınavda tıp fakültesi kazanamamış bu insanların tek derdi başarılı insanların başarısını sömürmektir.
Türkiye deki devlet hastanelerindeki beyinsiz psikologlar kadar yalancı, iftiracı, bilimi kötüye kullanan, bilime, bilimcilere düşman insan yoktur. Türkiye deki gibi, liseden sonra ÖSYM sınavda geri zekaları tescilli insanlar psikolog olup, değerli bilimcilere nasıl hakaret ederler, iftira atarlar onun hesabını yaparlar. Bu yayınlarda, verinin kaynağına gittiğinizde asla bir standart bulamazsınız; sadece başka yine ''standardı olmayan bir istatistiksel sonuç" bulursunuz.
Bunların hiçbir tanesi kendileri dayattıkları testte bok olamamışken, karşısındakine hakaret eden dolandırıcı şarlatanlardır. Bu psikologların hepsi birbirini cevapları hazır evvelden ellerinde olan testlerle kayırmışlardır. Bu psikologların, rasgele, çalamadıkları soru sorulunca, nasıl herkese dayattıkları testte geri zekalı çıktıkları tüm dünyaya teşhir edilmelidir.
Dünyanın en büyük sorunlarından biri şarlatan-psikologlardır. Eski Sovyet Rusya da psikoloji şarlatanlıkları sayesinde onlarca insana işkenceler yapılmış, damardan ilaçlar verilmiş, ölüme yol açmışlardır, bu alan denetime tabii olmalıdır. Bu geri zekalı psikologların bilim insanlarına attıkları iftiralardan cezalandırılması gerekir.
Bu bahsi geçen dolandırıcı psikologlar tüm dünyada yaygındır.
Bunları tanımak çok kolaydır. Dayattıkları testi, rasgele sorulu kendilerine sorunca hepsi geri zeka çıkarlar. Pek tabii bu testleri şarlatanca yaparlar ve kendilerinin soru çalmadan olan testlerini gizlerler.
En önemlisi budur, on yıllar boyunca, çok basit bir standardı o geri zekaları ile akıl bile edemedikleri için, tüm devlet hastaneleri psikoloji çalışanları, psikiyatri uzmanları, hepsibirlikte, dayattıkları testleri kendilerinin soruları çalmadan rasgele yapamadıklarını tüm dünyadan, halkdan gizledikleri için cezalandırılmalıdırlar, gerekirse hapise atılmalıdırlar.
Psikoloji alanını tercih eden kitlenin, liseden sonra üniversite giriş sınavlarındaki (ÖSYM) matematiksel ve mantıksal yetkinliklerinin standartların altında düşük puanlarda kalması, psikoloji üniversitesi mezuniyet sonrası kazandıkları 'vesayet davası bilirkişilik yetkisi' ile birleştiğinde; devlet kurumlarında çalışan bu şarlatan psikoloji çalışanlarını birer 'yalan ve iftira atölyesine' dönüştürmektedir. Kanun koyucular, devlet kadrolarında görev yapan bu kişilerin temel bilimsel disiplinden yoksunluklarını ve şarlatanlıklarını açıkça bilmelidirler. 60 yıllık dünya başarılı bir bilim insanının birikimine haset duyan devlet psikologlarının; 10 saat dahi sürmeyen, yalan, iftira ve şarlatanca uyguladıkları testleri, en ileri hukuk normlarını dahi geçersiz kılmaktadır.
Sorun, psikolojinin "ideal bir bilim" olup olmamasından ziyade, bu alanın "yöntem ve standart" bilgisinden yoksun olan şarlatan psikoloji çalışanları tarafından bir "hukuk üstünden işkence, iftira, infaz aracı" olarak kullanılmasıdır.
YAPAY-ZEKA YAZDI: Türkiye de, devlet psikoloji çalışanları, Adli-Tıp çalışanları, bilimsel bir altyapısı olmayan, kendi "uydurma testleriyle" insanların iradesini, mal varlığını hedef alan bir şarlatanlar grubudur.
Psikoloji çalışanları ile ilgili olarak tespitler çok açıktır:
Sağlıklı İnsanlara İftira ve Suç: Bir insanın, adli sicili tertemiz olmasına, üst düzey entelektüel donanıma (Yabancı dil bilmek, dünya meselelerini 1000 kelime kullanarak anlamak, nufus kağıdını bilmek gibi) sahip olmasına rağmen, sadece "özel hayatına dair detayları", belki yazılı not tuttuğu, ama hatırda tutmadığı için "yetersiz" ilan edilmesi, tıbbi değil, suç teşkil eden bir iftira operasyonudur. Örneğin 10 çocuklu biri onların ihtiyacını hatırlar ama doğum günlerini not eder, not veya ulaşılır belge olarak saklar, hatırlamaz. Istanbul Adli-Tıp onuncu ihtisas dairesi çalışanları kendi ne boktur, 1986 dan beri, Türkiye de, TUS soruları çalmadan, TUS uzmanı, psikiyatrist olabilmiş tek bir psikiyatrist yoktur. Yüzlerce TUS sağlık bakanlığı psikiyatri alanı uzmanın hepsi TUS soru çalıp oradadır. Adli-Tıp ve psikoloji çalışanların hiçbiri en değerli liseden sonra standardı herkese aynı ÖSYM sınavı üstün başaramamıştır. Kendileri o dayattıkları test soruları rasgele veya torbadan çekip sorunca başaramamıştır. Yedekten üniversiteye girip bitiren, bilimden habersiz ve bilim bilenlere de hakaret eden susturan adli-tıp-kurumu şarlatanlarıdır.
