Thursday, January 15, 2026

Türkiyede matematik aklı liseden sonraki ÖSYM sınav ile ölçülür.


https://www.hurriyet.com.tr/gundem/universitelinin-matematikle-imtihani-islem-var-mantik-yok-43081746 

Türkiyede matematik liseden sonraki sınav ile ölçülür. Ama mesela lisedeki matematik dersi matematik düzeyini tam ölçmez. Burada konuşanların liseden sonraki fen puanı kaç? Söyleyeyim hiçbiri 550 yi geçememiş, liseden sonra ÖSYM düşük puan acısını abuk sabuk konuşarak geçiştiren insanlar. Hiçbiri liseden sonra ÖSYM sınavda tıp kazanacak zekaya sahip olmayan bu insanlar beyinsizdir, akılları yeterince yoktur. 

Bu haberin kendisi abuk sabuktur, bu gazeteci de liseden sonra bok olsa matematik puanı birşey olurdu. Matematik ilgili haber yazacak düzeyi olmayan kaos haber yapan biri. 

''ABD’deki Harvard Üniversitesi Matematik Bölümü, geçtiğimiz yıl öğrencilere temel matematik dersi verme kararı aldı. Brendan A. Kelly''

Bu cümle zaten liseden sonra ÖSYM puanının değerli olduğunu destekliyor. Bu haberi yazan gazeteci komik derecede mantıksız.
Ey bu haberi yapan, liseden sonra ÖSYM de embesil mi çıktın? Aşağılık duygunu başka türlü gider.
Brendan ın dediğini kıçından anlayan Türkiye. 
Mesela Altan Günalp zamanında 1974 sonrası liseden sonra ÖSYM puanı 550 fen puanını aşan öğrenci sadece formül değil onun mantığını biliyor. 
Ama mesela lise derslerinde matematik dersi iyi olan 100 öğrenciden 80 i liseden sonra ÖSYM sınavda başarısız çıktı. Nedeni aynı formülü lisede bilsede, mantığını yaratamıyor, formulü ezberliyor ama nerede kullanacağını veya kullanmayacağını akıl edemiyor, o nedenle liseden sonraki ÖSYM sınavda problem mantığı yaratamıyor (Yapay zeka burada üstün zekalı süper öğrenci insanlar gibi neyseki elimizde var, yapay zekayı yaratacak süper insanlar gerek). Amerikalı Brendan benim dediğimi diyor, ama Türkiye deki haber o cümle ne demek, bu haber kıçından uydurmuş. Türkiyede maalesef fen fakültesine Tıp isteyip liseden sonra Matematik Fizik Kimya mantık problem anlama, akıl yürütme yeteneği düşük insanlar gitti. Fen fakültesi hiçbirzaman türkiyenın ileri düzey yetenekli öğrencisini alabilmiş bir fakulte değildir. Yani matematikte en yetenekli en problem mantıklı öğrenciler düşük puanlı fen fakültesi veya matematik bölüm asla seçmediler, ve yine seçmiyorlarmış, tıp veya mühendislik seçiliyor, matematikte üstün başarılı oluyorlar ama seçtikleri matematik bölüm değil. Ondan Türkiye de fen fakultesi mezunları dünya başarılı bilimci çıkaramadı. Matematik de çok başarılı bir öğrenci ayrıca onu Fizik veya Kimya alanında veya diğer alanlarda kullanıyorsa, o zaman değerlidir, zaten matematik dünyadaki kum kaç tane saymazsak hayat durur demek için yaratılmadı. Matematik başka bilimler için vardır. Tabii ki fen fakültesi var olmalıdır, ama bu olayı kıçından uydurmasınlar. Asıl problem Türkiye de tüm matematik yetenekli öğrenciler tıp okudu, veya artık mühendisliklere yöneldi, şu an Türkiyede matematik profesörleri hepsi liseden sonra ösym sınavda hepsi tıp kazananlardan çok az matematik zekaya sahip kişiler. Pek tabii onlar süper bunlar normal olabilir. Ama keşke çok olsaydı ve fen fakültelerine gidenlerde tıp kazanan puandakiler düzeyde olsaydı. Yahu bari sataşmayın bu süperlere de, size de sataşmayalım. 
