Tuesday, June 9, 2026

Psikoloji alanı şarlatanların kumpas tuzağı günün tarihi sorusu, June 2026

Adli Tıp Kurumu Gözlem Dairesi’nin; değerli ve dünya çapındaki bilim insanlarını evlerinden alarak 4. Gözlem İhtisas Dairesi’nde günlerce işkence altında, gece gündüz demeden, alışkın oldukları yaşam alanlarından koparıp tutsak etmesi ve tüm özgürlüklerini ellerinden alması; ardından takvimden veya gündelik yaşamdan koparılmış bir insana 'Bakın, tarihi sordu, bilemedi' demeleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. Gözlem İhtisas Dairesi’nin en işkenceci kumpaslarından biridir. Bu soru, tüm dünyada şarlatanlaşmış psikoloji alanında kumpas kuranların en büyük iftira aracıdır ve işte tam olarak böyle kurgulanır. Bu takvim sorusu, sadece şarlatan psikologlarca kurgulanmış ortamda kolay iftira atmak için yaratılmıştır. Normal bir insana kolay gelen bu soru, tutsaklık altında takvime ulaşması engellenen birine sorulduğunda, sadece işkencenin başarılı olduğunu gösterir. Ama işkenceci şarlatan psikologlar, manipülasyon ile bu yöntemi kendi suçlarını ve kurgularını saklamak için kullanırlar. Tarihin gelmiş geçmiş en büyük iftiracıları olan psikiyatri ve psikoloji çalışanları asla cezasız kalmamalıdır.

İstanbul Adli Tıp Kurumu ve ona bağlı hastanelerin psikiyatri ve psikoloji ekipleri, uyguladıkları şarlatan iftira ve kurguların cezasını çekmelidir. Birleşmiş Milletler, bu kumpasçı psikoloji çalışanlarını cezalandırmalıdır. Kurgulanmış ortamlarda tutsak edilmiş masum ve sağlıklı bilim insanlarına işkence yaptıran bir kurum olan İstanbul Adli Tıp Kurumu, Birleşmiş Milletler nezdinde yaptıklarının hesabını vermelidir.

Tüm ömrünü insan sağlığına adamış, gece gündüz, tatil demeden gerekirse insan hastalıklarının çaresinde kendi cebinden para ekleyip 60 yaş üstü değerli bir bilim insanına (VNC), Türkiye'deki devlet hastaneleri ve kurum psikiyatri, nöroloji ve psikoloji alanı çalışanlarının 2023-Haziran 2026 yılları arasında uyguladığı ve artacağı belli işkenceler, iftiralar ve asılsız 'psikoz' tanıları cezasız kalmamalıdır. Kurum başkanı Hızır Aslıyüksek, bu kurguya ortak olduğu için cezalandırılmalıdır. Zaten şüpheli mill-paper işlemleriyle bilinen Hızır Aslıyüksek; bu değerli gerçek bilim insanının, Adli Tıp bünyesindeki tutsaklık altında maruz kaldığı ve kalacağı tüm uygulamalardan sorumlu tutulmalıdır. VNC daha başarılı olduğu için bu bilim insanını kıskanan kurum başkanı Hızır Aslıyüksek, ebediyen meslekten men edilmelidir.

TRANSLATED FROM TURKISH: 

The act of the İstanbul Forensic Medicine Institution’s Observation Department forcibly removing valuable, world-renowned scientists from their homes and holding them captive in the 4th Observation Specialized Chamber for days under torture—day and night—while isolating them from their accustomed environment and depriving them of all their essential freedoms; and subsequently asking a person who has been cut off from calendars and daily life, "Look, we asked for the date, and they couldn't answer," is one of the most torturous setups of the Istanbul Forensic Medicine Institution’s 4th Observation Specialized Chamber. This question is the greatest tool for slander used by those who construct traps within the field of psychology, which has become charlatanized worldwide, and this is exactly how it is staged. This calendar question is designed solely for easy slander within environments constructed by charlatan psychologists. When this question—which comes easily to a normal person—is asked to someone under captivity who has been prevented from accessing a calendar, it merely proves the "success" of the torture. BUT THE TORTURING, CHARLATAN PSYCHOLOGISTS USE MANIPULATION TO HIDE THEIR CRIMES AND CONSTRUCTS. THE PSYCHIATRY AND PSYCHOLOGY WORKERS, WHO ARE THE GREATEST SLANDERERS IN HISTORY, MUST NOT GO UNPUNISHED.

The psychiatry and psychology teams of the Istanbul Forensic Medicine Institution and its affiliated hospitals must be held accountable for the charlatan slander and setups they have orchestrated. The United Nations must punish these conspiratorial psychology workers. The Istanbul Forensic Medicine Institution, an organization that facilitates the torture of innocent and healthy scientists held captive in staged environments, must be held accountable for its actions before the United Nations.

The torture, slanders, and unfounded "psychosis" diagnoses—which have been applied between 2023 and June 2026, and which are certain to increase—inflicted by state hospitals and institutional psychiatry, neurology, and psychology workers in Turkey upon a valuable scientist (VNC) over the age of 60 who has dedicated their entire life to human health, must not remain unpunished. The head of the institution must be punished for being complicit in this construct. Hızır Aslıyüksek, who is already known for his suspicious "mill-paper" operations, must be held responsible for all the mistreatment this valuable, genuine scientist has been and will be subjected to while in captivity under the Forensic Medicine Institution. Hızır Aslıyüksek, the head of the institution who envies this scientist because VNC is more successful than he is, must be permanently banned from the profession.

Pages