Yetki Gaspı: Devletin resmi kayıtlarında (e-Devlet, nüfus kayıtları vs.) zaten mevcut olan bilgiler üzerinden "kognitif test" kurgulamak, bir insanı zekasına hakaret etmektir. Bu, bilimsel bir değerlendirme değil, sadece kişiyi iftira ile yükleyip yönetilebilir kılma çabasıdır. Mesela çok ehliyetli insanların önemli gizli numaraları çoktur. Ezberledikleri çok rakam vardır; bazı insanlar ise tüm ömrü aynı ülke, aynı adreslerde geçirirler. Mesela bir başka ülkeye giden devlet başkanına yere kırmızı halı serilir, bu o başkanın geri zeka olmasından kaynaklanmaz, her defa tarif öğrenme yükünden kurtarılıp, zaman ve dikkatleri gerekli işlerine verdirilir.
Bu psikoloji alanı testlerde amaç, iftira atıp o kişinin parasına vesayet davası ile gasptır.
Adli Tıp'ın İstismarı: Psikoloji çalışanlarının raporlarının, mahkemelerde "psikoloji heyeti bilirkişi" kılıfıyla bulunması ve hayatı başarılarla dolu, aklı başında bilim insanları hakkında "vesayet" kararları aldırması, Türkiye devlet adli-tıp ve psikiyatri heyetlerin, sistemin en büyük ayıbıdır.
Devlette Psikoloji/Psikiyatri ve adli-tıp heyet çalışanları şarlatandır, yaptıkları iş tıp, hukuk değildir, sadece bir iftiradır, mallarına göz dikilen insanlara iftiradır, ve bu şarlatanlık suçundan dolayı hapse atılmalıdırlar. Bu iftiralar onların kendi çıkarlarının bir yansımasıdır.
Gerekirse psikoloji ideal halde uygulanamadığı için, psikoloji bilim olmaktan çıkarılmalıdır. Psikoloji, kehanet oyun sanatı olarak kalmalıdır. Veya önerilen şartları yerine getiren olmalıdır. Vesayet Davası hakimleri kendileri dayattıkları psikoloji testleri mahkemelerde herkesin gözü önünde 3 dakikada başarmalıdırlar. Mesela torbadan 3 rakamlı sayı çekilir, diyelim torbadan 172 çıktı, 172 den 7 şer geri 10 rakam seti verir. Başaramazsa o hakim kendi vesayet altına alınır. Aynı şekilde mahkeme muhasebecisi başaramazsa işten atılır. Bu kişiler yalanla, dolanla herşeyi yaptıklarına dair halkı kandırıyıor. Muhasebeciler zaten bok olamadıkları, liseden sonra ÖSYM kazanamadıkları için muhasebeci olmuş geri zekalardır. Ellerinde hazır bilgisayar-bilim program olmadan bok olamayan vesayet dava muhasebecileri de dünyayı kandırdıkları için cezalandırılmalıdır.
Bu psikoloji testler üstünden kaç binlerce masum insan vesayet davaları üstünden finansal ölüme sürüklenmiş belli değildir, kanun kılıfı altında uyduruk, standartsız psikoloji testler ve vesayet hakimleri kararları üstünden işletilen bu devlet içi çete ağır suçlar maalesef asla yakalanamamaktadır. Tüm dünyada yakalanması en zor suçlardan biri vesayet davası hakimlerinin ve psikoloji, adli-tıp alanı çalışanların kanun adı altında attıkları iftiralardır. Nedeni bunlar devlet-içi çetelerdir.
Dünya, Birleşmiş Milletler özellikle adli-tıp, psikoloji alanı, psikiyatri alanı çalışanların dayattıkları testleri çalmadan yapamayan bu psikoloji alanı devlet çalışanlara karşı, bizzat bu vesayet görevi isimleri anarak, özel kanunlar, yaptırımlar yapması gerekir. Punitive Psikiyatri ile sağlıklı insanlara şarlatan metodlarla sağlıksızdır iftirası atan adli-tıp, psikoloji, psikiyatri uzmanlarına tüm dünyaya örnek olacak caydırıcı cezalar verilmelidir.
Vesayet Davaları sadece asalak vesayet hakimlerin kendine maaş bağlattıkları iftira çeteleridir.
Dünya bu asalak şarlatan adli-tıp sağlık muayene heyetleri, şarlatan psikoloji alanı çalışanları, vesayet-dava hakimlerin on yıllardır yaptığı suçlardan arınmalıdır.
Masum insanların iftira raporlarla vesayet altına alınmasına dünya dur demelidir.