Bu hürriyet gazetedeki haberi kıçından anlayanlar eminim hepsi liseden sonra ösym sınavda 500 puan bile almayı başaramamış, tıp isteyip başaramamışlardır. Abuk sabuk akıllarınızla bozulmayanlar var, merak etmeyin, konuşun kendinizi kandırın. 
Liseden sonra ÖSYM puanı hepsinin yüksek ama hepsi dünya biliminde aynı başarıda değilse bunun nedeni tartışılır, bazen kimisi çocuk bakıyor, kimisi yurtdışında kendini buluyor diyebiliriz. Ama yukardaki haber mantıksızlığın taa kendisi. Bunlar en basit mantığı aklı, akıl edememişler.
Uşak dan olan kişi bilimsel yaklaşmış, Türkiyede mühendislik tıp kazanan çok az kişi olduğunu, gereksiz alanda istatistiksel çok üniversite mezunu olduğunu söyluyor neyseki (OECD, 2024). Bunlar istatistikle belli şeyler. Ona katılıyorum. Diğerleri ise liseden sonra ÖSYM kuyruk acılılar, ve bilimsel değil küfür eder gibi dayanaksız o konuşmaları. 
''ilişki kurmayı, çıkarım yapmayı ve problem çözmeyi öğreten bir programla buluşturmayı hedefledik '' demiş. 1970 li yıllarda bu zaten vardı liselerde. Mesela ışık deneylerinin ispatı anlatılırdı. Ayrıca lisede eskiden çöpe atılacak bir ders yoktu, bir konu yoktu. Müfredatta neyi çöpe atıp başka koyacaksın. Bunu diyen kişi kendi lisede ve liseden sonraki ÖSYM de başarısız veya vasat biri demek. Bu zaten vardı. Belki son yıllarda yok edip var ettiler. 
Lisede hangi dersler luzumsuz bulundu demeden, şu luzumluyu koyduk diyemezsin. Ayrıca öğrencilere aşırı yüklenen ve üniversite sahte diplomalı  insan ülkesi oldu Türkiye. Onbinlerce türk dolandırıcı, lisedeki öğrenciye yüklendilerde ne oldu, liseden sonra ÖSYM sınavda başarılı olamıyorlar, gerçek matematik bilim başarısını, problem mantığı yaratabilme ölçen bu sınavda başarılı öğrenci yaratmak ayrıca bireysel zeka ilgili, yok adamın beyni, aynı müfredatı okumuş, biri başarılı, bin tanesi beyinsiz veya tembel. Bir tıkla yarım saatte alınan o sahte diplomalarla dünyayı kandırıyor. 400 kişinin deldiği bir güvenlik açığı var. Elektronik imza asıl yapılması ilerletilmesi gereken iken onu bile ilkelleştirmeye çalışıyor Türkiye.
Özet yaparsak, Fen Fakülteleri tabii ki olması gereken üniversiteler. Ancak şu anda fen fakültelerinde öğretim görevlisi, doçent profesör olanlar asla Türkiye nin süper zekalı, liseden sonra ÖSYM matematik, fizik, kimya fen başarılı öğrencileri değil. Tıp Fakültesi 550 puan iken Fen Fakültesine düşük 450 puanla girmiş bunların çoğu. Birşey demedik, onlar istememiş size bırakmış, bu gerçeği saklamayın. Türkiyede bari birkaç iyi sistem iyi farkında olmalı, bozmamalı. 
Türkiye de liseden sonra ÖSYM ile savaş için çıkarılan dolandırıcı sınavlardan biri de TUS sınavıdır. TUS sınavı mesela Amerika bilimini çalarken rahat çalsınlar, kılıf uydursunlar diye bilimsel ahlaksız uzmanların uydurup dünyayı, halkı kandırdığı bir sınavdır. 1986, 1987 de ÖSYM nin elinden aldılar TUS sınavını ve gerçek Dr olmayanları sınava soktular, soru stoklarını çaldılar. Sonrasında ise TUS soruları bilimsel bile sorulmadı. Bilimsel sorsalar belki gerçek Dr bilir, sırf TUS soru stoklarını çalanlara kalmaz diye, TUS soruları bilim dışı sorular yapıldı.
Şimdi ise, dünya mühendisleri yapay-zeka çıktı, TUS sınavı, bu alnada eğitim üniversite eğitim anlamsız diyor, ki haksız değiller. TUS sınavı nın ahlaklı olanı olmayanı, hepsini silip süpüren bir yapay-zeka Doktor yapay-zeka Uzman sistem var. Belki yapay-zeka henüz işbaşı yapmış değil hastanelerde, ancak var ve başarılı, göz ardı edilemez bir gerçek. Diyelimki yapay zeka kadar iyi çalışan Doktorlar var, sisteme insan Doktorun herzaman daha yüksek, ve seri üretilmiş uzmanlar varken araya insan sokmakla uğraşılmayacak gibime geliyor.
Ama 3 yıl içinde insan Doktor a gerek kalmayacak, 3 yıl içinde Türkiyede insan cerrah a gerek kalmayacak 100 de 99 yanlış bir tahmindir. En az 10 yıl daha bildiğimiz insan cerrahlar ameliyat yapacak Türkiye de. Robotik cerrahi ise en az 7 yıldır Türkiye de zaten var. Masabaşı reçete, tetki isteme gibi uzmanlıklar ise, kanun bağlı. 2026 itibari ile zaten yapay-zeka klinisyenler var, yaygın olmasada zaten bu işi yapıyorlar. Ancak hastanın direk yapay-zeka ile bir odada yalnız konuşacağı bir hastane yine bence Türkiye de asla 3 yıl içinde olamaz. 
Ama sağlık alanında uzmanlıkların geleceği artık çok belirli değil. 
Yapay-zeka şu anda değil Türkiyedeki TUS soru stoklarını çalıp sağlık bakanlığı uzmanı olmuşları değil, Amerikanın süper gerçek değerli USML sınavlı, gerçek klinisyen uzmanlarını bile tehdit ediyor, işlerini elinden alacağı tahmin ediliyor. Hatta artık Amerikada bildiğimiz hasta bakan klinisyen uzmanlık pek talep görmüyor öğrenciler arasında. Klinik dışı işler peşindeler. 
O nedenle Türkiye de dolandırıcı TUS sınav uzmanlarının hakkından gelecek yapay-zeka klinisyen AI ler ayrıca TUS dolandırıcı sınavı da yok ediyor, çok memnunum. 
Ancak Türkiyede Tıp Fakülteleri bence en az 10 yıl daha gerekli. Belki artık bilgisayar eğitimi yapan Tıp-Doktorları çoğalacak. İlk etapta yapay-zeka ile çalışan Tıp-Doktoru gerekecek. Uzun vadede ise, insan olmadan hastanın direk merhaba yapay-zeka deyip derdini anlatacağı klinisyen yapay-zekalar olacak. 
 Liseden sonraki ÖSYM sınavı en az 30 yıl daha değerli bir sınav, ancak evvelden üniversite yoktu, o sınav ile ancak üniversitede yer oluyordu. Şimdi öğrenciler yabancı dil bilsin her üniversite kapısını açıyor, kimse liseden sonra ÖSYM stresi çekmek istemiyor. Yani yapay-zeka büyük baraj sınavları kaldıran birşey. Belki artık kitap defter açık dediğimiz sınavlar gelişecek yakında. Yani bilmekden çok, elinin altında yapay zeka aleti olan veya iyi kullanan başarılı belge alacak. 
1000 yıl sonra ise, hareket robotları çok ilerleyecek, artık vasat zekalı bedeni aktif insanlar değil, yapay-zekayı daha ileri götürecek üstün zekalı insanlar yine aranacak, tabii nesli bayağı kurumuş olacak üstün zekalı insanların 1000 yıl sonra. Üstün zekalı insan ırkı mühendis çocuklardan üreyecek. Ancak kadın mühendisler az olduğundan, akıllı annelerden değil akıllı erkek vasat anneden ilerleyecek üstün insan zekası. 

References

OECD. (2024). Education GPS: Türkiye – Overview of the education system


Pages